• BIST 97.713
  • Altın 144,195
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 21 °C

Delil Torbalarında Skandal!

Delil Torbalarında Skandal!
Avukat Sercan Aran, geçen şubat ayındaki bilirkişi incelemesinden sonra başlatılan karot sondaj çalışmalarında yaşanan skandalı gözler önüne serdi.

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 301 madencinin yaşamını yitirdiği faciayla ilgili 6'ı tutuklu 46 sanıklı davanın, Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmasında mağdur aileler adına söz alan Avukat Sercan Aran, geçen şubat ayındaki bilirkişi incelemesinden sonra başlatılan karot sondaj çalışmalarında yaşanan skandalı gözler önüne serdi.

Bilirkişilerin gözetiminde Soma Kömür İşletmeleri ve TKİ görevlilerinin yaptığı karot sondaj çalışmalarında alınan numuneler özel poşet ve sandıklar içerisinde MTA'ya gönderildi. Ancak sandıkların MTA uzmanlarının kamera kayıtları altında açılmasıyla skandal da ortaya çıktı.

Delil torbaları boş ya da su dolu çıktı

MTA uzmanları, Soma kömür İşletmeleri A.Ş ve TKİ yetkileri tarafından alınan numuneleri 16 tutanak hazırlayıp açtı. MTA uzmanlarının tutanaklarından, Soma maden faciasını aydınlatmak üzere, sonuçları bilirkişilere gönderilecek numunelerin konulduğu sondaj poşetlerinin içinin su aldığı, numunelerin ıslandığı, sondaj dışı örneklerin alındığı ve hatta içerisinde numune olmadan boş numune poşetlerinin sandıklara konulduğu tespit edildi.

"Deliller değiştirilmiştir, bu açıkça suçtur"

Bu durumun kabul edilemez olduğunu söyleyen Avukat Sercan Aran, “Bu açıkça suçtur. Sondaj numuneleri özensizce alınmış, sondaj poşetleri korunmamış bir kısmı su almış ve numuneler ıslanmıştır. Sondaj poşetlerine sondaj dışı el ürünü örnekler konulmuş ve deliller değiştirilmiştir. Aynı şekilde numune poşetlerinin içerisinde örnekler yok edilerek deliller yok edilmiştir" dedi.

Bu durumu önceki durumlarda gündeme getirdiklerini de söyleyen Avukat Sercan Aran, “2016 yılı Şubat ayı duruşma grubunda mahkeme dosyasına giren 15.02.2016 havale tarihli bilirkişiler Halim Bultan, Prof. Dr. Ali İhsan Yiğit ve Prof. Dr. Hülya İnaner imzalı tutanakta sanıklardan Halil Sarı ve Ümit Şahin'in kendilerine numune alımında yardımcı olacaklarına ilişkin kayıt tarafımızca görülmüştü. Aynı şekilde sanıklardan Halil Sarı ve Ümit Şahin'in imzasını taşıyan diğer tutanakta ise sanıkların numune aldıklarına ilişkin tutanak tarafımızca görülmüştü. Bu durumun ceza usulüne aykırı olduğunu, sanıkların dava dosyasının esasını teşkil eden bir kısım numuneleri toplamasının 'delil güvenliğini' tehlikeye attığını bu durumun tarafımızca kabul edilemez olduğunu sözlü beyanlarla dile getirmiştik.

Yine sanık şirketin çalışanları tarafından ve dosya kapsamında sanık olma ihtimali bulunan Türkiye Kömür İşletmeleri yetkilileri tarafından karotlu sondaj yapılmasının delil güvenliğini tehlikeye atmak bir yana yok etme durumu bulunduğundan derhal durdurulması talebinde bulunmuştuk. Ancak mahkeme bunu reddetti. MTA tarafından tutulan tutanaklardan da açıkça anlaşılacağı üzere sondaj numuneleri özensizce alınmış, deliller değiştirilmiş ve karartılmıştır. Bu sebeple karotlu sondaj sonuçlarında çıkacak aleyhe hususların tarafımızca kabulü mümkün değildir. Ayrıca bu durum suç teşkil etmekte olup karotlu sondajları gerçekleştiren Soma A.Ş. ve TKİ yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunulması gerektiği kanaatindeyiz" dedi.

Planlardan hiç birisi uygulanmamış

Mağdur ailelerin avukatlarından ÇHD Genel Başkanı Avukat Selçuk Kozağaçlı ise Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.'nin, TKİ'ye sunup onaylattığı planların hiçbirisinin uygulanmadığını söyledi. Revize planlarının sadece yeni üretim sahası almak adına yapıldığını da vurgulayan Selçuk Kozağaçlı, “Metanlı sahada üretim yapılacağına yönelik başvuruda bulunulmuş, bunun için yapılacak harcamalar sıralanmış ve yeni alan istenmiş. TKİ bunu üretim alanını vermiş. Ancak metanlı denilen sahada hiç üretim yapılmamış. Metan dranajı yapılmayan alanda üretim yapılmış. Planlarda verilen taahütlerini hiçbirisi yerine getirilmemiş. Metana drenaj tesisi kurulacak denilmiş kurulmamış. 6 milyon TL'ye mal olacak denilmiş, 200 bin Euro harcanmış. Taahütlerin hiçbirisi yerine getirlmediği için katliam yaşandı" dedi. 

7 Mayıs ve 9 Mayıs tarihlerinde metan drenajlarının sensörlerde görüldüğünü facia günü de aynı şekilde bu durumunu görüldüğünü söyleyen Selçuk Kozağaçlı, “Metanlı bölgelerde tehlikeli şekilde arkada boşluklar bırakılıp çalışıldı. Eğer planlarda yer alan havalandırma bacası yapılsaydı can kayıplarının büyük bir bölümü olmayacaktı" dedi. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, mağdur ailelerin avukatlarının taleplerini aldıktan sonra duruşmaya ara verdi.

Davanın geçmişi

Manisa'nın Soma İlçesi'nde 13 Mayıs 2014'de meydana gelen maden kazasında, 301 madenci yaşamını yitirdi. Faciadan sonra başlatılan adli süreçte, aralarında Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Genel Müdür Ramazan Doğru ile İşletme Müdürü Akın Çelik'in de aralarında bulunduğu 8 kişi tutuklandı. Facianın yıldönümüne 2 ay kala 2 Mart 2015 tarihinde iddianame Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi.

İddianamede, tutuklu 8 kişi için, 'olası kastla öldürme' suçundan 301 kez 20-25 yıl, 'neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama' suçundan 162 kez 2-6 yıl hapis cezası istedi. Tutuksuz 38 zanlı için de, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma' suçundan 2-15 yıl hapisle cezalandırılmaları istendi. Ancak bu kişilerden, 25'inin cezalarının, kusur durumundan dolayı 3'te 1 oranında artırılması istendi.

Geçen 25 Aralık'taki duruşmada da tutuklu sanıklardan maden mühendisleri Hilmi Kazık ve Yasin Kurnaz, tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

Davanın sanıkları

Cezalandırılmaları istenen sanıklardan tutuklu olan ilk 6 kişi:

Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Can Gürkan, Soma Kömür İşletmeleri A.Ş. Genel Müdürü Ramazan Doğru, Maden Mühendisi, İşletme Müdür Yardımcısı İsmail Adalı, İşletme Müdürü Akın Çelik, maden mühendisi Ertan Ersoy ve emniyet teknikeri Mehmet Ali Günay Çelik. Tutuksuz yargılanan 40 sanık ise maden mühendisleri Yasin Kurnaz, Hilmi Kazık, Yalçın Erdoğan, Harun Güneş, Fuat Ünal Aydın, emniyet teknikerleri Ergün Yılmaz, Coşkun Derici, Necati Karadeniz ve Harun Yılmaz, Erdem Cambaz, Serkan Kocaman, Soner Günay, Ümit Şahin, Nazmicem Nesemioğulları, Hüseyin Alkan, Adem Ormanoğlu, Burhan Karabaş, Sertaç Büyükgüney, Nimetullah Uğurlu, Efkan Kurt, Mehmet Bayri, Sertan Günay, Batuhan Ünlüyol, Ozan Sezer, Erdoğan Cinoğlu, Halil Sarı, Serhat Dinç, Saltuk Alp Demir, Uğur Karabulut, Serdar Günay, Mehmet Uçgun, Ömer Değirmenci, Fahri Pançar, Olcay Erşin, Mehmet Avcı, Halil Burhan, Hüseyin Ergin, Hilmi Karakoç, Mehmet Erez ve Caner Uysal'dan oluşuyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim