• BIST 108.164
  • Altın 151,464
  • Dolar 3,6587
  • Euro 4,3309
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Dilek Doğan'ı Öldüren Polis: "Elimdeki Silaha Saldırınca Silah Patladı"

Dilek Doğan'ı Öldüren Polis: "Elimdeki Silaha Saldırınca Silah Patladı"
İstanbul Sarıyer'de operasyon sırasında polisin silahından çıkan kurşunla yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden Dilek Doğan'ın ölümüne ilişkin açılan davanın ilk duruşması bugündü...

Duruşma öncesi adliye içince ve çevresinde yoğun güvenlik önlemi alındı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından polis memuru Y.M.'nin, 'Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi' suçundan 20 yıldan 26.5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlanmıştı. Duruşmayı izlemeye gelen vatandaşlara ve avukatlara müdahale edildi.  Duruşmada hazır bulunan ve tutuksuz yargılanan Y.M., “Elimdeki silaha saldırınca silah patladı” diye savunma yaptı. 

Dilek Doğan'ın ölümüne ilişkin polis memuru Y.M. hakkında "Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi" suçundan dava açılmıştı. İstanbul 12’inci ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek davanın ilk duruşması bugün görülüyor. 

Hürriyet'te yer alan habere göre, duruşma için dün sabah saatlerinde adliyede güvenlik önlemleri alınmaya başladı. Bugün de adliye içi ve dışında çok sayıda polis görevlendirilirken, polis ve çevik kuvvet araçlarının konuşlandırıldığı adliye önündeki meydan ise bariyerlerle kapatıldı. Olası eylem ve protesto gösterilerine karşı adliyenin bütün girişlerine sivil ve resmi kıyafetli polis memurları görevlendirildi.

7 gün sonra hayatını kaybetti

Dilek Doğan, DHKP-C'nin 10 Ağustos'ta ABD Başkonsolosluğu'na yönelik saldırısının firari şüphelisi H.R.K.'nın yakalanabilmesi ve muhtemel başka bir silahlı eyleminin önlenebilmesi amacıyla 18 Ekim'de Sarıyer'de düzenlenen operasyonda, evlerinde arama yapan polislerden birinin silahından çıkan kurşunla yaralanmıştı. Hastanede tedavi altına alınan Dilek Doğan, 7 gün sonra hayatını kaybetmişti.

Doğan'ın ölümüne ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca başlatılan soruşturma kapsamında, operasyona katılan polis memuru Y.M.’nin ifadesi alınmış ve tutuklanma talebiyle nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilmişti. Hâkimlik, polis memuru Y.M.’nin adli kontrolle serbest bırakılmasına karar vermişti.

Savcı 26. 5 yıla kadar hapis istedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından polis memuru Y.M.'nin 'Kasten Öldürmenin İhmali Davranışla İşlenmesi' suçundan 20 yıldan 26.5 yıla kadar hapis istemiyle iddianame hazırlandı. Doğan’ın vurulmasından önce polis memuru Y.M. ile aralarında yaşanan sözlü tartışmanın diyaloglarına da iddianamede yer verilmişti.

Duruşmaya katılan isimler

Mahkemeyi izlemeye gelenler arasında, Sami Elvan, Gülsüm Elvan, HDPmilletvekili Hüda Kaya, CHP milletvekilleri Selina Doğan, Ali Haydar Doğan, Gamze İlgezdi, Hilmi Yarayıcı, İlhan Cihaner ve Uluslarası Barış Delegasyonundan Ekvadorlu eski bakan Andrade Francisco Velasco var. 

Avukatlara ve ailelere müdahale 

Evrensel’in haberine göre, Güvenlik, Dilek Doğan’ın anne ve babasını duruşma salonunun önüne ‘Talimat var’ diyerek almak istemedi. Ancak avukatlar itiraz edince aile salonunun önüne alındı. Slogan ve pankart eşliğinde adliyeye gelen gruba polis müdahale ederek pankartları ellerinden aldı.  Polis şefi stajyer avukatlar ve davayı izlemeye gelen vatandaşları “hâkimin talimatı yok” diye içeri almak istemedi. Güvenlik stajyer avukatları almak istemeyince salon önünde yaşanan arbedede avukatlara biber gazıyla müdahale etti. Hâkim avukatların mahkemeye alınmamasına dair bir kararının olmadığını belirtti. 

Yaşanan arbede sonrasında hâkim “duruşma salonunu boşaltıyoruz” dedi avukatlar çıkmayacaklarını belirtti. Mahkeme heyeti daha büyük bir salona geçmek için mahkeme salonundan çıktı. Dava büyük salona alında ancak salona basın, stajyer avukatlar ve vatandaşların girmesi engellenince, CHP’li vekiller ve polis birbirine girdi.

300 avukat izliyor

HDP ve CHP'li milletvekillerinin yanı sıra 300'e yakın avukatın izlediği duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık polis Y.M.' de katıldı. Y.M.'nin duruşma salonuna girmesiyle Dilek Doğan’ın annesi "Dileğim, yavrum, bebeğim" diye feryatla ağlamaya başladı. Sanığı gören Doğan’ın annesi fenalaştı. Hatay, Gaziantep, Adana, Diyarbakır baro başkanları, İstanbul Barosu adına sözcü Hasan Kılıç'ın yanı sıra davaya 300 avukat müdahil oldu. Yurt dışından davayı izzlemeye gelen avukatlar yer kalmadığı için içeri alınmadı.

“Davamıza engel olmaya çalışıyorlar”

Öte yandan adliye önünde bekleyenlere yönelik yapılan polis saldırısı protesto edildi. CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş,"Burada tam bir hukuksuzluk yaşanıyor. Doğan'ın ailesi kimlik kontrolüyle girebildi ancak. Duruşmada birçok sivil var. Kamu görevlilerinin yargıyı etkilemek adına içeri girmesi yanlıştır. Yurttaşların duruşmayı izleme hakkı gasp ediliyor" dedi.

Doğan'ın ağabeyi Emrah Doğan da, polislerin kendisini darp ederek gözaltına almaya çalışmasına tepki gösterdi. Doğan, "Davamıza engel olmaya çalışıyorlar. Devletin bir çadıra bile tahammülü yok. Kardeşime 26 yıl bana da 24 yıl vermek istiyorlar. Adaletin çıkmayacağını biliyoruz. Dilek Doğan'ın hesabını soracağız" dedi.

Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı Selçuk Kozağaçlı ağır yetki ve hukuk gaspları olan dosyada müdahil olmak istediklerini belirterek: “Dosya yetki gaspıyla başladığı için kötü devam ediyor. Arama tutanağı oluşturuyorlar çekmece dolap karıştırarak. Halbuki sözde kaçak bir insan aranıyor. Emniyet Müdürlüğü görevli kolluğu nasıl kurtarırım diye seri şekilde yalan söyledi. Canlı bomba vardı evde diyerek. Oysa ne canlı bomba, ne çatışma, ne de arama emri vardı. Hukukun dışına çıkılmış bir örneğin davasına müdahil olmak istiyoruz. Kolluk silahını halka çevirmiş durumda. Hiçbir anayasal sebeple açıklanamayacak hak ihlalleri yapılıyor. Kolluğun üzerindeki cezasızlık kalkmazsa bir suç örgütüne dönüşecektir. 1974 yılından bu yana silahlı kolluğun yasadışına çıkarak halka müdahale etmesine karşı mücadele eden bir topluluğuz. Davayı kişisel olana takip edeceğiz ama ÇHD olarak müdahil olmayı istiyoruz” dedi.

Özgürlükçü Hukukçular Derneği Sinan Zincir de yaşam hakkı olmak üzere temel hak ve hürriyetleri koruyan bir avukat topluluğu olduklarını vurgulayarak davaya müdahil olmak istediklerini belirtti. Aile avukatı Oya Aslan da davaya aile adına müdahil olmak istedi.

“Elimdeki silaha saldırınca silah patladı”

Sanık ifadesinde saat 19:00’ a doğru şubesi tarafından aranarak operasyon yapılacağı hazır bulunması gerektiği söylendiğini belirterek: “Şubeye gittim. Gerekli teçhizat hazırlandı. Vatan emniyete gittik bize operasyona dair bilgi verildi. DHKPC terör örgütüne yönelik bir baskın olduğu. Hatice Ruken Kılıç adında bir canlı bomba arandığı söylendi. Arama yapılacak adres ve şahıs bilgileri verilince 04.10 sıralarında 5 kişilik operasyon grubu olarak bahçe duvarından giriş yaptık. Bahçede oturan alkol alan 3 şahısla karşılaşıp polis olduğumuzu kalkmalarını söyledik. Orada oturup oturmadıklarını sordum kendisinin orada oturduğunu arkadaşlarının orada oturmadığını söyledi Mehmet Doğan. Ben de arama emrimiz olduğunu evi arayacağımı söyledim. Mehmet Doğan anne babasının hasta olduğunu önden kendisinin gidip uyandırmasını istedi. Benim de annem var izin verdim. Zor kullandırmadan evin kapısını şahsa açtırdım.

İçeri girdiğimizde anne babayı ve odanın birinde bir şahsı daha gördüm. İsmini sordum Dilek Doğan dedi. Polis taktiği olarak dileğe şüpheci yaklaştık. Çünkü aradığımız şahıs bayandı. Adını bir ke daha sordum o da kimliğini verdi. Bana ‘Galoş giy böyle giremezsin’ deyince ben de bayan ya da kardeş diye hitap ettim ve operasyonun sağlıklı yürümesi için galoş giymeyeceğimi ancak arama yapacak arkadaşlara giydireceğimi söyledim. Bundan başka kendisiyle bir konuşmam olmadı. Dileğin abisi Mehmet Doğan sürekli olarak bana hakaret etti. ‘Tayybin itleri’ dedi. Genel arama bittikten sonra özel arama yapacak ekibin güvenliğini sağlamak için özel harekâttan 2 kişi bıraktık. Ben ve bir arkadaş daha. Arama yapacak ekipleri içeri çağırdım. Burası müstakil evlerden oluşan bir mahalle kimsenin kapısını çalmayalım burada sivilleri hazirun yapalım dedik. Dilek yine ‘galoş giyin’ deyince ben de ‘ben sana insan gibi söyledim neden anlamadın’ dedim silahıma ellerini attılar ben de silahımı korumak için hareket ediyordum o arbedede benim silahımın bile patladığını anlamadım. Dilek’in yere düştüğünü görünce aileye sakin olmalarını söyleyip ambulansı aradım Dilek’in annesine ateş etmediğimi söyledim hatta çünkü o arbedede anlamadım. Mehmet Doğan’ın arama yapan ekiplere hamle yaptığını görünce elimdeki silaha da aile saldırınca patlama sesi duyuldu. ‘Kızınızı hastaneye götürelim’ diye uğraştım ama beni dinlemediler. O arada ticari ve sivil araç yanaştı ben de ekibimi alarak olay yerini terk ettim” dedi.

Sanığın bu sözleri üzerine salondan "yalan söylüyorsun geri çekilmedin" sesleri yükseldi.

Dilek'in avukatlarının "Anne baba Dilek ve Mehmet'in sizin silahınıza dokunduğunuzu söylediniz nasıl oldu? Sorusuna sanık polis; "Abisi silahıma dokununca ben de silahla abisini ittirdim götürmeye çalıştım. Annesi babası da Mehmet'in önündeydi. Dilek arkamdan omzuma dokunup ne yaptığımı sordu. Sonra arbede oldu siklh patladı" diye cevap verdi.

Eve girdikten sonra arkadaşları kontrol etmek ve arama unsurlarının girmesi için bir kez dışarı çıktım sonra da holün ortasında durdum tekrar girince. Kimlik kontrolü yaparken silahımın kemeri olmadığı için arkadaşa vermiştim silahı sonra da eline alıp göğüs hizasında tuttum

Avukatın evden kaçta çıktınız sorusuna sanık polis “4.10'da girdik 5.45'de çıktık” diye cevap verdi.

Avukatın "daha önce kimseyi öldürdünüz mü’ sorusuna sanık polis; “26 yıldır polis memuruyum emekliliğime bu kadar az kalmışken bunu yapmam. Kimseyi vurmadım. Hakkımda açılmış dava yok. 26 yıllık meslek ve operasyon hayatımda kimse bana ‘galoş giy’ demedi" diye cevap verdi.

Tanık olarak dinlenen polis olay sonrası tutulan tutanakta yer alan beyanı okumadan imzaladığını itiraf etti. Bunun üzerine katılan taraf avukatları tanığın ifadesinin kabul edilmemesini talep etti. Katılan taraf avukatları savunmalarında soruşturma aşamasında yaşanan hukuksuzluklara ve kolluk kuvvetlerine uygulanan cezasızlığa değindi.

“Cezasızlık zırhında yargının günahı çok büyük"

Diyarbakır Baro Başkan Vekili Ahmet Özmen de kamu görevlilerinin işlediği suçlar ve yargı tarafından korunduklarına değinerek “Cezasızlık zırhında yargının günahı çok büyük" dedi. Özmen: "İddianamede ihmalden kaynaklı ölüm deniyor ama iddianamenin neden ihmalden yani 83. maddeden açıldığını söylemiyor. İhmalden adam öldürmenin suçu 15 ile 20 yıl arası. Sayın yargıç 20 yılla insan öldürmekten yargılanan kaç kişi tutuksuz yargılanıyor? Bugün insanlar hakaretten tutuklanıyor. Bu sanığın bugün tutuklanarak cezaevine gönderilmesini istiyoruz” dedi.

Hakim talepleri reddetti, duruşma salonu karıştı

Dilek Doğan’ın avukatları mahkemeden sanığın TCK 81'den yani kasten insan öldürmekten tutuklanmasını, hazırlık aşamasında toplanamayan delillerin toplanmasını, emniyette alınan ifadelerde sicil numaraları yazılmadığı için savcılıkta verilen ifadelerle karşılaştırılması için emniyetten sicil numaralarının istenmesini, olay yerinde keşif yapılmasını, disiplin yönünden sanığın incelendiğine dair yazı ile ilgili polis teftiş kurumundan yapılan işlemlerin tümünü ve ifadelerini, olay günü olay yerinde olan ekibin telsiz konuşmalarını ve olay yerindeki fotoğrafların istenmesini talep etti.

Disiplin dosyasının celbinin kabul eden mahkeme keşif talebini reddetti. Mahkemenin tutuklama talebini ise tutuklama da CMK’nın 100/1 unsurları oluşmadığı gerekçesiyle reddetmesi üzerine mahkeme salonu karıştı. İzleyenler “Adalet istiyoruz” diye bağırdı. Kalabalık heyeti yuhaladı. Bunun üzerine mahkeme heyet karar için salondan çıktı

Dilek Doğan davası öncesinde 22 gözaltı

Adliye girişinde aralarında Dilek Doğan'ın yakınlarının da bulunduğu bir grup, içeri girmek istedi. Ancak polis, sadece Dilek Doğan'ın ailesinin adliyeye girebileceğini belirterek, grubu içeri almadı. Polis, davayı izlemeye gelenleri tazyikli su, biber gazı ve plastik mermi sıktı. Yere düşenleri onlarca polis tekmeledi, plastik mermi sıktı. Olayda 22 kişi gözaltına alındı.

 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim