• BIST 82.796
  • Altın 147,560
  • Dolar 3,7818
  • Euro 4,0344
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 2 °C

Feyzioğlu'ndan Başbakanın 'Müftüler De Nikah Kıyacak" Açıklamasına Yanıt.

Feyzioğlu'ndan Başbakanın 'Müftüler De Nikah Kıyacak" Açıklamasına Yanıt.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Başbakanın 'müftüler de nikah kıyacak" açıklamasına yanıt verdi.

Feyzioğlu, kadını ikinci sınıf vatandaş olarak gören ve yaptıkları açıklamalarla adeta aleni bir şekilde bunu gösteren AKP hükümetinin bu yasayı da yine kendi çıkarları lehinde kullanabileceği tehlikesine dikkat çekerken, kadınların Cumhuriyet'le kazandıkları haklarını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kaldığının da altını çizdi. Feyzioğlu, konuyla ilgili açıklamasında “Kadınların özgür iradeleriyle evlenme haklarını yok edecek; kayıt güvenilirliğini de tehlikeye sokacak bir gelişme. Nihayetinde, kadınların ellerinden, Cumhuriyet'in kazanımları masum bir kolaylık gibi gösterilerek alınacak” uyarısında bulundu.

“İRADELERİ ELE GEÇİRİLECEK”

Feyzioğlu; “Öncelikle kadınların cumhuriyetle ve cumhuriyet devriminin temellerinden olan Medeni Kanun'la kazandıkları haklarını tehdit eden bir gelişme. Belediyede kıyılan nikahta; nikah memuru, başka her hangi bir konuda kendini yetkili görmediği, yani insanların haklarına müdahale hakkını kendinde bulmadığı için sadece nikahı kıyıyor. Ama müftü ve imam ile muhtarda iş böyle değil. Bu kişiler, insanların evlerinin içine öyle ya da böyle kendilerine biçtikleri görev tanımlarıyla giren insanlar. Hal böyle olunca müftü de, imam da, muhtar da evlilik akti gibi resmi bir resmi işlemin dışında ikna edici girişimlerde de bulunacak. Mesela ‘bundan daha iyisini mi bulacaksın, boyu boyuna, huyu huyuna’ gibi... Bu,kadınların ve özellikle evlenme yaşında olsalar bile kendi ayakları üzerinde sağlamca duramayan gençlerin iradelerini baskı altına alabilecek” dedi.

“ÖZELLİKLE KADINLAR AĞIR BASKI GÖRECEK”

“Kadınlar, bu ağır baskıdan büyük zarar görecek” diyen Feyzioğlu sözlerini şöyle sürdürdü. “Din adamlarının nikah kıyması, Türkiye gibi din ve devlet işlerini birbirinden henüz ayırmayı başaramamış tam aksine giderek din kurallarının devlet işlerini biçimlendirmesine izin verilen bir ülkede; dini nikahın, resmi nikahın yerine geçmesine sebebiyet verecek. Açılan bu kapıdan sadece evlilik sözleşmesi degil, evliliğe, boşanmaya, mal rejimine, çocukların velayetine, evin yönetimine kısaca aile hukukuna ilişkin bütün din kuralları da girecek. Yani kadını eşit vatandaş yapan laik hukuk, yerini şer'i hukuka bırakacak. Ben bir adım sonrasını tereddütsüz ifade ediyorum. Bugün dini nikahı, resmi nikah olarak getirenler, yarın, ‘Evlenen kadın ve erkek kendilerine uygulanacak hukuku da serbestçe belirlesin’ diyecekler” diye konuştu.

“KADINI EŞİT VATANDAŞLIKTAN MAHRUM EDECEKLER”

Uygulama ile kadının giderek eşit vatandaşlık hakkından mahrum bırakılacağını savunan Feyzioğlu “Eşler, kendilerine uygulanacak hukuku serbestçe seçerler" benzeri bir cümledeki bu 'serbestçe’ kelimesinin aldatılıcığını kullanarak, kadını Türk Medeni Kanunu’nun kendisine sağladığı eşit vatandaşlıktan mahrum edecekler. Çok eşlilik, mirasta az pay, çocuk üzerindeki kısıtlanmış velayet hakkı, kocanın kadını terbiye etme hakkı ve hatta iz bırakmadan ‘hafifçe tokatlama hakkı’nı bile göreceksiniz. Bu kapıdan bunlar birer birer içeri sokulmak istenecek. Başı açık, başı kapalı, o mezhepten, bu mezhepten, inancını yaşayan ya da inanmayı tercih etmeyen, farklı inanan vs. her kadın burada birleşmek zorunda. Yarım vatandaş olmak istemiyorsa, tehlikeye karşı sesini çıkarmalı." dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim