• BIST 106.668
  • Altın 140,816
  • Dolar 3,5391
  • Euro 4,0642
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

Eminağaoğlu, Eleştiri ve Yayın Yasağı İsteyen Savcıyı HSYK’ya Şikayet Etti

Eminağaoğlu, Eleştiri ve Yayın Yasağı İsteyen Savcıyı HSYK’ya Şikayet Etti
Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ankara'daki katliama yayın ve eleştiri yasağı isteyen savcıyı ile Adıyaman’da El Kaide dosyalarını kapatan yargı mensuplarını HSYK’ya şikayet etti.

Yargıçlar Sendikası Kurucusu, Ankara Barosu Avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ankara’da yüzlerce kişinin hayatını kaybettiği katliam sonrasında yayın yasağı ve eleştiri yasağı isteyen savcı Tekin Küçük’ü, yine savcı Küçük’ün talebini kabul eden Ankara 6.Sulh Ceza Hakimi Savaş Şahinbay, Ankara Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosundan sorumlu başsavcı vekili ve Ankara Başsavcısı Harun Kodalak’ı  HSYK’ya şikayet etti. Dilekçede, şikayet edilenler hakkında adli ve idari disiplin soruşturması açılması istendi.

Öte yandan Eminağaoğlu, aynı zamanda Adıyaman’da EL Kaide ile ilgili davada ve yürütülen soruşturmada “takipsizlik” ve “beraat” kararına imza atan Adıyaman Ağır Ceza Başkan ile üyeleri, Adıyaman Başsavcısı ve C.Savcıları hakkında da HSYK’ya şikayette bulundu.

Eminağaoğlu’nun HSYK’ya 19 Ekim 2015’te “eleştiri ve yayın yasağı” isteyen savcı Küçük ve talebi kabul eden Sulh Ceza Hakimi ile sorumlu başsavcılar hakkında verdiği şikayet dilekçesinde açıklama bölümünde şu hususların altı çizildi:

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Ankara katliamı ile ilgili hazırlık soruşturması yürütülürken, Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’nun başvurusu üzerine, Ankara 6 ncı Sulh Ceza Yargıçlığı bu başvuru doğrultusunda;

“10.10.2015 günü Ankara Tren Garı yakınlarında patlayan 2 ayrı bomba nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından suç fail ya da faillerinin yakalanabilmesi amacıyla soruşturma başlatıldığı, bu kapsamda yazılı ve görsel basın ile internet medyasında olaya iştirak etme şüphesi bulunan kişiler ile ilgili birtakım bilgilerin yayınlandığının müşahede edildiği, bu durumun soruşturmanın sağlıklı bir şekilde yürütülmesine engel olduğu, talebin milli güvenlik, kamu düzeni ve güvenliği ile toprak bütünlüğümüzün korunmasıyla alakalı olduğu göz önüne alındığında 5187 sayılı Yasanın 3/2 maddesi hükmündeki koşulların oluştuğu anlaşıldığından, soruşturma tamamlanıncaya kadar soruşturma dosyası kapsamı hakkında yazılı, görsel ve sosyal medya ile internet ortamında faaliyet gösteren medyada her türlü haber, röportaj, eleştiri vb. yayınların yapılmasının yasaklanmasına” gerekçesi ile yayın yasağı kararı vermiştir. (EK.01)

Karar Cumhuriyet savcısı Tekin Küçük tarafından, infazı için Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’na gönderilmiştir. (EK.02)

Talep ve karar, yargısal denetime tabi ise de, çok ağır hukuk dışılıklar içermektedir. Kararın yargı ile tek bağlantısı, talep eden ve verenin sıfatları nedeniyledir.

5271 sayılı Yasa’nın 157 nci maddesi uyarınca hazırlık soruşturması zaten gizli olup, yaptırımı ise zaten 5237 sayılı Yasa’nın 285 inci maddesinde düzenlenmiştir.

Karara bakıldığında;

·         Basın özgürlüğü temel haklar kapsamında korunmakta olup, İHAS çerçevesinde korunan bu hakla ilgili olarak, 5237 sayılı Yasa’nın 285/6 ncı maddesinde, “soruşturma hakkında haber verme sınırları aşılmaksızın haber yapılmasının suç oluşturmayacağı” da belirtilmesine rağmen böyle bir karar verilebilmiştir.

·         Öte yandan, “dosya kapsamı hakkında” yayın yasağı kararı verildiği ifade edilmektedir ki, gizli olan dosya içeriğinde ne bulunduğunun zaten bilinebilmesi de olanaklı değildir! 

·         Kararla, haber, röportaj, hatta eleştiri bile yasaklanmaktadır ki, Anayasa’nın 28 inci, Basın Yasası’nın 3/1 inci maddesi uyarınca, böyle bir karar çok açıkça basın özgürlüğünü ortadan kaldıran, sansür niteliğinde bir karardır.

·         Haber verme sınırlarının aşılması durumunda hazırlık soruşturması ile ilgili olarak 5237 sayılı Yasa’nın 285 inci maddesindeki suç ortaya çıkmaktadır ki, bu yasa hükmünün varlığı karşısında, verilen kararla, bu maddedeki zaten suç oluşturan eylemler bile yasaklanmaktadır! Ayrı bir yaptırımı olmayan, yaptırımsız olan bu kararın verilmesiyle, basın özgürlüğüne aykırılık yaratılmıştır.

·         Yayın yasağı kararı, 5187 sayılı Basın Yasası’nın 3/2 maddesine dayanılarak verilmiştir. Buna rağmen bu yasağın kapsamına, anılan yasanın kapsamında kalmayan internet ortamındaki yayınlar, sosyal ve görsel medya bile konu edilmiştir. 

·     Olaylara yönelik yayın yasağı kararı söz konusu olamayacakken, hazırlık soruşturması gerekçesi kullanılarak, verilemeyecek bir karara imza atılmıştır. 

·         Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun, internet ortamındaki yayınlar, yazılı ve sosyal medya konuşunda görevi bile bulunmamasına rağmen, karar tüm bu yönlerden de infaz için RTÜK’e gönderilmiştir!

Talep doğrultusunda verilen kararla ilgili olarak Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki işbölümü gözetildiğinde, bu kapsamdaki görevlilerden bir itiraz olmadığı, medyada günlerce yer bulmasına rağmen Cumhuriyet Başsavcısı tarafından bile itiraz yoluna başvurulmadığı ifade anlaşılmıştır. Ortaya çıkan bu aykırılıklar, tüm bu kapsamda kalan kişilerin de sorumluluğunu gerektirmektedir.

Hukuk dışılık disiplin soruşturması boyutunun ötesine de geçip, görevi kötüye kullanma suçunu da ortaya çıkarmaktadır. Tüm bu yönlerden hukuksal gereğinin yapılması talep edilmektedir.
Eminağaoğlu, Adıyaman’da El Kaide davası ve soruşturmaları yürüten, bu dosyaları kapatan ilgili yargı mensupları ile ilgili HSYK’ya yaptığı şikayette de şunları anlattı:

El Kaide davasında Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesi’nce beraat kararı verildiği, El Kaide soruşturmasında da Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği öğrenilmiş olmakla,
Bu konularda basında yer alan ve varlığı öğrenilen mevcut kanıtlara rağmen, bu kararları verenler hakkında, konunun disiplin soruşturması boyutunu da aştığı gözetilerek, hukuken gerekli işlemlerin yapılabilmesi için, gerekli olan adli ve disiplin soruşturmalarının açılarak yürütülmesi.

Kaide davası açılmıştır. Dosya içerisinde bulunduğu basında çıkan haberlerden öğrenilen dinleme kayıtları ve diğer belgelere rağmen, bu kişiler hakkında beraat kararı verildiği ifade edilmiştir.

El Kaide davasında diğer soruşturulanlar hakkında da Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiştir.

Basında yer alan ve varlığından bu şekilde haberdar olunan kanıtlar karşısında söz konusu kararların verilmesi açık hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Bu hukuka aykırılık disiplin sorumluluk boyutunu aşmakta, adli nitelik te taşımaktadır. Bu nedenle Adıyaman Ağır Ceza Mahkemesinin ve Adıyaman Cumhuriyet Başsavcılığı’nın söz konusu işlemlerini gerçekleştirenler ve sorumluluğu bulunan diğer kişiler hakkında gerekli işlemlerin yapılması kaçınılmazdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilgililer hakkında gerekli işlemlerin yapılması konusunda bilgi ve gereği arz ve talep olunur.

KAYNAK: ARZU YILDIZ / HABERDAR

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim