• BIST 107.769
  • Altın 152,486
  • Dolar 3,7110
  • Euro 4,3659
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 12 °C

Eminağaoğlu'ndan 'Arama-Tarama' Tepkisi

Eminağaoğlu'ndan 'Arama-Tarama' Tepkisi
Yargıçlar Sendikası Eski Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Savcı Mehmet Selim Kiraz'ın şehit edilmesinin ardından adliyelerde başlatılan avukatların aranmasına yönelik uygulamayla ilgili açıklama yaptı.

Eminağaoğlu'nun facebook'tan paylaştığı 'Adliyelerde, yargıç, savcı ve avukatlar asla önleme aramasına ve taramasına tabi tutulamaz' başlıklı yazısı şöyle:

Ülkemizde adliyeler de artık polis denetiminde...
Adliyeler de bir ileri karakol görünümünde...

Adliyeye görev için gelen kolluk görevlileri, özel güvenlik görevlileri ve polislerin, gerçekten görevli olan kişiler olup olmadıkları, taşıdıkları silahların da gerçekten bu görevleri gereği kendilerine verilen silah olup olmadığı, uygulamada hiç bir biçimde kontrol edilmemekte, polislerden ve bu görevlilerden kuşku bile duyulmamaktadır.

Öte yandan, yargının üç kurucu unsuru olan yargıç, savcı ve avukatlar ise, adalet dağıtmak için geldikleri adliyelerde, önleme aramasına tabi tutulduklarından, kendileri suç işleme konusunda kuşku duyulan kişiler konumuna itilmiş durumda...

Gelinen noktada herşey karakollarda biçimlenip, adliyeler karakol işlemlerini etkin denetleyemeyince, yargıç, savcı ve avukatların yargı bağımsızlığı gereği sahip oldukları aranma bağışıklığı konusundaki haklarını artık kulanmaları söz konusu değil... Bu hakları yukarıda belirtildiği gibi uygulamada polisler kullanmakla, artık böyle bir davranış kodu gelişmiştir. Yani adliyede, yargıç, savcı ve avukatlara değil, polislere bağışıklık... Adliyelere sinen bu polis devleti uygulaması ise, ısrarla hukuk devleti ilke ve kuralı diye dayatılmakta ve uygulatılmakta...

Yargı bağımsızlığı; yasama ve yürütme organları yanında, yargının kendi içinde, diğer kişi ve kurumlar ve ayrıca basın ve kamuoyu karşısında bağımsızlığını da gerektirmektedir. Yürütmeden gelen telkin ve baskı karşısında, bu konuda yargı bağımsızlığını zedeleyen davranışlar, yargının kendi içinde ortaya çıkmış, yargıç, savcı ve avukatlar aykırı uygulamayı sürdürmüş, adalet dağıtmakla görevli bu kişiler, öncelikle kendi haklarını arayamaz olmuşlardır. Oysa, bu haklar onların kişisel hakları değil, yargının bağımsız işleyebilmesi için sahip olmaları ve kullanmaları gereken haklarıdır. Bu hakları kullanamadan, adil bir ortam içinde bulunmaları söz konusu olamayacağından, adil bir yargılama durumu ve koşularından da asla söz edilemez.

Böyle bir tabloda, yargı bağımsızlığına sahiplenen sadece yargıdaki sivil örgütler olmuştur. 2010 Anayasa değişikliği ile yürütmenin kolu durumuna sokulan yüksek mahkemelerin hiç birisinden ve 1982 Anayasasının idari ve mali vesayet altına soktuğu yargıdaki meslek kuruluşlarından, ya hiç bir ses çıkmamış ya da yargı bağımsızlığının gereği olan ses duyulmamıştır. 

Yargıç, savcı ve avukatların adli aramalarına bakılacak olursa;

Avukatlık Yasası uyarınca, avukatlar ağır cezalık süçüstü dışında aranamazlar (1136/md58)
Yargıçlar ve Savcılar Yasası uyarınca, yargıçlar ve savcılar ağır cezalık suçüstü dışında aranamazlar (2802/md88)

Evrensel hukuka ve Anayasamıza göre, özgürlükler alanında yasaklanmayan konularda serbesti esastır. Yasaklama/kısıtlama ise, ancak yasa ile, demokratik toplum gereklerine uygun, ölçülü ve orantılı yapılabilir.

Arama işlemi, kuşkusuz özgürlüğü kısıtlayan bir işlemdir.

Yargıç, savcı ve avukatların suç öncesi aramalarına bakılacak olursa;

Yargıç, savcı ve avukatların, suç olmadan yani suç öncesi, önleyici arama konusu özel olarak Ceza ve İnfaz Yasası'nda düzenlenmiş, bu yasada cezaevlerinde milletvekilleri, yargıç, savcı ve avukatların hiç bir biçimde görev ve sıfatlarına bakılmaksızın, duyarlı kapı, x-ray gibi işlemlere tabi tutulacakları, bir ikazın ortaya çıkması durumunda ise, ortaya çıkan bu ikaz nedeniyle aramaya rıza göstermeyenlerin giriş taleplerin karşılanmayacağı açıkça ifade edilmiştir. (5275/md86)

Yargıç, savcı ve avukatlarla ilgili başkaca önleme aramasını konu eden düzenleme bulunmamaktadır.

Yargıç, savcı ve avukatların görevlerini yerine getirecekleri cezaevleri için özel olarak önleme aramasının düzenlenip, yargıç, savcı ve avukatlar yönünden önleme aramasının açıkca cezaevlerinde olanaklı kılınmasına rağmen, adliyeler için aynı durumun söz konusu edilmemesi karşısında, özgürlüklerin kısıtlanmasında da kıyas yoluna gidilemeyeceğinden, adliyelerde yargıç, savcı ve avukatların asla ve asla önleme aramalarına tabi tutulamayacağı açık ve tartışmasızdır.

Adli ve önleme araması konusu mevzuatta açıkca böyle yer almakta olup, tarama adı altında önleme aramasının kapsamı adliyelere hiç bir biçimde genişletilemez.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim