• BIST 104.918
  • Altın 147,092
  • Dolar 3,4930
  • Euro 4,1820
  • İstanbul 23 °C
  • Ankara 15 °C

"Demokratik Ülkelerde Kişiye Göre Yargılama Yoktur"

"Demokratik Ülkelerde Kişiye Göre Yargılama Yoktur"
Evrensel Hukukçular Platformu üyesi avukatlar, Ankara Adliyesi önünde yaptıkları Basın Açıklaması ile son yapılan yolsuzluk operasyonuna yapılan müdahaleleri eleştirdiler.

BASIN AÇIKLAMASI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla dün (17 Aralık 2013) İstanbul ve Ankara’da eşzamanlı olarak yapılan soruşturmayla ilgili dün ve bugün meydana gelen gelişmeler ışığında bazı tespit ve düşüncelerimizi Evrensel Hukukçular Platformu olarak kamuoyu ile paylaşmak istiyoruz;

1- Bizlere yolsuzlukları bitirmeyi vaat etmiş bir hükümetin; devam etmekte olan bir yolsuzluk operasyonunda tek yaptıkları Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatını yerine getirmek olan polis müdürlerini görevden alması ve devam eden soruşturmaya iki yeni savcı atanması, soruşturmaya açık bir  müdahaledir. 

2- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın açıklamasına göre 2012 yılından beri süren ve dün bazı adli tedbir işlemleri infaz edilen soruşturmada başından beri görev aldığı anlaşılan adli kolluk görevlilerinin mesnetsiz gerekçelerle görevden uzaklaştırılmaları ve soruşturmaya iki yeni savcı dahil edilmesi, soruşturmayı yavaşlatarak zanlıları dahil tüm tarafları mağdur edecek, zanlıları kamuoyu önünde mahkum edecektir. Yapılan değişiklikler, soruşturmanın sağlıklı ilerlemesine katkı sağlamak yerine, bu zamana kadar yapılan çalışmaları, elde edilen bilgi ve belgeleri yok saymak istenildiği izlenimi doğurmaktadır. 

3- Soruşturmadan Hükümetin ve İçişleri Bakanlığı’nın haberdar edilmediği eleştirileri demokratik bir hukuk devletinde karşılığı olmayan eleştirilerdir. Zira ülkemizde Adli Kolluk amiri Cumhuriyet Savcılarıdır. Bir adli soruşturmada görevli olan kolluk kuvvetlerinin talimat alacağı ve bilgi vereceği tek amir, soruşturma savcıları olup Adli Kolluk görevlilerinin İçişleri Bakanı’na ya da amirlerine bilgi vermek gibi yasal bir yükümlülükleri yoktur. Adli Kolluk Yönetmeliği 5. Maddede husus açıkça düzenlenmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 157. Maddesi gereğince, soruşturma gizlidir. İçişleri Bakanı’na ya da başka bir yetkiliye bilgi vermek gizliliğin ihlali anlamına gelmekte olup, Türk Ceza Kanunu’nun 285. Maddesi gereğince, bu ihlali yapan kişilerin cezalandırılmaları gerekmektedir. Ayrıca bu soruşturma özelinde söyleyecek olursak, oğlu gözaltına alınacak İçişleri Bakanı’na bilgi verilecek olması, yargı bağımsızlığı ve ceza soruşturmasının gizliliği ilkesine ciddi şekilde gölge düşürecektir.

4- Demokratik ülkelerde kişiye göre yargılama usulü yoktur.  Anayasamızın 10. Maddesi; “Devlet organları ve idari makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar” hükmünü içermektedir. Dolayısıyla her vatandaş kanun önünde eşittir. Örneğin İtalya’da Başbakan yargılanmış, Fransa’da Sarkozy’nin ofisinde arama yapılmış, Alman Cumhurbaşkanı kredi faiz oranında kendisine özel indirimi kabul ettiği için istifa etmiştir. Devam eden soruşturmada, her hangi bir şüpheliye ayrım yapılması ya da iltimas geçilmesi, hukuk devleti ilkesine ciddi bir darbe vuracaktır. Demokratik ülkelerde, üstünlerin hukuku değil, hukukun üstünlüğü geçerlidir.

5- Savcı Ferhat Sarıkaya, dönemin Genelkurmay Başkanı hakkında fezleke hazırladığı için HSYK tarafından meslekten ihraç edilmişti. Bu tür olayların, “eski Türkiye” de yaşanmasına kimse şaşırmıyordu.  Fakat özellikle hükümet yetkililerince sıkça dile getirilen “Yeni Türkiye” de soruşturmalara HSYK vasıtasıyla hükümet tarafından müdahale edilmesi, polis müdürlerinin görevden alınması, savcılara talimat verilmesi kabul edilemez davranışlardır. 

6- Adli soruşturma ve kovuşturmalarda adil yargılanma ilkesine uyulması kadar, uyulduğunun kamuoyu tarafından görülüp denetlenebilmesi de hayati derecede önemlidir.

7- Hükümet tarafından yargıya yapılan bu müdahale ilk değildir. Hükümetin kendisine her dokunan soruşturmada savcı değişikliğine gitmesi bir politik eğilim halini almaktadır. Demokratik bir hukuk devletinde, yürütmenin yargıya müdahalesi hiçbir durumda kabul edilemez, hoş karşılanamaz. . Demokratik bir hukuk devletinde, yürütmenin yargıya müdahalesi hiçbir durumda kabul edilemez, hoş karşılanamaz. Hükümete düşen, hukuk dışı yollarla soruşturmaya müdahale etmek yerine, birinci derece yakınları yolsuzluk ve rüşvet gibi yüz kızartıcı eylemlerle anılan bakanlarının ve bürokratlarının, yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülebilmesi için görevlerinden ayrılmalarını sağlamaktır. Hükümete düşen yargılamanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamak ve yargılama sonucunda ortaya çıkacak karara saygılı olmaktır.

Kamuoyuna saygıyla duyurulur.

Evrensel Hukukçular Platformu 

 

 

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim