• BIST 108.504
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1140
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 26 °C

Eminağaoğlu'nun Fidan ve Davutoğlu Şikayetinde Hukukçu Görüşlerine Yer Verildi

Eminağaoğlu'nun Fidan ve Davutoğlu Şikayetinde Hukukçu Görüşlerine Yer Verildi
Ankara Barosu Avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu, Ankara’daki bombalı saldırı ile ilgili Yargıtay’da verdiği dilekçesinde hukukçuların görüşlerine de yer verdiği ortaya çıktı.

Yargıçlar Sendikası Kurucusu ve Ankara Barosu Avukatı Ömer Faruk Eminağaoğlu, 10 Ekim’de Ankara’da yapılması planlanan “Barış Mitingi”nde yüzlerce vatandaşın hayatını kaybetmesine sebep olan saldırı ile ilgili Hakan Fidan, Mehmet Kılıçlar (Ankara Valisi), Mahmut Demirtaş, (Adıyaman Valisi), Ahmet Davutoğlu, Selami Altınok, Emniyet Genel Müdürü,EGM İstihbarat Daire Başkanı,EGM Güvenlik Daire Başkanı,MİT Ankara Bölge Müdürü, MİT Ankara İl Müdürü,Ankara Emniyet Müdürü, Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü,Ankara Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şube Müdürü ve Saptanacak diğer kamu görevlileri hakkında “İhmali davranışla birden fazla kasten öldürme (TCY 83, 21/2)”, “İhmali davranışla birden fazla kasten öldürmeye teşebbüs (TCY 83, 35, 21/2)”, “İhmali davranışla birden fazla kasten yaralama (TCY 88, 21/2)”, “Görevi kötüye kullanma (TCY 257/1-2)”, “Kamu görevlisinin suçu bildirmemesi (TCY 279/1)”, “Kamu görevlisinin suçluyu kayırması (TCY 283/2)” suçlamasıyla Yargıtay’a başvurmuştu.

Eminağaoğlu, suç duyurusunun eklerinde hukukçu görüşlerine de yer vererek, kendisinin dilekçede belirttiği hususların yanı sıra bu görüşler doğrultusunda Yargıtay’ın harekete geçmesini istedi. 

İşte dilekçe eklerinde yer alan hukukçu görüşleri:

Uludağ Üniversitesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Başkanı Timuçin Köprülü yazılı görüşünde özetle;

Açıklamalardan, polisiye ve istihbari bir ihmalin varlığı ortaya çıkmaktadır.

Davutoğlu, intihar bombacıların listesinin olay öncesi ellerinde bulunduğunu doğrulamaktadır. Ancak, eylem gerçekleştirilmedikçe haklarında işlem yapılamayacağını belirtmiştir ki, bu açıklama ceza hukuku ilkeleriyle bağdaşmamaktadır. 

Ankara Garı'ndaki saldırganlarla Suruç saldırganları arasında bağlantı olduğu, saldırganların ailesinin olay öncesi defalarca kamu makamlarına başvurduğu bilgileri basına yansımıştır.

Bu durumda ilgili kamu görevlilerinin sorumluluğu hakkında aşağıdaki olasılıklar söz konusudur:

Patlayıcı madde bulundurmak ve örgüt üyeliği, bir eylem olmasa da TCY 174 ve Terörle Mücadele Yasası'na göre suçtur. Buna rağmen eylem olmasını beklemek, öğrenilen bu suçu bildirmemek nedeniyle, kamu görevlileri için suçu bildirmeme suçunu gündeme getirmektedir.

Yüklenen görevi yerine getirmeyenler için yine TCY 257/2 nci maddedeki görevi ihmal yoluyla kötüye kullanma suçugündeme gelmektedir.

Yasa ile yüklenen görevlerini, ihmal veya icrai davranışla yerine getirmeyen kamu görevlileri için, bu nedenle ölen kişi sayısınca TCY'nin 83 üncü maddesinde düzenlenen kasten öldürme suçu, yaralanan kişi sayısınca da aynı maddedeki kasten öldürmeye teşebbüs suçu gündeme gelmektedir. Öldürmeye teşebbüs boyutuna varmayan yaralanmalar için de, yaralı sayısınca aynı şekilde TCY 88 nci maddesindeki suç gündeme gelmektedir. Yerine getirilmeyen görev nedeniyle ortaya çıkan sonuç, "olursa olsun" anlayışını, bu da olası kastı söz konusu etmektedir. 

Ölüm ve yaranmayı doğuran yerine getirilmeyen görev nedeniyle, eldeki bilgiler karşısında normal taksir boyutunu aşan durum karşısında, olursa olsun anlayışı ile değil de, "böyle bir sonuç gerçekleşmez düşüncesi ile" hareket edilmiş ise o zamanda da bilinçli taksirle gerçekleşen, öldürme, öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçları gündeme gelebilecektir.

Tüm bu durumların elde edilen bilgiler karşısında, etkili bir soruşturmaya tabi tutularak açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.

Emekli Yargıtay 1 inci Ceza Dairesi Üyesi Salih Zeki İskender yazılı görüşünde özetle;

Barışçıl amaçlı toplantı ve gösteri yürüyüşü yapılması evrensel bir haktır. Bireylerin bu haklarını kullanabilmesi için devlet can güvenliği dahil her türlü önlemi almak zorundadır. Başbakan, bu olaya karışan canlı bomba listesinin olaydan önce ellerinde olduğunu, ancak eyleme karışmadan tutuklama olmayacağını ifade etmiştir.

Diyarbakır, Suruç, Ankara patlamaları arasında ortaya çıkan benzerlik ve bağlar düşünüldüğünde, bu konuda ortaya çıkan sonuç ile ilgili olarak kuşkusuz kamu görevlilerinin de sorumluluğu irdelenmelidir.

Polis Vazife ve Selahiyet Yasası, İl İdaresi Yasası, Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Yasası gibi yasalarda, kamu düzeninin ve suç işlenmesinin önlenmesi konularında yüklenen görevler ortaya konulmuştur.

Bu nedenle anılan yasalar yönünden, eldeki veriler karşısında, ilgili kamu görevlileri hakkında etkin bir soruşturma gerçekleştirilmelidir.

Ankara il sınırları içinde gerçekleşen patlama konusunda, Vali, kolluk ve MiT personelinin görev ve sorumlulukları irdelenmelidir.

Bu tabloda görevi kötüye kullanma suçu gündeme gelmektedir.

Basındaki bilgilerden, Diyarbakır ve Suruç sonrası yeni intihar saldırısı olacağı bilgisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Yukarıda belirtilen yasalardaki görevler gözetilerek, icrai veya ihmali davranışla yapılmayan görev nedeniyle ortaya çıkan ölüm sayısınca olası kasıtla öldürme, yaralı sayısınca da olası kasıtla öldürmeye teşebbüs suçu gündeme gelmektedir.

Tüm bu suçlar yönünden, ilgili kamu görevlileri ve görevleri irdelenerek, etkin bir soruşturma söz konusu edilmelidir.

Yargıtay’ın benzer olaylarda emsal kararları mevcut

2009 yılında Mustafakemalpaşa'da meydana gelen grizu patlamasında 19 kişinin ölümü olayında Yargıtay 12’nci Ceza Dairesi, iş güvenliği önlemleri sağlamayanlar hakkında ölen kişi sayısınca, TCY'nın 83 üncü maddesi uyarınca olası kasıtla adam öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği yolunda karar vermişti.

KAYNAK: HABERDAR / ARZU YILDIZ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim