• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 4 °C

"Darbenin Cezası, Hukuka, Hukuk Devletine, Savunma Hakkına ve Avukatlara Ödetilmemeli"

"Darbenin Cezası, Hukuka, Hukuk Devletine, Savunma Hakkına ve Avukatlara Ödetilmemeli"
Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, bastırılan darbe girişiminin ardından ilan edilen ve ikinci ayını geride bırakan Olağanüstü Hal'i (OHAL) değerlendirdi.

Ankara Barosu tarafından düzenlenen OHAL ve KHK'lerin Değerlendirilmesi Paneli'nde konuşan Hakan Canduran, Türk Ulusu'nun tüm meşru kurumları gibi Ankara Barosu'nun da OHAL'in, devletin kılcal damarlarına sızan karanlık yapının temizlenmesi meşru amacına yöneldiği düşüncesini paylaştığını söyledi.

Canduran, "OHAL'i, siyasi iktidarın geçmiş demokrasi siciline rağmen bu karanlık örgüte üye olan, bir takım devlet yetkilerini bu örgüt adına kullanan kişiler hakkında gerekli işlemlerin hukuk içerisinde yapılması yönünde istisnai ve geçici bir önlem olarak gördük" dedi.

Ankara Barosu'nun, ulusun darbeye karşı demokratik direnişini 'demokratik dirilişi' olarak görerek yasa tarafından kendisine verilen görevlerini yerine getirdiğini vurgulayan Hakan Canduran, darbe girişiminin ardından başlayan hukuki süreci koordine etmek amacıyla Kriz ve Koordinasyon Merkezi kurduklarını vurguladı.

OHAL uygulamalarının hak ihlaline dönüşmemesi için canla başla çalışırken hükümetin OHAL ilanından doğan olağanüstü hal kararnamesi çıkarma yetkisini savunmayı devre dışı bırakarak hak ihlallerini sistematikleştirmek; TBMM'yi devre dışı bırakarak devleti yeniden yapılandırmak için kullandığını müşahede ettiklerini anlatan Canduran, şöyle konuştu:

"OHAL, hukuk devletlerinde istisnai ve geçici olması gereken bir yönetim usulüdür. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 120. maddesinde de bu yönetim usulü, olağanüstü dönemler için istisnai ve geçici olarak düzenlenmiştir. Bu yetkinin ancak geçici ve denetlenebilir kullanımı, demokratik anayasalarla bağdaşır. Aksi durumda bu kurumun sistematik ve düzenli kullanımının, zorunlu olarak demokrasinin tasfiyesine yol açacağını tarihteki örneklerinden biliyoruz.

İkinci ayını tamamlayan OHAL uygulamalarına baktığımızda avukatlar olarak gördüğümüz tablo şudur:

Tutukluların avukatları ile yapacakları görüşmeler teknik cihazlarla sesli ve görüntülü olarak kaydedilmektedir. Tutuklu ile avukatının yaptığı görüşmeyi izlemek amacıyla bir personel hazır bulunmaktadır. Tutuklunun avukatına, avukatın tutukluya vereceği tüm belge veya belge örneklerine el konulabilecektir. Cezaevlerinde avukatlara özgü ziyaret gün ve saatleri, her bir tutuklu için haftanın belirli gün ve saati ile sınırlanabilecektir.

Avukat büroları hakim kararı olmaksızın savcı kararı ile aranabilecek; savcının katılımı olmaksızın arama ve el koyma yapılabilecektir. Bürolarda avukatın başka müvekkillerine ait belgelere -itiraz olsa da- el konulabilecektir. Müdafiin dosya içeriğini inceleme veya belgelerden örnek alma yetkisi savcı kararıyla kısıtlanabilecektir. Gözaltındaki şüphelinin müdafii ile görüşme hakkı savcı kararıyla beş gün süreyle kısıtlanabilecektir.

Yasaların avukatlara sağladığı hakların kısıtlanması, doğrudan adil yargılanmayı etkileyen bir içerik taşır. Tarihsel bir önem taşıyan yargılamaların daha soruşturma safhasında 'sakatlanması', bu yargılamalarda korunmaya çalışılan Anayasal 'insan haklarının üstünlüğü', 'demokratik devlet', 'hukuk devleti' ilkelerini de zedeleyecektir. Zira getirilen bu düzenlemeler, soruşturma sürecinde avukatın varlığını gereksiz ve anlamsız kılmakta; işlevini ortadan kaldırmaktadır. Savunmanın olmadığı, silahların eşitliğine dayanmayan yargılamaların tarih indinde meşrulukları tartışma konusu edilebilir. Yargının ayrılmaz parçası ve amacı savunma hakkı ile adaletin gerçekleşmesi olan avukatlar bakımından bu düzenlemeler, yarattıkları mesleki travma ve deformasyon kabul edilemez.

Ankara Barosu, sıfat ve konumu ne olursa olsun askeri darbe suçuna bulaşanlar yönünden hukuk devleti kuralları içinde soruşturmaların tamamlanması ve adil bir yargılama sonunda en ağır cezalara çarptırılmasından yanadır. Ancak bu ceza, hukuka, hukuk devletine, savunma hakkına ve onun temsilcisi avukatlara ödetilmemelidir."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim