• BIST 89.834
  • Altın 145,466
  • Dolar 3,6225
  • Euro 3,9067
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 16 °C

"Genç Kız Hakkını Yargı Önünde Aramalıdır"

"Genç Kız Hakkını Yargı Önünde Aramalıdır"
Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz, fotoğrafı ile benzemediği için KPSS Sınavına alınmayan aday için, "Asla bu haksızlığa boyun bükülmemeli, genç kız hakkını yargı önünde aramalıdır" dedi.

Adana’da KPSS’de sınav giriş belgesindeki fotoğrafında saç renginin farklı olması nedeniyle başkasının yerine sınava girdiği şüphesiyle gözaltına alınan ve sınavın ikinci oturumuna giremeyen genç kızın ailesi, Cumhuriyet Savcısı ve sınav görevlileri hakkında dava açmaya hazırlanıyor.

Geçen 5 Temmuz’da Seyhan ilçesindeki Danişment Gazi Anadolu Lisesi’nde KPSS sınavına giren 24 yaşındaki Pelin Derya Çetinkaya, sınav giriş belgesindeki fotoğrafa benzemediği için ‘sınav belgesinde sahtecilik’ suçundan gözaltına alınmıştı. Genç kız, gözaltına alındığı için sınavın ikinci oturumuna girememişti. Pelin Derya Çetinkaya’nın babası Kamuran Çetinkaya, olayın yaşandığı gün kendilerini dolandırıcı gibi hissettiklerini söyledi. Olay günü çok kötü muameleye maruz kaldıklarını belirten Çetinkaya, “Başta nöbetçi savcı beyin sadece bir memurun telefonu ile, konuşması ile kızımı gözaltına alması utanç verici bir şeydir. Milli Eğitim Bakanlığı’nın sınavlarla ilgili belli kuralları vardır. Araştırdım, eğer sınava girmesi gereken kişi, sınava girmek isteyen kişi olmasa dahi o sınavdan çıkarılamaz. O sınav sonuna kadar devam eder. Sınav sonunda ıslak imzası alınır ve bir fotoğrafı alarak ÖSYM’ye verilir. Bize yapılanlar kural hatasıdır” dedi.
 
Baba Çetinkaya, birçok kişi hakkında suç duyurusunda bulunacağını kaydederek, “Başta o günkü Cumhuriyet Savcısı hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Savcı beyin gelip olayı görmesi gerekirdi. Çünkü bir genç kızın hayatı ile oynandı. Şakirpaşa Polis Merkezi amiri savcı beyle görüştü. ‘Sınavın ikinci oturumuna girsin, biz kızı alıp gelelim’ dedi. Ama savcı bey ‘Hemen gözaltına alın’ dedi. Ayrıca sınav görevlileri hakkında başta Milli Eğitim Bakanlığı’na şikayet edeceğim. Salon görevlisi ve okul sorumlusu hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Çünkü salon görevlisi yetkisini yerine getirememiştir. Kızıma bağıran, sanki kızım cinayet işlemiş gibi azarlayan gözlüklü polis memuru hakkında da suç duyurusu ve tazminat davası açacağım. Bu haksızlıktan dolayı ismini verdiğim tüm kişiler hakkında maddi, manevi tazminatın yanı sıra Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunacağım” diye konuştu.

“ATANIP AİLEME PARA GÖNDERME HAYALİ KURUYORDUM”

Pelin Derya Çetinkaya ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı’dan yardım istedi. Olayın üzerinde durulmasını isteyen genç kız, “Çünkü çok emek verdim. Bu emek çok zor şartlar altında verildi. Durumumuzun kötü olmasına rağmen zor şartlar altında çalıştım. Ben onlardan rica ediyorum, bana yardım eli uzatsınlar” dedi.

Sınava zor şartlarda hazırlandığını dile getiren Pelin Derya Çetinkaya, “En başta babam dershane parasını bile borç edinerek ödedi. Seneye tekrar bu maddi imkanımız olmayabilir. Dershaneye gidemeyebilirim. Bunun için yardım bekliyorum. Maddi durumumuz düşük. 5 kardeşiz zaten, en büyükleri benim. Ben bir an önce atanıp aileme destek çıkmak istedim. Onlara para göndermeyi düşünüyordum. Bu hayallerim suya düştü. Seneye ne yapacağım bilmiyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa Barosu Başkanı Ekrem Demiröz, Adana’da saçını boyattığı için KPSS sınavına giremeyen genç kız için, “Asla bu haksızlığa boyun bükülmemeli, genç kız hakkını yargı önünde aramalıdır” dedi.
 
Adana’da, 24 yaşındaki Pelin Derya’nın KPSS giriş belgesindeki fotoğrafında saç renginin farklı olması üzerine sınava alınmamasına tepki yağıyor. Her insanın saçını, uzatmak kesmek gibi rengini değiştirme hakkının da olduğunu belirten Baro Başkanı Demiröz, şöyle konuştu: “O kişinin bir hak kaybına uğraması, hukukla bağdaşır bir durum değildir. Hiç kuşkusuz saç sadece bir insanın kimliğini belirlemede tek ölçü değildir. Bu, saç boyama cezası gibi bir şey. ‘Sen misin saç boyayan. O zaman sen bu haklarını kaybettin’ demek gibi bir şeydir bu. O sınavdaki görevlilerin hepsinin şahsi sorumlulukları var. Kadın ısrarla 'ben bu kişiyim' demiştir. Kendisinin kimlikteki kişi olduğunu inatla söylediğinden hiç şüphem yok. Bu durum karşısında şu yapılabilirdi. Bu kişinin iddiası karşılığında tutanak tutularak sınava girmesi sağlanabilirdi. Bu kişinin kastedilen kişiyle aynı olup olmadığı sorgulanıp bulunabilirdi. Bununla ilgili teknik imkanlar vardı.”
 
Onun farklı kişi olduğunu iddia eden devletin yanıldığını söyleyen Başkan Demiröz, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu durumdan ortaya çıkan tüm sorumluluk ve sakıncaları devlet üstlenmek zorundadır. Bu arkadaşımız şahsi sorumluluk gereği kişilerden de devletten de tazminat talep edebileceği gibi, bana göre bu hakkının kendisine yeniden sağlanmasını, yeni bir sınava girerek bu hakkını kullanmak isteyebilir. Merkezi sistem bir sınavın hakkının bu kişiye tanınıp tanınmayacağı belirlenir. Genç kız farklı kişi olduğu gerekçesiyle sınava alınmamış, hakkı kullandırılmamıştır. Devlet görevlileri aracılığıyla bunu uygulamıştır. Genç kızın ya tazminat ya da haklarını yeniden elde etmek için yargı yolu açıktır. Bu arkadaş haklarını kullanabilir. Bu hakları elde edeceğine tüm yüreğimle inanıyorum. Genç kız, bu haksızlığa asla boyun bükmemelidir. Hakkını yargı önünde istemeli. Bu kişinin idare mahkemesinin bu işlemin iptali yönünde olumlu bir karar alacağı yönünde inancım var.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim