• BIST 107.401
  • Altın 151,137
  • Dolar 3,6765
  • Euro 4,3226
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 21 °C

"E-Mail Yazışmaları Sözleşme Yenilememe Nedeni Olabilir"

"E-Mail Yazışmaları Sözleşme Yenilememe Nedeni Olabilir"
Anayasa Mahkemesi, elektronik posta (e-posta) yazışmaları dikkate alınarak subaylık sözleşmesinin yenilenmemesinin özel hayatının gizliliği ve haberleşme hürriyetinin ihlali olmadığına karar verdi.

Anayasa Mahkemesi özel e-posta yazışmalarının sözleşme yenilememe sebebi olabileceği kanaatine vardı.

Karara göre elektronik posta (e-posta) yazışmaları dikkate alınarak subaylık sözleşmesinin yenilenmemesinin özel hayatının gizliliği ve haberleşme hürriyetinin ihlali değil...

Bülent Polat, 2003’te 9 yıl subay sözleşmesi imzalayarak Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nda işe başladı. Sözleşme bitimine yakın sözleşme yenileme talebinde bulunan Polat’ın sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildi. Polat, sözleşmenin yenilenmemesine karşı olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’ne (AYİM) dava açtı. İdarenin takdir yetkisi ile sözleşmenin yenilenmediğini belirten AYİM, e-posta hesabında çok fazla gayrı ahlakı içerikler bulunduğunu belirterek Polat’ın başvurusunu reddetti. Polat’ın karar düzeltme talebi yine aynı mahkeme tarafından reddedildi. Hava Kuvvetleri Komutanlığı, AYM’ye gönderdiği yazıda ise söz konusu e-posta sisteminin personelin görev kapsamında kullandığını ve dış dünyaya kapalı olduğunu bildirdi. Söz konusu e-posta yazışmalarında gönderici olmayıp alıcı olduğunu kaydeden Polat, iradesi dışında kendisine gelen e-postalar nedeniyle sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürdü. İddiaların şeref ve onurunu zedelendiğini ifade eden Polat, özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetinin ihlal edildiğini savunarak AYM’ye bireysel başvuruda bulundu. 

AYM, anayasanın 20. maddesinde yer alan özel hayatın gizliliği hakkı ile anayasanın 22. maddesinde güvence altına alınan haberleşme hürriyetinin ihlal edilmediğine oy çokluğu ile karar verdi. 

AYM’nin gerekçeli kararında şu ifadeler yer aldı: “TSK’nın milli güvenliğin sağlanması ve korunmasında üstlendiği görev dikkate alındığında askeri disiplinin sağlanması, TSK’da çalışmak isteyen diğer kişilerin tabii olmadığı bazı sınırlamalara tabii olmaları gerekmektedir. TSK’nın istihdam etmek istediği personelde arayacağı nitelikler konusunda daha geniş bir takdir yetkisine sahip olduğuna kuşku yoktur.

Somut olayda başvurucunun dava konusu yaptığı işlemin, sözleşmesinin feshi değil; sözleşmesinin yenilenmemesi işlemi olduğu hatırdan çıkarılmamalıdır. İdare, söz konusu resim ve yazıların paylaşımı nedeniyle başvurucunun sözleşmesini feshetme yoluna gitmemiştir. Ancak bu sözleşmenin bitiminden sonra idare, başvurucuyu yeniden istihdam edip etmeme konusunda değerlendirme yaparken sicil, ödül, ceza yanında kurumsal e-posta hesaplarının denetim birimlerince e-postaların göreve yönelik olup olmaması yönünden düzenleme raporu da esas alınarak sözleşmeyi yenilememe yönünde takdir kullanmıştır. Bu bakımdan askeri disiplin gerekleri açısından daha sıkı kuralların geçerli olduğu bir statüde personel istihdam ederken TSK’nın takdir yetkisinin daha geniş olduğu dikkate alındığında başvurucunun yeniden istihdam edilmemesine yönelik işlemin demokratik toplumda gerekli ve orantılı olmadığı söylenemez.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim