• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 13 °C

“Eşim İktidarın Kanlı Siyaseti Sonucu Siyasi Bir Cinayete Kurban Gitmiştir”

“Eşim İktidarın Kanlı Siyaseti Sonucu Siyasi Bir Cinayete Kurban Gitmiştir”
Ankara Barosu İnsan Hakları Merkezi, İnsan Hakları Haftası etkinlikleri çerçevesinde "Reyhanlı'dan Ankara'ya Katliamlar ve Tanıklıklar" adlı panel düzenledi.

Panelde konuşan Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç ve Ankara katliamı mağdurları, yaşamını yitirenlerin aileleri ve avukatları, katliamların birbiriyle bağlantılı olduğunu vurguladı.

İlk olarak Reyhanlı katliamında hayatını kaybedenlerin ailelerinin yolladığı görüntülü mesaj yayınlandı. Mesajda aileler asıl faillerin bulunmasını isteyerek adalet çağrılarını tekrarladı. Panelde söz alan Reyhanlı katliamı davası avukatlarından Sevinç Hocaoğulları, yapılan tüm katliamlarda devletin sorumluluğu olduğunu söyleyerek, “Devlet bu katliamı biliyordu. Kimin ne yapacağını biliyordu. MİT tarafından ihbarlar verilmişti ancak bombalı saldırı engellenmedi” dedi. 

Diyarbakırda HDP’nin seçim mitingine yönelik bombalı saldırıda kardeşini kaybeden Hayati Kural da, devletin katliamlarını daha rahat yapabilmek için Cizre ve Silopi'deki öğretmenleri memleketlerine gönderdiğini söyledi.  Kural, Türkiye halklarına “Acılarımızı ortaklaştıralım, barış için bizlere destek verin” çağrısında bulundu. 

Diyarbakır katliamı davası avukatlarından Mehmet Öner ise davada devam eden gizlilik kararını hatırlattı. Savcı ile yaptıkları görüşmelerde dava ile ilgili herhangi bilgi alamadıklarını söyleyen Öner, savcının şüphelinin ifadesi dahi kendilerine vermediğini aktardı. Öner “Kürdistan'da hukuk fiilen yok sayılmaktadır. Savcılar kendilerine gelen talimatlar ve keyfi uygulamaları ile hareket etmektedir” dedi.

'ANNEMİN NASIL ÖLDÜĞÜNÜ BİLMEK İSTİYORUZ'

Suruç'ta yaşamını yitirenlerin aileleri adına konuşan Yasemin Boyraz ise Reyhanlı, Diyarbakır, Suruç ve Ankara'da ortaya çıkan fotoğrafların aynı olduğunu belirterek, yaşanan katliamların aynı zihniyetinin ürünü olduğunu ifade etti. Boyraz “Annemin otopsi raporunu halen ulaşamıyoruz. Annemin nasıl öldüğünü bilmek istiyoruz. Bunun için de Meclis'te HDP ve CHP'den yeniden araştırma komisyonu kurulması için talepte bulunduk” dedi. Suruç İçin Adalet Platformu'ndan avukat  Gülhan Kaya da, “Artık devleti ilgilendiren dosyalarda ilk olarak verilecek kararının gizlilik kararı olduğunu biliyoruz” dedi.  Katliamların birbirleriyle bağlantılı olduğunu vurgulayan Kaya, “Suruç engellenmiş olsa ya da katliamda asıl sorumluluğu olan faillen yargılanıyor olsaydı bugün Ankara katliamını konuşmayacaktık” diye konuştu.

'SİYASİ CİNAYETTİR'

Ankara Katliamı avukatlarından Serbay Köklü ise savcı ile yaptıkları görüşmelerde savcının diğer katliamlar ile Ankara katliamının faillerinin ortak olduğu gerekçesiyle dosyaları birleştirmeyi düşündüklerini söylediğini aktardı. Katliamın en önemli tanıklardan birisinin Antep'te şüpheli bir şekilde öldüğünü söyleyen Köklü, en önemli tanığın olmadığı bir soruşturma yürütüldüğünü belirtti. 

Köklü, “Soruşturma  savcısı yargı içindeki paralel yapılanma ile uğraşmaktan asıl dava ile ilgilenemediklerini söylüyorlar. Bizler avukatlar olarak soruşturmayı takip etmek ve onlara yardımcı olmak için beraber çalışalım dediğimizde ise bunu 'size güvenmiyoruz' diyerek reddediyorlar. Avukatlar olarak şu an kaç kişinin soruşturma çerçevesinde tutuklandığını bile bilmiyoruz” dedi. 

Köklü, “İhmali olan kamu görevlilerin de açığa çıkartılıp yargılanmasını istiyoruz. Bizim acımızdan adil yargılanma ancak bu örgütlenmenin devlet içindeki uzantılarına ulaştığı zaman gerçekleşecektir” ifadelerini kullandı. 

Katliamda hayatını kaybeden avukat Uygar Çoşgun'un eşi Mehtap Sakinci  Çoşgun “Eşim iktidarın kanlı siyaseti sonucu siyasi bir cinayete kurban gitmiştir” diye konuştu. Çoşgun, siyasi cinayet tanımını katliamın seçimden 20 gün önce olması ve iktidarın yeniden tek güç olmaya çalıştığı dönemde olduğu için kullandıklarını belirtti.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim