• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 19 °C

Dershanelerin Kapatılma Durumunun Hukuksal Açıdan Değerlendirilmesi

Dershanelerin Kapatılma Durumunun Hukuksal Açıdan Değerlendirilmesi
Dershanelerin Kapatılma Durumunun Hukuksal Açıdan Değerlendirilmesi:

1.      Anayasa Mahkemesi 2014/88 E. 2015/68 K. Sayılı 13.07.2015 tarihli kararı ile davayı kısmen kabul etmiş ve dershanelerin kapanacak olmasını Anayasanın 13., 42. ve 48. Maddelerine bularak, kapatmaya yönelik tüm kuralları iptal etmiş, dershanelerin mevcudiyetinin devam etmesi gerektiği hususunda da tespitlerde bulunmuştur. Bu karar 24.07.2015 tarihinde Resmi Gazetenin 29424 sayılı nüshasında da yayınlanarak geçerli ve bağlayıcı hale gelmiş, adı geçen yasaklayıcı düzenlemeler tamamen ortadan kaldırılmıştır.

2.      Bu kararda özetle;

§  5580 Sayılı Kanun'un 2. Maddesinin Birinci Fıkrasının (b) Bendinde Yer Alan "dershaneleri" İbaresinin,

§  Ayrıca Dershaneleri Tanımlayan(f) maddesinin

("Dershane: Öğrencileri; bir üst okulun veya yüksek öğretim giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını,'')  ve

§  Dershanelerin 01.09.2015 tarihi itibariyle faaliyetine son veren Geçici 5. Maddesinin Birinci Fıkrasının,

'YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASININ' Anayasaya aykırı olduğuna ve İPTALİNE karar vermiştir.

3.      Anayasa Mahkemesi kararında Özetle;

            9.         Kanun'un "Tanımlar" başlıklı 2. maddesinde, bu Kanunda geçen kavramların tanımı yapılmış ve kapsamları belirlenmiştir. Dava konusu kurallar da, maddede yer alan "kurum", "okul", "dershane", "çeşitli kurslar" ve "öğrenci etüt eğitim merkezi" tanımları ile ilgili düzenlemelerde yapılan değişikliklere ilişkindir.

            10.       Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yapılan değişiklikle, dershaneler "özel öğretim kurumlan" tanımı kapsamından çıkarılmıştır. .... Söz konusu bentte yer alan "dershaneleri," ibaresinin yürürlükten kaldırılması, dava konusu kuralı oluşturmaktadır.

            11.       Bu değişiklik doğrultusunda, "Öğrencileri; bir üst okulun veya yüksek öğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet gösteren özel öğretim kurumlarını" ifade eden "dershane"tanımının yapıldığı(f) bendi de yürürlükten kaldırılmış olup, söz konusu bendin yürürlükten kaldırılması dava konusu bir diğer kuralı oluşturmaktadır.

14.       Bu düzenlemelerin, fıkranın dershanelere ilişkin olarak (b) ve (f) bentlerinde yapılan değişiklikler doğrultusunda getirildiği anlaşılmaktadır. Çeşitli kursların, ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğinde olmamak kaydıyla faaliyet göstereceğinin belirtilmesi ile öğrenci etüt eğitim merkezinin on iki yaş ve altındaki öğrencilere yönelik olacağının öngörülmesinin, bu kurumların dershane olarak çalışmasının önlenmesi amacına yönelik olduğu anlaşılmaktadır.

15.       Kanun'un dava konusu geçici 5. maddesinin birinci fıkrasında İse bu maddenin yayımı tarihinde faal olan dershaneler ile bu Kanunla yapılan düzenlemelere göre gerekli dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin eğitim öğretim faaliyetlerinin 1.9.2015 tarihine kadar devam edebilecekleri belirtilmiştir. Bir diğer deyişle, söz konusu kurumların 1.9.2015 tarihinden sonra faaliyette bulunmaları yasaklanmaktadır.

Anayasa Mahkemesi yukarıdaki şekilde konuyu ele aldıktan sonra 'Anayasaya aykırılık' sorununu incelemiş ve aşağıdaki değerlendirmeleri kararında yazmıştır.

24.       Dava konusu kuralların, dershanelerde ve Kanun'da öngörülen dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinde öğrenim görenler yönünden Anayasa'nın 42.     maddesi, bu kurumlan işletenler yönünden ise 42. ve 48. maddeleri kapsamında ele alınması gerekmektedir.

28.    Temel politikaları ve bunları gerçekleştirme araçlarını belirleme yetkisi kanun koyucuya ait olmakla birlikte, kanun koyucunun bu konudaki yetkisi anayasayla sınırlı olup yapılacak düzenlemelerin, anayasal ilkeler ile temel hak ve hürriyetleri ihlal etmemesi gerekir. Anayasal demokrasinin temelinde, herkesin doğuştan ve insan olması nedeniyle sahip olduğu temel hakların çoğunluğun iradesine rağmen korunması,bu hak ve özgürlüklerin oylama konusu dahi yapılamaması düşüncesi yatmaktadır. Bu anlamda temel hak ve özgürlükler, demokratik siyasi iktidarların anayasal sınırlarını oluşturmaktadır. Kanunla bu sınırlara uyulup uyulmadığını denetleme görev ve yetkisi de hiç kuşkusuz Anayasa Mahkemesine aittir.

32.       ...... Temel hak ve hürriyetler bakımından meşru amaçla getirilen sınırlamalar Anayasa'nın 13. maddesinde ifade edilen kriterlere aykırı olamaz

41.       Demokratik toplum, bireyin özgürce yaşayabildiği, kendini gerçekleştirebildiği, kendisiyle ilgili kararları serbestçe alabildiği ve her türlü baskı karşısında bireysel özerkliğini koruyabildiği bir düzeni gerektirir. Özgürlüğün belki de en önemli göstergesi tercih hakkının varlığıdır.Kişilerin farklı seçenekler arasında tercihte bulunabilme imkânlarının ortadan kaldırıldığı bir yerde özgürlükten bahsedilemez.Demokrasilerde devlete düşen görev, bireyin çoğulcu bir ortamda tercih yapabilme imkânına sahip olmasını sağlamak, özellikle de bu imkânı ortadan kaldırmaya yönelik tutumlardan kaçınmak ve bu yönde başkalarından gelecek olumsuz müdahaleleri engellemektir.

42.      Dershaneler, öğrencileri bir üst okula veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlamak, istedikleri derslerde yetiştirmek ve bilgi düzeylerini yükseltmek amacıyla faaliyet göstermekte, öğrencilerin okul müfredatı programında bulunan konularda bilgi eksikliklerini giderme veya bilgilerini artırma amacına hizmet etmektedirler. Bir başka deyişle dershaneler, okul müfredatı konularına ilişkin bilgi edinmeye yönelik bir ihtiyacı karşılamaktadırlar

43.      Kişilerin bir üst okula veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık amacıyla özel teşebbüsler tarafından kanuna uygun olarak verilen eğitim öğretim hizmetlerinden yararlanmaları ve bu suretle okul dışı eğitim almaları, Anayasa'nın 42. maddesinde güvence altına alınan eğitim hakkı kapsamındadır.

51.      Dava konusu kurallar ile okul dışı eğitim alanında özel teşebbüs statüsünde faaliyet gösteren dershaneler kapatılmaktadır. Her ne kadar, bu süreçte dershanelerin özel okullara dönüşmesine yönelik imkânlar sunulmaktaysa da, dönüşüm programına alınmayan veya dönüşümü kabul etmeyen teşebbüslerin faaliyetlerine son verilmektedir. ....dershanelerin kapatılması, teşebbüs özgürlüğüne demokratik toplum düzeninde gerekli olmayan ölçüsüz bir sınırlama niteliğindedir.

52.      Açıklanan nedenlerle, dava konusu kurallar Anayasa'nın 13., 42. ve 48. maddelerine aykırıdır. İptalleri gerekir.

53.      Kurallar, Anayasa'nın 13., 42. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edildiğinden, 2., 5., 17., 35. ve 49. maddeleri yönünden ayrıca incelenmesine gerek görülmemiştir.

C- Kanun'un 12. Maddesiyle 5580 saydı Kanuna Eklenen Ek 1. Maddenin Birinci Fıkrası İle Yedinci Fıkrasının Birinci Cümlesinin İncelenmesi

79.      Dava konusu kural, mevcut dershaneler ve gerekli dönüşümü tamamlamayan öğrenci etüt eğitim merkezlerinin faaliyetlerinin 1.9.2015 tarihinde sona ermesine ilişkin temel düzenlemelerin uzantısı niteliğinde olup, söz konusu kurumların faaliyetlerinin belirtilen tarihte sona erecek olması nedeniyle bu kurumlarda çalışan eğitim personelinin öğretmen olarak kamuda istihdamını amaçlamaktadır. Kanun'un gerekçesinde kuralın, "bu kurumlarda çalışmakta olan öğretmenlerin Bakanlıkta istihdam edilebilmesi" için getirildiği belirtilmiştir. Kural, söz konusu kurumların faaliyetlerinin sona erecek olmasının bir sonucu olarak kanun koyucu tarafından kabul edildiğinden, dershaneler ve öğrenci etüt eğitim merkezlerine ilişkin temel düzenlemenin iptaline bağlı olarak bu düzenlemenin de uygulanma olanağı kalmamıştır. Dava konusu kuralın, bağlı olduğu ana düzenlemeden ayrı incelenebilmesi mümkün değildir.

80.      Açıklanan nedenlerle kuralın, 6216 sayılı Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince iptali gerekir.

Denilerek Anayasa Mahkemesi Kararının HÜKÜM bölümünde de ;

B- 9. maddesiyle, 8.2.2007 tarihli ve 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumlan Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasının;

1-     (b) bendinde yer alan "dershaneleri" ibaresinin 'YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASININ' Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

3-        (Dershaneleri Tanımlayan) (f) bendinin 'YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASININ' Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

4-        Değiştirilen (g) bendinin "Ortaöğretime veya yükseköğretime giriş sınavlarına hazırlık niteliğinde olmamak kaydıyla... " bölümünün Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

5-        Değiştirilen (j) bendinde yer alan "On iki yaş ve altındaki... " ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve İPTALİNE,

C- 12. maddesiyle 5580 sayılı Kanun'a eklenen ek 1. maddenin;

Birinci fıkrasının, 5580 sayılı Kanun'un 2. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "dershaneleri'' ibaresinin 'YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASININ', (f) bendinin 'YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASININ' ve geçici 5. maddesinin birinci fıkrasının 'İPTALLERİ' nedeniyle uygulanma olanağı kalmadığından, 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un 43. maddesinin (4) numaralı fıkrası gereğince İPTALİNE, Karar verilmiştir.

Anayasa Mahkemesi kararında açıkça 'dershaneler' ile'dershaneleri tanımlayan' (f) maddesinin ve dershanelerin faaliyetine 01.09.2015 tarihinde son veren ilgili tüm düzenlemeleri anayasaya aykırı bularak ilgili maddelerin 'yasadan kaldırılmasını' iptal etmiştir.

I-             ANAYASA MAHKEMESİNİN KARARI'NDA DERSHANELERİN KAPANMAMASI VE BUNA YÖNELİK DÜZENLEMELERİN TAMAMININ İPTALİNE KARAR VERİLMİŞTİR.

İPTAL KARARI SONRASI BAKANLIK 8.8.2015 TARİH, 29439 SAYILI RESMİ GAZETE 'DE YAYIMLANAN ÖZEL ÖĞRETİM KURUMLARI YÖNETMELİĞİ'NDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR YÖNETMELİK ÇIKARTMIŞ, BU YÖYETMELİKTE DERSHANELERDEN HİÇ BAHSETMEMESİNE RAĞMEN,12/8/2015 TARİHİNDE YAYIMLADIĞI 2014/23 SAYILI GENELGEDE, DERSHANELERİ DE DEĞİŞİK YÖNETMELİĞİN İÇİNE KATMIŞVE YASAL DAYANAĞI OLMAYAN YÖNETMELİĞE DAYANARAK GENELGEYLE İŞLEM TESİS EDİLMESİNİ İSTEMİŞTİR.

Genelgenin ikinci sayfasının A bendinde;

"özel öğretim kurumları ile ilgili açıklamalar"  başlığı altında 1. Maddesinde özetle dershane tanımının artık kanunda yer almadığını dolayısıyla " (a) Kanunda tanımlanmış özel öğretim kurumlarından birine dönüşmesi gerekmektedir.  Dönüşüm işlemini gerçekleştirmeyen bu yerler, ilgi(a) kanun ve ilgi (ç) yönetmeliğe uygun olarak gerekli dönüşüm işlemini gerçekleştirinceye kadar eğitim ve öğretim faaliyeti yürütemeyecek, ücret ilanı ile öğrenci/kursiyer kaydı yapamayacaktır. Gerekli dönüşüm işlemini gerçekleştirmediği halde, ilgi (a) kanuna aykırı olarak eğitim faaliyeti yürüten yerler hakkında ilgi (ğ) genelge doğrultusunda işlem yapılacaktır...) kuralını ortaya koymaktadır.

Yönetmelik değişikliği ve genelgeyle birlikte ;

  • Mevcut dershaneler çeşitli kurslar adı altında özel öğretim kurslarına dönüştürülmeye zorlanmakta,
  • Kursa Dönüşmeyen dershaneler, 01.09.2015 tarihi itibariyle kapatılmakta,
  • Bilim gurubu adı altında ve en fazla 3 adetle kuralı ile faaliyet alanları tamamen kısıtlanmakta,
  • Üniversite veya bir üst okula hazırlık amacı tamamen ortadan kaldırılmakta,
  • 01.09.2015 tarihi itibariyle Dershane Ruhsatları iptal edilmekte vekursa dönüşmek için yeni ruhsat alınması ve bunun da yeniden izne bağlanması zorunlu kılınmakta,
  • Getirilen her bilim gurubu için binada ayrı bağımsız girişinin olması zorunluluğu vb. kurallarla dershanelerin Bulundukları binalardan çıkartılması ve yapılan tüm yatırımların heba olması amaçlanmakta,
  • Kapasite ve ders saatleri açısından getirilen düzenlemelerle dershanelerin kapasitesi %100 'den %15'ler düzeyine düşürülmektedir.
  •  
  • Açıkça görüldüğü gibi bakanlık kanuni dayanağı olmayan yönetmelik değişikliği ve yeni genelgeyle dershaneleri kapatmaya ve kanunda olmayan yasaklar getirmeye devam etmekte, AYM kararını keyfine göre çıkartmış olduğu yönetmelik ve genelgeyle yok saymaktadır.Bu bir anayasal suçtur.Açıkça görevi kötüye kullanmadır.
  •  
  • Ruhsatları ve mevcut yapısı devam eden dershanelerin kapanmasının hiçbir yasal dayanağı yoktur. AYM' nin iptal kararı doğrultusunda eskiden olduğu gibi dershanecilik faaliyeti devam etmelidir.
  •  
  • AYM'nin iptal kararına rağmen meclisten hiçbir kanun çıkmadan birilerine olan öfkesinden dolayı ülkedeki tüm dershaneleri kapatma yoluna gidilmesi, dershane öğretmen ve ailelerini işsizlikle ve geçim sıkıntısına terk etmesi, sayısı milyonu geçen öğrencileri ve ailelerini mağdur etmesinin hukuk ve hiçbir vicdan da yeri yoktur.
  •  
  • Danıştay'da adı geçen yönetmelik ve genelgenin iptali için  çok sayıda dershane tarafından yürütmeyi durdurma talepli iptal davalı açıldığı halde Danıştay toplumun büyük bir kesimimi ilgilendiren, telafisi güç ve imkansız zararların doğacağı böyle bir konu hakkında hala bir karar vermiş değildir.
  •  
  • Toplumsal huzur ve barış için hukukun herkesin ve her kesimin üstünde yer alması bir zorunluluktur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim