• BIST 83.106
  • Altın 146,948
  • Dolar 3,7641
  • Euro 4,0426
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -3 °C

Enerji Şirketinden Köylülere Zarar Tebligatı Şoku!

Enerji Şirketinden Köylülere Zarar Tebligatı Şoku!
İzmir'in Karaburun ilçesi Yaylaköy Mahallesi'nde yaşayan köylüler, verdikleri hukuk mücadelesiyle, rüzgar enerjisi santrali (RES) projesinin 47 türbini için, mahkemeden lisans iptali kararı çıkarttı.

Bu gelişme üzerine köylülere, RES'i yapan şirketten gelen ihtarname ise, şoke etti.

Açılan dava ve sonrasında çıkan kararlarla yaklaşık 15 milyon TL'lik zarara uğradıkları açıklayan şirket, köylüleri, bu parayı daha sonra rücu edip, kendilerinden alacakları yolunda bildirimde bulundu.

Karaburun'a bağlı Yaylaköy'de kurulan yarımadanın önemli bir bölümünde bulunacak olan rüzgar enerjisi santralinin 47 türbini için, vatandaşlar ve çevreciler, hukuk mücadelesi başlattı. 166 rüzgar türbini ile yarımadanın en büyük projesi olan Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş.'ye ait Karaburun RES projesi için, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) verdiği elektrik üretim lisansının iptali talebiyle, Ankara 8'inci İdare Mahkemesi'nde dava açıldı. Geçen 25 Mayıs'ta mahkeme, şirketin RES proje iznini iptal etti. Bunun için de halen çalışıp elektrik üreten proje kapsamındaki 47 türbin de durduruldu. Mahkeme kararına rağmen TEİAŞ kararı ile türbinler geçen hafta yeniden çalıştırıldı. Bunun üzerine bir kez daha harekete geçen köylüler, ilk olarak jandarmaya haber verdi ve mahkeme kararına rağmen RES'lerin çalışması nedeniyle tutanak tutulmasını sağladı. Ardından da Karaburun Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunuldu.

ŞİRKETTEN 15 MİLYON TL'LİK ZARARI ÖDETME İHTARI

Bu gelişmelerin yaşandığı sırada, RES projesini gerçekleştirecek olan Lodos Karaburun Elektrik Üretim A.Ş., 12 Haziran'da noter kanalıyla hazırladığı ihtarnameyi, kendisine karşı hukuk mücadelesi veren köylülere gönderdi. Geçen hafta içerisinde ihtarnemeyi alan köylüler, şaşkına döndü. İhtarnamede, şirketin lisansının 233 MW kurulu bir gücü öngördüğü, ancak bunun henüz 120 MW'lık bölümünün faaliyette olduğu, bu projenin durduğu her gün hem şirketin hem de ülke ekonomisinin zarara uğradığı belirtildi. Devamında ise, kapalı kaldığı günlerde firmanın yaklaşık 15 milyon TL (14 milyon 635 bin TL) zarar ettiği, tesisin davalar nedeniyle geç başladığı süre içerisinde oluşacak tüm zararın, davacı köylülerden tahsil edileceği kaydedildi.

AVUKAT ALTIPARMAK: BOŞ LAF

Şirketin, uğrayacağı zararı kendilerinden alacağını belirttiği köylüler, önce büyük şaşkınlık yaşadı. Bu yöntemle, RES projesine karşı müdadelelerinde sindirilmek istediklerini dile getiren köylüler, avukatlarından yardım istedi. Konuyla ilgili açıklama yapan, Çevre ve Ekoloji Hareketi avukatlarından Cem Altıparmak, ihtarnamenin, hiçbir hukuki dayanağının olmadığını, boş laftan öteye geçmediğini söyledi. Dava konusu projeyle de ilgili bilgi veren Cem Altıparmak, "Karaburun Yarımadası, sahip olduğu rüzgar gücünden faydalanmak adına, kendi potansiyelinin kaldıramayacağı sayıda RES projeleri ile gündeme geldi. Bu projelerle, doğal yaşam alanları hızla parçalanıp yok olmaktadır.

Toplam yüzölçümü 415 kilometrekare olan Karaburun Yarımadası'nda sadece bir RES projesi için verilen izin 252 kilometre karelik bir alanı kapsamaktadır. Bu haliyle sadece tek bir proje, yarımada yüzölçümünün yüzde 61'ini işgal etmektedir" dedi. Şirketin ve EPDK'nın mahkeme kararına uygun davranması gerektiğini de söyleyen Altıparmak, "Davada ileri sürdüğümüz argümanlar, mahkeme tarafından da kabul edilmiş ve elektrik üretim lisansı iptal edilmiştir. Bu aşamadan sonra EPDK ve yatırımcı şirket, mahkemenin iptal kararındaki gerekçelere uygun davranmalıdır.

Buna rağmen şirket, gönderdiği ihtarnamede, üretim lisansının iptalinden dolayı üretemedikleri elektriğin parasını Karaburunlulardan talep edeceklerini iddia etmiştir. Şirketin ciddiyetten uzak bu ihtarnamesi, hiçbir hukuki dayanağı olmayan, boş laftan öteye geçmeyen bir ihtarnamedir. Hukuka aykırı işlemler sonucu mağdur olan tek taraf, yaşam alanları insafsızca daraltılan, doğası, geçim kaynakları ve kırsal kalkınma potansiyeli yok edilen yerel halktır. Hukuka uygun davranmak yerine, içi boş tehditlerle halkın gözünü korkutmaya çalışıp, bu yolla halkı meşru hak arama mücadelesinden vazgeçirebileceklerini umanlara gereken cevap, bugüne kadar ekoloji mücadelelerinde verilmiştir ve verilmeye devam etmektedir" dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim