• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

"Evliliğin Bir Kazanç Kapısına Dönmesine Mani Olmak Biz Hukukçuların Elinde"

"Evliliğin Bir Kazanç Kapısına Dönmesine Mani Olmak Biz Hukukçuların Elinde"
Kahramanmaraş Barosu avukatlarından Ayşın Açıkgöz, Rota Haber'den Filiz Akgün'e bir kadın avukat olarak çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.

Av. Açıkgöz’e göre Medeni Kanunu’nda olmasına rağmen, erkekler eşlerinden nafaka talep etmiyor..
 
‘’TMK’nda eşler kavramı vardır.  Eşler bir birlerinden nafaka talep edebilirken, erkek bu hakkını kullanmıyor.. Çünkü bilmiyor.. Benim baktığım boşanma davalarında erkeğe söylüyorum ama oralı olmuyor.. Belki de gurur yapıyor.. Bilmiyorum ..
 
Boşanma davalarında çocuk için iştirak, eş için de yoksulluk nafakası bağlanıyor.. Medeni kanunda aldatma olaylarında tazminat ödenebiliyor..

Benim baktığım bir davada erkek eşinden aldatmadan dolayı tazminat kazanmıştı.. Bunun dışında eşinden nafaka talep eden erkeğe rastlamadım..
 
Mahkemeler çok ciddi durumlar dışında çocukların velayetini genelde anneye veriyor.. Anne ise velayetini aldığı çocukları can acıtmak, psikolojik şiddet uygulamak için eski eşine karşı kullanıyor..

Çocuklar öc alma malzemesi oluyor ve en çok zararı onlar görüyor..
 
Eşler kavramı olmasına rağmen mahkemelerden çoğunlukla kadını koruyan kararlar çıkıyor..
Süresiz nafaka hukuka uygun ama bana göre adil değil.. Süreli olmalı.. Birkaç ay evki kalmış, çocuğu olmayan evliliklerde erkek ömür boyu nafaka ödemek zorunda bırakıldığında kadının üretmesi, çalışması engellenmiş oluyor..
 
Bir çok evlilikte erkek tapuları bir sebeple eşinin üzerine geçiriyor.. Hiç çalışmamış kadının bir anda sebepsiz zenginleşmesine neden olurken, evlilik bir kazanç kapısı olarak görülmeye başlanıyor, aileler kızlarını bu yola teşvik ediyor..
 
Cumhuriyet öncesinden bu yana gelen kadının ezilmişliği algısı var.. O dönemlerde kadın gerçekten ezilmiş, aşağılanmış, hor görülmüş..
Kadının üzerinde dinsel, toplumsal baskılar, örfler, gelenekler derken kadın baskılanmış..
 
İşte o günlerde elde hazır olan İsviçre kanunları baz alınmış ve hala günümüzde o maddeler uygulanmakta.. kanunlar nezninde kadının daha fazla baskılanmaması için hakimler kadından yana takdir yetkisi kullanıyorlar..
 
Buna dikkat ediyorlar..
Bu da  erkelerin mağduriyetini artırıyor..
Günümüzde artık kadında çalışabiliyor, kariyer yapabiliyor.. Tabi Türkiye sadece batıdan oluşmuyor..
Doğu ve Anadolu’da ezilen, baskılanan kadınlarımız hala var.. Öğretilmiş çaresizlikle yaşamak zorunda kalan kadınlarımız için kurtarıcı olsa da, yine de evliliğin bir kazanç kapısına dönmesine mani olmak biz hukukçuların elinde..’

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim