• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

"Darbe Yoktur, Darbe Girişimi Yoktur Diyemem"

"Darbe Yoktur, Darbe Girişimi Yoktur Diyemem"
Şanlıurfa dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, “Darbe girişimi yoktur fikrini kabullenmem mümkün mü? Darbe girişimleri olmamıştır diye düşünmem mümkün değil. Ben başımı kuma gömemem.” dedi.

Şanlıurfa dönüşünde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Tayyip Erdoğan, “Darbe girişimi yoktur fikrini kabullenmem mümkün mü? Darbe girişimleri olmamıştır diye düşünmem mümkün değil. Ben başımı kuma gömemem. Darbe girişimlerine hükümete yönelik yasalara ve demokrasiye aykırı hareketlere dair kamuoyuna yansıyan onca ses kaydını ve delili nasıl görmeden geliriz” dedi.

Başbakan Erdoğan, ATV- A Haber ortak yayınında söylediği, “Youtube ve Facebook’u kapatabiliriz” sözleriyle ilgili olarak ise, “Facebok, youtube ulusal güvenliği tehdit eder mahiyet arz etmeye başladı. Batı'da böyle durumlarda uyarı yapılıyor ve yayınlar kesiliyor. Bizde bunlar yayınlarını din adına devam ettiriyor. Yasal, anayasal suçlar işliyorlar. Montaj, dublaj yapıyorlar. Buna bir çerçeve bulmak lazım. RTÜK bir hazırlık yapıyor. Ama ben komple bir kapatmadan söz etmedim. Ama tamamen kapatma gibi bir şey söz konusu olamaz” görüşünü dile getirdi.

Yeni Şafak gazetesi yazarı Ali Bayramoğlu, Başbakan Erdoğan’ın Şanlıurfa’dan dönüş yolunda söylediklerini aktardı.

Ali Bayramoğlu’nun Yeni Şafak gazetesinin bugünkü (11 Mart 2014) nüshasında yayımlanan, “Erdoğan: Ergenekon konusunda başımı kuma gömemem...” başlıklı yazısı şöyle:

Erdoğan: Ergenekon konusunda başımı kuma gömemem...

Urfa dönüşü uçakta gazeteciler olarak kısa bir an da olsa Başbakan’a kimi soruları yöneltme imkanı bulduk. Gündemimizde başbakanın sosyal medya üzerine yaptığı son açıklamalar ile İlker Başbuğ'un tahliyesi ve bu tahliyenin yarattığı hava vardı.

Tayyip Erdoğan'ın ATV'de katıldığı programda sosyal medyayla ilgili sarf ettiği 'gerekirse kapatılma dahil önlemler' ifadesi gerek yurtiçi gerek yurtdışında yaptığı 'yankı', yarattığı olumsuz hava malum.

Bu sözlerine getirdiği açıklamada tam bir yasaklamanın ne mümkün ne de hedeflerinde olduğunu söylüyordu başbakan.

Şöyle:

'İnternet yasasının çıkmasını bekliyoruz. Facebok, youtube ulusal güvenliği tehdit eder mahiyet arz etmeye başladı. Batı'da böyle durumlarda uyarı yapılıyor ve yayınlar kesiliyor. Bizde bunlar yayınlarını din adına devam ettiriyor. Yasal, anayasal suçlar işliyorlar. Montaj, dublaj yapıyorlar. Buna bir çerçeve bulmak lazım. RTÜK bir hazırlık yapıyor. Ama ben komple bir kapatmadan söz etmedim. Ama tamamen kapatma gibi bir şey söz konusu olamaz.'

Başbuğ'un tahliyesi, bu tahliyenin emsal olup olmayacağı tartışması da şüphe yok ki, Türkiye'yi yeni bir tartışmanın içine sürüklüyor.

Kamuoyunda dolaşan soru ve şüphe şu:

Ergenekon ve benzeri davalarda hukuk ihlalleri mi söz konusu yoksa bu davalar her yönüyle yanlış ve haksız mıydı?

Sanık ve mahkum yakınlarının, ulusalcı çevrelerin iddiası ve arzusu elbette ikinci istikamette. Başbuğ'un hapishane çıkışında yaptığı konuşmanın verdiği hava da bu.

Emsal uygulamasıyla hükümet-cemaat kavgasının bedeli dün darbeci ilan edilenlerin bugün kahraman haline dönüşmesi artık bir riskten fazlası gibi görünüyor.

Peki başbakan bu konuda ne düşüyor?

Şunları:

'Darbe girişimi yoktur fikrini kabullenmem mümkün mü? Darbe girişimleri olmamıştır diye düşünmem mümkün değil. Ben başımı kuma gömemem. Darbe girişimlerine hükümete yönelik yasalara ve demokrasiye aykırı hareketlere dair kamuoyuna yansıyan onca ses kaydını ve delili nasıl görmeden geliriz. Partimizin kapatılmasının iyi olacağı şeklinde verilen beyanatları nasıl unuturuz. Tüm bunlar hepimizin gözleri onunda oldu. Dolasıyla bu girişimlere karşı farklı bir tutum içinde değiliz. Darbe yoktur, darbe girişimi yoktur diyemem. Ayrıca mahkemenin verdiği kararın beraat değil tahliye olduğu gözden kaçırılmamalı. Bundan kurtuldum diyenler var ama olmaz. '

Şöyle devam ediyordu:

'Ama İlker Başbuğ konusunda ilgili tavrım belli. Makamı itibariyle böyle olmaması lazımdı. Tutuksuz yargılanmalıydı. Sadece o değil emekli paşalarla ilgili de tutuksuz yargılanma olabilirdi. Böyle yapmayacaksan bir an önce karar ver, suçlu mu suçsuz mu? Aksi intikam hırsıdır. Temenni ederim Başbuğ'la ilgili yargılama Yüce Divan'da devam etsin. Cumhurbaşkanı'nın da böyle bir beyanı var....'

Bu arada İlker Başbuğ' aradığını, hem eşiyle hem kendisiyle görüştüğünü söylüyordu başbakan.

Balyoz gibi kesinleşmiş davalarda meselesine gelince...

Şu sözlerinin altını çizelim:

'Yargıtay Genel Kurulu'nda yeniden yargılama olabilir ama biliyorsunuz o da sorunlu. Bilmiyorum Anayasa Mahkemesi'ni bireysel başvuru mümkün mü? Hukukçuların bakması lazım. Ama şunu söyleyeyim, Anayasa Mahkemesi Yargıtay işi tartışılıyor. Anayasa Mahkemesi üsttedir, biz değişikliği bunun için yaptık...'

Erdoğan cephesinden son haberler böyle...

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim