• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 12 °C

Eski Emniyet Müdürü Taştekin: “Ciddi Bir İstihbarat Zafiyeti Var”

Eski Emniyet Müdürü Taştekin: “Ciddi Bir İstihbarat Zafiyeti Var”
Ercan Taştekin, GÜSAM uzmanı Davut Erdoğan’la birlikte Atatürk Havalimanı saldırısıyla ilgili değerlendirmelerini paylaştı.
Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (GÜSAM) Başkanı emekli emniyet müdürü Ercan Taştekin, GÜSAM uzmanı Davut Erdoğan’la birlikte Atatürk Havalimanı saldırısıyla ilgili değerlendirmelerini gusam.org internet sitesinde kamuoyu ile paylaştı. ‘Türkiye IŞİD’in neden hedefi oldu? IŞİD’in Türkiye’le mücadele ediyor mu? Atatürk Havalimanı saldırısıyla ne mesaj verilmek isteniyor?’ gibi sorulara cevap arayan Ercan Taştekin, “Önemli olan etkin istihbarat çalışmasıyla teröristlerin oraya gelmeden yakalanmasıdır. Yani ciddi bir istihbarat zafiyetinden bahsetmek mümkündür.” dedi.

gusam.org sitesinde yayınlanan analiz yazısında, terörizmin hemen her çeşidiyle karşılaşmış Türkiye’nin bugün terörün en yoğun ve en farklı türüyle karşı karşıya bulunduğu kaydedildi. Ercan Taştekin’in Davut Erdoğan’la birlikte kaleme aldığı analizin devamında özetle şu hususlara dikkat çekildi.

  • İstanbul Atatürk Havalimanı Dış Hatlar Terminali’nde  28.06.2016 Salı günü 22.00 sıralarında meydana gelen terör saldırısının IŞİD Terör Örgütü tarafından gerçekleştirildiği açıklandı. Saldırı, dış hatlar gidiş, dış hatlar geliş ve havaalanı otoparkı olmak üzere 3 ayrı noktada meydana geldi. Saldırıda silahlı saldırı ve çatışma meydana gelirken, canlı bombalar kendini patlattı. Saldırının, havaalanının yoğun olduğu bir saatte gerçekleşmiş olması kayıpların sayısını artırdı. Saldırıda 42 kişi hayatını kaybetti, 238 kişi yaralandı.
  • Saldırı motif ve yöntem açısından Paris ve Brüksel saldırıları ile benzerlik taşıyor. Eylemin dış hatlar terminali ve havaalanı otoparkında gerçekleşmiş olması sivilleri ve yabancıları hedef aldığını gösteriyor. IŞİD, Türkiye’de son bir yılda gerçekleştirdiği 17 terör eyleminde genel olarak ya yabancı turistleri ya da sol/hdp yanlısı kesimi hedef aldı. Kendisi için taban olabilecek kesimleri hedef almaktan kaçındı.
  • Son süreçte IŞİD’in Türkiye’ye yönelik gittikçe dozajı artan saldırı çabaları görülüyor. 2016 başından beri Kilise atılan roketler, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü ve Atatürk Havaalanına yapılan saldırılar, artık IŞİD Terör Örgütü’nün Türkiye’yi cihat alanı yani hedef ülke olarak ilan ettiğini gösteriyor.
  • Öte yandan Türkiye’nin en iyi korunduğu değerlendirilen bir havaalanında, bu çapta bir eylemin gerçekleştirilebilmiş olması, IŞİD’in Türkiye’deki eylem potansiyelini ortaya koydu. Saldırıyla nasıl korunursa korunsun, ülkenin her noktasında eylem yapabileceği mesajını verdi.
  • IŞİD, Türkiye’yi sözde Dar’ül Harp (Küfür Devleti), Türk halkını da bu bağlamda tekfir (kâfir) olarak kabul etmektedir. İdeolojilerini gerçekleştirmek için Türkiye’yi de kendileri açısından ilk hedef olarak görmektedir. Bu durum Türkiye’de yaşayan IŞİD militanlarının eyleme motive edilmesi için yeterli bir sebep olarak görülmektedir.
  • Türkiye’de çok fazla sayıda IŞİD militanı var. Ancak takip edilemiyor. Bunların istedikleri zaman eylem yapma kapasite ve potansiyelleri mevcut. Bu anlamda henüz ciddi bir mücadele stratejisinden de bahsetmek mümkün değil. Bu durum kamuoyunda eylemlerin devamının gelebileceği kaygısını beraberinde getiriyor.
  • Yürütülen hatalı Suriye ve terörle mücadele politikaları IŞİD terör örgütünü büyüttüğü gibi, Türkiye’yi de hedefi haline getirdi. Yetkililer tarafından geçmiş dönemde IŞİD militanları için “birkaç öfkeli genç” ifadesinin kullanılması, bugün El Kaidenin Suriye kolu olan El Nusra’ya ilişkin kafa karışıklığı ve en üst perdeden dile getirilen çelişkili söylemler, dış politikada yapılan zikzaklar ve U dönüşü terörle mücadele noktasında ciddi zafiyetleri beraberinde getirdi.
  • 19 Mart tarihinde Taksim’de IŞİD tarafından gerçekleştirilen intihar saldırısı ve 22 Martta Brüksel Havalimanında ve metrosunda patlayan bombalar, gerek ülkemizin gerekse de batılı devletlerin en kritik sorununun İŞİD olduğu gerçeğini gözler önüne serdi. İntihar eylemleriyle ilgili yoğun gündem ve tartışmaların gölgesinde bir kritik gelişme daha yaşandı. 24 Mart günü Ebu Hanzala olarak bilinen Halis Bayancuk ve İŞİD davasından yargılananlar serbest bırakıldı. Yaşanan bu gelişmeler, Türkiye’nin IŞİD konusunda başını ağrıtacak sorunlar yumağı haline gelmektedir. 
  • Burada bir diğer husus ise kamuoyunun tepkisizliğidir. Hiç kuşkusuz anti-demokratik tepkiler teröre hizmet eder. Demokratik tepkiler ise, terörle mücadeleye katkı sağlar. Yöneticileri çözüme zorlar ve konunun tartışılmasına ve ortak paydada buluşulmasına olanak sağlar.

Sonuç olarak terör örgütlerine eleman kazanmaları için uygun zemin sunan kan, gözyaşı, kin ve nefreti kutsayan radikal gruplara ve terör örgütlerine karşı net bir mücadele çerçevesi belirlemek ve kararlılıkla uygulamak gerekmektedir.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim