• BIST 89.282
  • Altın 145,428
  • Dolar 3,6363
  • Euro 3,8917
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 13 °C

Diyarbakır Barosu; "Halepçe'yi Unutmayacağız"

Diyarbakır Barosu; "Halepçe'yi Unutmayacağız"
Diyarbakır Barosu, Halepçe katliamının yıldönümü anısına bir açıklama yaprak dünyanın Halepçe katliamına duyarsız kaldığına dikkat çekti.

16 Mart Halepçe katliamının yıldönümü münasebetiyle Diyarbakır Barosu yazılı bir açıklama yaptı. Yaparak, Halepçe katliamının unutmayacağı belirtildi.
 
Halepçe katliamının Kürtlere karşı tarihin tanık olduğu en ağır ve en utanç verici suçlarından biri olduğuna değinilen açıklamada,  “Irkçı Baas Rejimi güçlerince Güney Kürdistan’ın Halepçe şehrinde kimyasal silahlarla soykırım suçu işlendiği” belirtildi.
 
“Saddam Rejimi, kimyasal silahları batılı ülkelerden  aldı”

Halepçe’de Kürtlere karşı kimyasal silahlarla gerçekleştirilen eylem, soykırım suçunun tüm unsurlarını oluşturmaktadır vurgusu yapılan açıklamada, 1948 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılmasına Dair Sözleşmenin 2. Maddesi hatırlatılarak,  “Ulusal, etnik, ırksal veya dinsel bir grubu, kısmen veya tamamen ortadan kaldırmak amacıyla gruba mensup olanların öldürülmesi, grubun mensuplarına ciddi surette bedensel veya zihinsel zarar verilmesi, grubun bütünüyle veya kısmen, fiziksel varlığını ortadan kaldıracağı hesaplanarak yaşam şartlarını kasten değiştirilmesi…” gibi eylemler soykırım suçunu oluşturmaktadır.”  bilgisine yer verildi.
 
Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi adına yapılan açıklımda, “Uluslararası toplum, Kürt halkına karşı Halepçe’de işlenen soykırım suçuna karşı sessiz kalmış, kendi temel belgelerinden ve hukukundan kaynaklanan sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Hatta Saddam Rejimi, kimyasal silahları batılı ülkelerden Almanya’dan sağlanmış, BM Güvenlik Konseyi üyesi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği yapımı Mig-23 uçaklarından, kimyasal gazlarla ölüm yağdırılmıştı.”denildi.
 
Açıklama son olarak Diyarbakır Barosunun, Halep’çe Jenosidinin tanınması için, dünyadaki diğer parlamentolara ve özellikle de Türkiye’deki siyasi partilere, Hükümete ve Türkiye Büyük Millet Meclisine çağrıda bulunmasıyla son buldu.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim