• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Ermenek Maden Faciasında Şok İfadeler

Ermenek Maden Faciasında Şok İfadeler
Karaman'ın Ermenek İlçesi'nde geçen 28 Ekim'de 18 işçinin yaşamını yitirdiği maden faciasıyla ilgili 3'ü tutuklu 16 sanıklı davanın dün başlayan üçüncü duruşmasına bugünde devam edildi.

Duruşmada tanık olarak ifade veren ustabaşı Mehmet Öndür, müfettişler denetim yapmadan önce tehlikeli ve üretim haritası dışında açılan galerilerinn kapatıldığını ileri sürerek, ''Müfettişler gelmeden önce tehlikeli yerleri kapatıyorduk. Gidince geri açıyorduk. Müfettişlere, maden sahasını küçük göstermek için barajla bir bölümünü kapatıyorlardı. İşçileri de müfettişlere göstermiyorlardı'' dedi.

Ermenek Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın dün başlayan üçüncü duruşmasının ikinci celsesine bugün devam edildi. Dün aralarında kurtarılan işçilerin de bulunduğu 20 tanık dinlendi. Bugün de 20 tanığın dinlenmesi planlanıyor. Duruşmaya tutuklu sanıklar Has Şekerler Madencilik Şirketi sahibi Saffet Uyar, Ermenek Cenne Linyit Kömürü İşletmesi Müdürü ve hissedarı Abdullah Özbey ve aynı şirketin teknik nezaretçisi Ali Kurt, tutuksuz sanıklardan maden mühendisleri Cemile Karaca ve Nuray Yetiş, taraf avukatlar ile ölen madencilerin aileleri katıldı.

''200 METRELİK ALAN KAPATILIYORDU''

Faciadan bir önceki vardiyada çalışan İbrahim Öner, MİGEM tarafından yapılacak denetimler önce kaçak galerilerin kapatıldığını ve müfettişlere gösterilmediğini öne sürdü. Öner ''Müfettişler gelmeden önce gösterilmeyecek bacaları (galeriler) kapatıyorlardı. O bacaların önlerini barajlıyorlardı. Neredeyse 200 metrelik bir alanın önüne baraj yapılıyordu. 200 metreyi müfettişler görmüyordu'' dedi.

Bu sırada söz alan tutuksuz yargılanan maden mühendisi Cemile Karaca, müfettişlerden kaçırmak için hiç bir zaman galerin barajlama yapılarak kapatılmadığını ve hepsinin teknik bir nedeni olduğunu ileri sürdü.

''KAÇIŞ BACALARI YOKTU''

Tutuklu Saffet Uyar'ın avukatı Şeref Han'ın, ''Müfettişler geldiğinde görmemesi gereken şey nedir?'' sorusu üzerine Öner, ''Onu mühendis hanımlara sormak lazım. Ne saklanıyordu onların söylemesi gerekir.Ama kaçış bacaları yoktu'' dedi.

FACİA GELİYORUM DEMİŞ

İbrahim Öner'in ardından yine aynı vardiyada çalışan ustabaşı Mehmet Öndür de, faciada yaşamını yitiren şef Recep Çiloğlu'nu kömürü çıkarttıkları yerde gevşeme olduğu konusunda uyardığını ancak onun ''Ohh ohh bol bol kömür geliyor, çalışın çalışın'' diye talimat verdiğini belirtti. 4'üncü başyukarı adı verilen bölümde çalıştığını ve aşırı derecede gevşeme olduğunu belirten Öndür, şunları söyledi:

''Ben 4'üncü başyukarıda çalışıyordum. Aşırı derecede gevşeme vardı. Olaydan bir gün önce de Recep şefe 'kömür kendisi geliyor' diye uyardım. Şef de, ''Oğlum taşa yakın olduğumuzdan gevşeme olur'' dedi. Eski ocağa daha 80 metre var diye bize sürekli çalışmamızı söylerdi. Hatta Recep şef, ''Ohh ohh bol bol kömür geliyor, çalışın çalışın'' diye talimat veriyordu.''

''ÜSTÜME DAĞ GELECEKMİŞ GİBİ HİSSETTİM''

Öndür, faciadan önceki vardiya çalışırken kömürlerin kendiliğinden gelmesi nedeniyle çok korktuğunu belirterek, ''O gün çok korkuyordum. Bir an üstümü dağ gelecekmiş gibi hissettim. Kömür kendisi geliyordu'' dedi.

''MÜFETTİŞLER GELMEDEN BACALAR KAPATILIYORDU''

Öndür, müfettişlerin denetim için ocağa gelmeden önce üretim haritası dışında kaçak olarak açılan bacaların (galerilerin) kapatıldığını ileri sürerek, ''Müfettişler gelmeden önce tehlikeli yerleri kapatıyorduk. Gidince geri açıyorduk. Müfettişlere, maden sahasını küçük göstermek için barajla bir bölümünü kapatıyorlardı. İşçileri de müfettişlere göstermiyorlardı'' dedi.

Sanık avukatlardan birinin Öndür'e, ''Sen madem tehlikeyi fark ettin niye söylemedin'' sorusu üzerine Öndür, ''Abicim o kadar bilsem, ben zaten maden mühendisi olurdum'' dedi.

Aynı vardiya da çalışan işçilerden Mehmet Civelek de, müfettişler gelmeden önce bacaların kapatıldığını öne sürdü. Faciada yaşamını yitiren Şef Recep Çiloğlu'nun ona da eski ocağı 80 metre mesafe olduğunu söylediğini belirten Civelek, ''O gün daha yoğun kömür geliyordu. Arkadaşlarımdan tahkimat yapamadıklarını duydum'' dedi.

Tanık olarak dinlenen işçilerden Süleyman Bilgin de kömürlerin sürekli kaydığını, tahkimatın yapılamadığını ve denetimler sırasında bacaların kapatıldığını, denetimler sonrası yeniden açılıp, çalışmaya devam edildiğini belirtti. İşçilerden Hasan Erdoğan da yine benzer ifadeler kullandı. Mahkeme heyeti 14.00'a kadar duruşmaya ara verdi.

İSTENEN CEZALAR

Davada sanıklardan 14'ü, 'Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma' suçundan 20- 25 yıl hapis istemiyle, diğer sanıklardan 1'i 'Yetkisi olmadığı halde belgelere imza atmak', diğeri de faciayı 'Bildirme yükümlülüğünü ihlal' suçlamasıyla yargılanıyor. Ölen madencilerin aileleri ile 1-2 yaşlarındaki çocuklarının da bulunduğu 62 kişinin şikayetçi olarak yer aldığı davada, aralarında aynı madende çalışan işçilerin de olduğu 45 kişi tanık olarak bulunuyor.

Geçen 15 Haziran günü başlayan ve 3 gün süren ilk duruşmada hakkında tutuklama kararı çıkan Has Şekerler Madencilik Şirketi'nin daimi nezaretçisi maden mühendisi Yavuz Özsoy'un hala tutuklanmadığı ortaya çıktı. Özsoy, yaklaşık 3 ay tutuklu kaldıktan sonra, tutuksuz yargılanmak üzere tahliye edilmişti.

MADENCİ EŞİ: KIZLARIM SAVCI OLUP, BABALARINI SAVUNACAK

Ölen madenci Ali Haznadar'ın eşi Fadime Haznadar, her duruşmada olduğu gibi bu duruşmaya da kucağında 5 aylık kızı Sare ve diğer kızları 7 yaşındaki Sudenaz, 10 yaşındaki Hanife ve 12 yaşındaki Semanur Haznadar ile birlikte geldi. Kızlarını babalarını savunmaya geldiğini hatırlatan Haznadar, ''Kızlarımın hepsini okutacağım ve savcı yapıp, babalarının haklarını savunacaklar. Kucağımdaki kızım Sare'ye babası öldüğünde hamileydim. Şimdi kızım 5 aylık oldu. Sare'yi de elimden geldiği kadarıyla okutup savcı yapacağım ve o da babasının haklarını savunacak. Haksızlığa göz yummayacaklar'' dedi.

MÜHENDİSE ESKİ OCAK UYARISI

Mahkeme verilen öğle arasının ardından 14.00'de yeniden başladı. Facianın meydana geldiği ocağın sahibi Saffet Uyar'ın amcasının oğlu olan ve aynı sahada Özkar Madenciliği ortağı olan Cevdet Uyar, olaydan 4 gün önce mühendis Yavuz Özsoy ile karşılaştıklarını ve Özsoy'a, çalıştıkları yerde eski Numune Ocağı'nın olduğunu ve dikkatli çalışmalarını söylediğini ileri sürdü. Uyar, ''Mühendis Yavuz Özsoy'a, eski Numune Ocağı nedeniyle dikkatli olmalarını, buralarda böyle bir kazanın olabileceğini kendilerine söylemiştim. Demek ki, mühendisler yanlış ölçüm yapmış ve kaza oldu'' dedi.

''ESKİ OCAĞIN HARİTASINI BULAMADIK''

Ermenek Cenne Kömür İşletmeleri'nin halen çalışan ve daha önce sondajlardan sorumlu olduğunu belirten tanık Servet Alemdar ise, sahada rezerve tespitini yaparken, su baskınına neden olan Numune Ocağı'nın üretim haritasını bulamadıklarını, buldukları haritaların tamamını da facianın meydana geldiği Has Şekerler Madencilik şirketinde çalışan mühendislere verdiklerini ileri sürdü.

Tanıklar tek tek ifadelerini verdikten sonra mahkemeye heyeti yeniden ara verdi. Aranın ardından avukatların talepleri ve sanıklara söz hakkı verileceği öğrenildi.

45 tanıklı davada dün 20, bugünde 17 tanık dinlendi. Diğer 8 tanığın ise daha sonraki mahkemelerde dinleneceği öğrenildi.

KAYNAK: Hasan DÖNMEZ - Ali Rıza ETCİ / ERMENEK (Karaman), (DHA) 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim