• BIST 81.618
  • Altın 145,694
  • Dolar 3,7670
  • Euro 3,9908
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Erdoğan: “Adalet Yoksa O Devletin Ayakta Durması Mümkün Değildir”

Erdoğan: “Adalet Yoksa O Devletin Ayakta Durması Mümkün Değildir”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devletin esasının ve temelinin adalet olduğunu vurgulayarak, "Eğer adalet yoksa, o devletin ayakta durması mümkün değildir. Onun için, adalet üzerine kurulu bir devlet... İşte hedef bu olmalı" görüşünü aktardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çekmeköy Belediyesi’nce düzenlenen “Merhamet ve Adalet” konulu Kısa Film Yarışması’nın Zorlu Performans Sanatları Merkezi’nde gerçekleştirilen Gala Gecesi ve ödül törenine katıldı. Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte törenin yapıldığı salona girip yerine oturduktan sonra, izleyiciler bir süre tezahüratta bulundu.

Tören, Kur’an-ı Kerim okunmasıyla başladı.

“Hayatın her alanında adalete ve merhamete ekmek kadar, su kadar, hava kadar ihtiyaç duyduğumuz bir dönemden geçiyoruz. Dünyanın bir köşesinde masum insanlar katledilirken, diğer köşesinde insanlar kendi konforlarını yükseltmek peşinde koşuyor” diyen Erdoğan, Avrupa’da ve Asya’da sayıları milyarı bulan insanlar aç yaşarken, Batı’da insanların obezlikten mustarip olduğunu dile getirdi. Erdoğan, obezliğin son yıllarda Türkiye’de de sorun haline geldiğini söyledi.

Suriye’de yaşananlar hakkında konuştu

“Velhasıl adaletsizlik ve merhametsizlik dünyayı sarmış durumda” diyen Erdoğan, 6 yıldır Suriye’de yaşananlara işaret ederek, şöyle devam etti:

“Türkiye gönlünü ve sınırlarını, mazlumlara ve mağdurlara açarken, üç maymunu oynayanlar, konu kendileri olunca ilk iş kapıları kapattılar. İşte bunlarda merhamet yok, adalet yok. Bunlarda diktatörlük var, zulüm var. Biz meseleyi kaynağında çözmeyi, Suriye’de güvenli bölge oluşturarak insanları göç etmeye zorlayan sebepleri ortadan kaldırmayı teklif ettiğimiz halde, meseleyi ısrarla başka yönlere çekmeyi sürdürdüler. Suriye’de DAİŞ terör örgütüyle mücadele ettiğini söyleyenlerin hiçbiri, ne bizim kadar örgüte zaiyat verdirmişlerdir ne de bizim kadar bedel ödemişlerdir. Bir yandan canlı bombalarla, diğer yandan Kilis’e yönelik saldırılarla canımızı yakan bu örgüte karşı mücadelemizde bizi yalnız bıraktılar. Ankara ve İstanbul’da patlayan bombalara verilen tepkilerle, Paris’te, Brüksel’de yapılan eylemlere verilen tepkiler arasındaki fark, adaletsizliğin somutlaşmış halinden başka bir şey değildir.”

“Dünya 5’ten büyüktür”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye 3 milyon göçmeni topraklarında barındırırken, 300 bin kişiye tahammül edememek, merhametsizliktir” diyerek, BM Güvenlik Konseyi’nin yapısını eleştirdi. Sürekli vurguladığı “Dünya 5’ten büyüktür” sözünü hatırlatan Erdoğan, “5 ülke dışında, 190 ülkenin orada temsilini sağlayacağız, sağlamamız lazım” diye konuştu.

“Adalet yoksa o devletin ayakta durması mümkün değildir”

Erdoğan, “Eğer adalet yoksa, o devletin ayakta durması mümkün değildir” diyerek, şöyle dedi:

“Hazreti Ömer (El adlü esasül mülk) diyor. Mülkün esası, temeli adalettir. Bazıları bunu mal mülk anlamında anlıyor. Aslı o değil. Oradaki mülk ifadesi devlettir. Yani devletin esası adalettir, temeli adalettir. Eğer adalet yoksa o devletin ayakta durması mümkün değildir. Onun için adalet üzerine kurulu bir devlet… İşte hedef bu olmalı.”

“İnsanlığın vicdanında adalet ve merhamet ışığının bir an evvel yanmasını ümit ediyorum” diyen Erdoğan, “Biz ülkemizi diğer insanlara tahakküm etmek için büyütmeye, güçlendirmeye, geliştirmeye çalışmıyoruz. Gayemiz, insanoğlunun istikbalini tehdit edecek düzeye ulaşan bu tehlikeli gidişatı değiştirmek, mazlumların ve mağdurların umut kapısı haline gelebilmektir” şeklinde konuştu.

“Sadece güçlünün, zenginin, silahı çok olanın sözünün geçtiği bir dünya hiçkimse için güvenli bir yer alamaz”,

“Milli gelire oranla baktığımız zaman birinci sırada hangi ülke var biliyor musunuz? Türkiye… Çünkü Batı’da, dünyada milli geliri bizim çok çok üstümüzde olan ülkeler, bizim şu anda geri kalmış ülkelere verdiğimiz desteği vermiyor. Veriyoruz, vermeye de devam edeceğiz. Veren el alan elden üstündür. Biz buna inanarak yola çıktık. Şarkın sevgili kumandanı Selahaddin Eyyubi gibi, evet, zaferle değil, seferle mükellef olduğumuz, inancıyla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Biz ülkemizi diğer insanlara tahakküm için büyütmeye, güçlendirmeye, geliştirmeye çalışmıyoruz. Gayemiz, insanoğlunun istikbalini tehdit edecek düzeye ulaşan bu tehlikeli gidişatı değiştirmek, mazlumların ve mağdurların umut kapısı haline gelebilmektir.”

2023, 2053, 2071…

“Bizim medeniyetimizden, ecdadımızdan başka kim diğer coğrafyalara gitmiş, diğer hayat alanlarına el atmışsa, geride sömürüden, zulümden, acıdan başka bir şey bırakmamıştır. Sadece biz yüzlerce yıl boyunca yönettiğimiz topraklarda hayırla yad edileceğimiz güzel hatıralar bırakmışız. Eserlerle, camilerimizle, kervan saraylarımızla, köprülerimizle, okullarımızla… Bunu başka yapan hiçbir ülke yok. Bugün Osmanlı Devleti’nin hakimiyeti ve himayesi altında olan topraklarda 64 ayrı devlet bulunmaktadır. Hiçbirinde de sömürünün, zulmün, baskının izini göremezsiniz. Bunlara dair şikayet işitemezsiniz. Tam aksine, orada merhameti görürsünüz, adaleti görürsünüz ve bu konuşulur. İslam’ın dünyaya yayılması kılıç zorundan ziyade, tebliğ yoluyla olmuştur. İşte böyle bir müktesebatla insanlığın geleceğinde daha aktif bir rol oynamak istiyoruz. Onun için sinema, kültür, sanat çok büyük önem arz ediyor. Bu konuda en büyük görev evet, bu alanda faaliyet gösteren dostlarımıza, arkadaşlarımıza düşüyor. Yeni Türkiye’nin inşasını bunun yanında da gençlerimizle birlikte yapacağımıza inanıyoruz. Biz 2023 hedeflerimizi birer birer hayata geçirmeye çalışıyoruz. Ama unutmayalım ki, 2053 ve 2071 vizyonlarımızın sahibi, bugünün gençleri ve onlardan sonra gelen nesillerdir. İşte bu nesil, Asım’ın nesli olacaktır. Ne diyor Mehmet Akif, ‘Asım’ın nesli diyordum ya nesilmiş gerçek / İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek / Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar / O rukû olmasa, dünyaya eğilmez başlar / Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor / Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor.”

Konuşmasının ardından, Erdoğan, yarışmada dereceye girenlere ödüllerini verdi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim