• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Genel Seçimlerde Bağımsız Adaylık

Doç. Dr. Erdal Abdulhakimoğulları

Demokrasilerde halkın yönetime katılmasının yolu öncelikle seçimlerden geçer ve bu durum demokratik toplumlar için vazgeçilmez niteliktedir. Bu bağlamda seçme hakkı, seçmenlere kendilerini temsil edecek kişileri belirleme olanağıyla birlikte toplumda izlenecek kamu politikalarının temel niteliklerinin belirlenmesi ve denetlenmesi fırsatı tanır[1]. Dolayısıyla demokratik sistemlerde seçme hakkı seçilme hakkı ile tamamlandığından vatandaşlar herhangi bir ayrıma tabi tutulmadan ister bağımsız ister bir parti adı altında aday olarak seçimlere katılabilme olanağına sahip olmaktadır. Bu sayede seçmenlere değişik alternatifler ve programlar sunma fırsatı da doğar[2].
 
İnsanların vatandaşı oldukları ülkenin yönetimine katılma, seçme ve seçilme haklarına sahip olmaları, çağdaş dünyada yalnız demokratik ülkelerin anayasalarıyla değil, aynı zamanda uluslararası beyanname ve sözleşmelerle de vurgulanmış ilkelerdir.
 
Görüldüğü üzere seçme ve seçilme hakkı gerek ulusal gerekse uluslararası belgelerle güvence altına alınan vatandaşlar isterlerse aday olmak suretiyle iktidar yarışına katılabilirler. Dolayısıyla Anayasa’da ve seçim mevzuatında belirtilen şartları taşıyan vatandaşlar ister bağımsız olarak isterlerse bir siyasal partiden adaylıklarını koyarak seçim yarışına katılabilirler. Günümüzde kişilerin seçimlere daha çok bir siyasal parti çatısı altında girmeyi tercih ettikleri ve bağımsız olarak aday olmanın daha az tercih edildiği bilinen bir gerçek olmakla birlikte bağımsız adaylar siyasi katılım düzeyini artırmak suretiyle, siyasette vatandaşların ilgilerini yenileyip seçimlerde ilgi ve temsilin kalitesine etki ederek demokrasinin yerleşmesinde ve gelişmesinde önemli rol oynamaktadırlar.
 
Bağımsız adayların, siyasal partiler gibi örgütlü ve güçlü yapılar karşısında seçim yarışına çıkmaları[3] onların hayalperest, mantıksız, umutsuz ve ümit vermeyen kişiler olduğu anlamına gelmemelidir[4]. Demokratik sistemlerde bireyler temel haklarla güvence altına alınmış kendi özerk alanlarının düzenleme özgürlüğüne sahiptirler. Dolayısıyla bireyler vatandaş sıfatıyla siyasi karar alma sürecinin belirlenmesine şartlarını taşımak suretiyle bağımsız aday olarak katılabilirler[5]. Bağımsız adaylar bu sürece illa kamu politikaları ile ilgili bazı sorunları çözecekleri iddiasıyla katılmak zorunda değildir. Daha güncel bir takım konular çerçevesinde, örneğin, sağlık politikaları, silahsızlanma ve yolsuzlukları önleme gibi konularda seçim yarışına katılabilirler. Kişisel nedenler de kişiyi bağımsız aday olarak seçim yarışına katılmaya itebilir. Partisinden aday gösterilmeyen veya seçilebileceği daha iyi bir seçim bölgesinden seçilebileceği bir sıraya konulmayan bir kişi partisinden ayrılıp bağımsız olarak seçimlere katılabilir. Ya da bulunduğu konumda daha iyi çalışma olanağı elde edemeyen yüksek dereceli bir bürokrat da görevinden istifa ederek bağımsız olarak seçim yarışına katılabilir. Yine, ülkemizde olduğu gibi kişinin büyük bir aşirete mensup olması gücünü ispat etme adına bağımsız olarak seçime girme nedenleri arasında olabilmektedir. Bazı adaylar da seçilme ihtimalini hiç düşünmeden, bir davayı duyurmak, bir şeyi protesto etmek ve toplumda farklı düşünenlerin de olduğunu göstermek için seçim platformunu kullanmak amacıyla bağımsız aday olabilmektedir. Yine, kişileri bağımsız adaylığa yönelten etkenlerde arasında siyasi partilerde parti içi demokrasinin eksikliği ve liderlerin tek seçici konumda bulunmaları da sıralanabilir.
 
Kişileri gerek bağımsız gerek bir siyasi partiden aday olarak seçilme hakkını kullanmaya yönelten nedenler farklı gerekçelere dayansa da kişilerin, bu haktan eşit ölçüler içerisinde yararlandıkları pek söylenemez. Seçilme hakkından yararlanmak konusunda özellikle siyasî partilerden aday olmak isteyen kişilerle, bağımsız aday olmak isteyen kişiler arasında belirgin farklılıklar ortaya çıkmaktadır. Bu farklar hukuk düzeninden kaynaklanabileceği gibi uygulamalardan da kaynaklanabilmektedir. Yine günümüzde adayların geniş seçmen kitlelerine tanıtılmasında, onların oyunun kazanılmasında, örgütlenmiş bir çalışma yapısına ve geniş maddi şartlara gerek duyulması hiç kuşkusuz siyasi partileri bağımsız adayların önüne geçirebilmektedir. Ayrıca, seçim sisteminin, seçim çevrelerinin, oylama yöntemlerinin nitelikleri de çok kere bağımsız adayların kazanma şanslarını büyük ölçüde azaltıcı bir rol oynamakta ve kişileri adaylık konusunda partilerden yana tercihe yönlendirebilmektedir[6].
 
Günümüzde hemen hemen tüm demokratik seçim sistemleri bağımsız adaylığa imkân tanımaktadır[7]. Bağımsız adayların en çok temsil imkânı elde ettiği ülkelerin başında Rusya ve Pakistan gelmektedir. Ukrayna ve Ermenistan’da da bağımsız adayların temsil oranı yüksektir[8]. Bağımsız adaylar, seçim çalışmalarını kendi güçleri ile örgütlemek zorunda oldukları gibi, seçimin bütün malî yükünü de tek başlarına kaldırmaktadırlar. 1992 ABD Başkanlık seçimlerinde bağımsız aday olan H. Ross Perot seçim kampanyasında 60 milyon dolar harcamasına rağmen başarılı olamamıştır[9].
 
Ülkemizde kişiler kendi istekleri ile bağımsız aday olabilecekleri gibi kişinin yazılı muvafakati ile doğrudan doğruya seçmenler tarafından da bağımsız aday olarak önerilmesi mümkündür. Buna karşılık siyasi partilere kayıtlı olmayan kimselerin de bağımsız aday olarak bir parti listesinden aday göstermeleri mümkündür. 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’na göre, bir siyasi partiden bağımsız aday olarak gösterilecek kimselerin yazılı muvafakati gerekmekte ve bir kimse aynı zamanda birden çok partiden ve seçim çevresinden bağımsız aday olamamaktadır.
 
Ülkemizde bağımsız olarak milletvekili adaylığı ile ilgili düzenlemeler başta Anayasamız olmak üzere seçimlerle ilgili 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 298 Sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun ve 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu gibi kanunlarda yer almaktadır. 1982 Anayasası"nın 67. maddesine göre; “vatandaşlar, kanunda, gösterilen şartlara uygun olarak, seçme, seçilme ve bağımsız olarak veya bir siyasi parti içinde siyasi faaliyette bulunma ve halkoylamasına katılma hakkına sahiptir”. Bu hüküm doğrultusunda şu an ülkemizde her vatandaş başta bir siyasal partiden olmak üzere ya doğrudan ya da bir siyasal parti listesinden bağımsız aday olarak seçimlere katılabilmektedir. Ülkemizde bağımsız milletvekili adaylığı için yapılacak başvuru, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu’na göre adayın milletvekili seçilmek istediği çevrenin il seçim kurulu başkanlığına yazılı olarak yapılır (mad. 21). Yine aynı Kanun’un 12. maddesine göre, seçimlere katılabilmek için bir siyasi parti üyesi olmak şart değildir. Seçilme yeterliliğine sahip olan her Türk vatandaşı seçimlerde aday olabilir. Aynı Kanun’un 16/2. maddesi hükmü doğrultusunda bir partiye üye olmadan vatandaşlar isterlerse bağımsız aday olabilecekleri gibi kendilerinin yazılı onayı ile bir siyasi parti tarafından da aday gösterilebilirler. Aday olmak isteyen kişi sadece bir seçim çevresinden aday olabilir. Yani aynı seçim için birden fazla seçim çevresinden adaylık koyup seçilmek mümkün değildir (Milletvekili Seçim Kanunu, mad. 16/3-4). Siyasi Partiler Kanunu’nun  40. maddesine göre, “(Değişik birinci fıkra: 28/3/1986 – 3270/11 md.) Siyasi partiler, Anayasa ve kanunlarda belirtilen şartlara aykırı olmamak kaydıyla adaylarda daha başka ne gibi şartlar bulunması gerektiğini tüzüklerinde gösterebilirler. Bir kimse, aynı zamanda, önseçimlerde ve merkez adaylığında değişik siyasal partilerden veya aynı partiden, aynı seçim için birden fazla seçim çevresinden önseçime katılamaz. Bir kimse, bir partiden önseçim veya merkez adaylığı yoklamasına katıldıktan sonra başka bir partiden merkez adayı gösterilemez ve partisinden istifa etmedikçe bağımsız aday olamaz.”
 
Aday olmak isteyen vatandaş öncelikle aday olmak istediği ilin il seçim kurulu başkanlığına adaylık için gerekli şartları taşıdığını beyan eden bir dilekçe ile bizzat başvurur. İl seçim kurulu bağımsız adaylık başvurusu yapan adaya bir alındı belgesi verir ve durumu derhal Yüksek Seçim Kurulu’na (YSK) bildirir. İlk müracaatta; bağımsız adayın öğrenim durumunu gösterir diploma örneği, nüfus kâğıdı örneği, Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Numarasını gösterir resmi nitelikte belge ile adli sicil ve arşiv kaydının istenilmesi yeterlidir. Adaylar bu dilekçeye en yüksek derecedeki devlet memurunun bürüt aylığı kadar parayı[10] ilgili mal sandığına emaneten yatırdıklarına dair bir makbuzu eklemek zorundadır. Aksi takdirde adaylık başvurusu kabul edilmez[11]. Ancak noterden vekâlet verilmesi kaydıyla vekil aracılığıyla başka bir ilden yapılan adaylık başvurusu da geçerli kabul edilmektedir[12]. Yine seçilme yeterliliğine sahip olmak kaydıyla hapiste tutuklu bulunanlar da bağımsız aday olabilirler.
 
Seçim takviminde belirlenen süre içerisinde yapılmayan adaylık başvuruları YSK tarafından reddedilmektedir[13]. Geçici bağımsız aday listeleri yurt çapında YSK tarafından kendi seçim çevresinde ise il seçim kurulları tarafından alışılmış araçlarla ilan edilir. 2839 sayılı Milletvekili Seçim Kanunu’nun 24. maddesine göre, Aday listeleri seçim kurullarının incelemelerini tamamlamalarından sonra kesinleşir. YSK bağımsız adaylarla birlikte siyasi parti adaylarını oy verme gününden önceki 55. gün, adayların aday oldukları seçim çevrelerini de belirtmek suretiyle Resmi Gazete ve medya araçlarıyla, aynı şekilde il seçim kurulları da görev yaptıkları seçim çevrelerine ait aday listelerini, YSK’nın belirleyeceği bir tarihte “alışılmış araçlarla” ilan ederler.
 
Çok partili yaşam boyunca ülkemizde en fazla bağımsız milletvekili 12 Haziran 2011 milletvekili genel seçimlerinde seçilmiştir. Bu seçimde toplam 35 bağımsız aday Meclis’e girmiştir[14]. Gerçi bunda  % 10 ülke genel barajı engelini bağımsız adaylarla aşma stratejisinin önemli bir etkisi olduğu da bir gerçektir. Özellikle Demokrasi ve Barış Partisi’nin  (BDP) sahip olduğu yüksek oy oranını milletvekilliğine dönüştürmek için bu yola başvurduğunu görmekteyiz. Benzer bir uygulama ilk olarak 2007 genel seçimlerinde de yaşanmıştı. Bu seçimde Demokratik Toplum Partisi (DTP) 26 bağımsız milletvekili parlamentoya sokmayı başarmıştı. 7 Haziran 2015 tarihinde gerçekleşecek genel seçimlerde de benzer bir durumun yaşanıp yaşanmayacağı ise bu gün için bir muamma olarak görünmektedir. Ancak Halkların Demokrasi Partisi (HDP) yetkililerinin yapmış olduğu açıklamalar önümüzdeki süreçte bu konunun ülke gündeminde önemli bir yer edineceğini göstermektedir.
 
Bazı olumsuz şartlarına rağmen, bağımsız adaylığın, parti adaylığına göre bazı avantajları da vardır. Örneğin bağımsız aday olacak kişilerin, başarıları ile şöhret yapmış olmaları, seçim bölgelerine büyük hizmetlerinin olması ve aile çevresi gibi kişisel nitelikler bağımsız adayların başarı şanslarını attıran etkenlerdir. Görüldüğü gibi bir takım şartlar, parti adaylarının seçilme şansını arttırırken, diğer bir takım şartlar da bağımsız adayların şansını arttırmaktadır. Bağımsız adayların seçmenlerin kararını etkileyip başarılı olabilmelerinde, seçim sistemleri, seçim çevreleri, adayların oylama için seçmene sunuluş biçimleri ve seçmenin seçme hakkının kapsamı etkili olabilmektedir. Bağımsız adaylar küçük seçim çevrelerinde daha başarılı olabilmektedirler. Bunun tam tersi büyük seçim çevrelerinde ise seçmenler, adayları gereğince değerlendiremeyeceklerinden genellikle parti bağlarına dayanarak oylarını partilerden yana kullanmaktadırlar. Yine bağımsız milletvekilleri herhangi bir partinin disiplinine bağlı kalmadan ve parti liderlerinin direktifinde oylamaya mecbur olmadan yönetime katılabileceğinden daha serbest hareket edebilmektedirler.
 
Bağımsız adayların oy toplamaları, büyük ölçüde kişisel yeteneklerine bağlıdır ve oy toplamak için yaptıkları çalışmalardan kendi görüşlerini ortaya koyarak, bunları seçmenlere beğendirmeye çalışırlar. Bu adaylar seçim çalışmalarını kendi güçleri ile örgütlemek zorunda oldukları gibi, seçimin mali yükünü de tek başına kaldırmaktadır. Yine bağımsız adayların her biri, en yüksek devlet memurunun brüt maaşı kadar parayı hazineye bir depozito olarak yatırmak zorundadır. Bu kapsamda öncelikle bağımsız adaylar açısından seçilme hakkından yararlanma konusunda eşitsizlik yaratan hukuk kurallarını kaldırmak gerekir ya da demokratik sistemlerde seçilme hakkına sahip olanların somut olarak bir seçimde aday olabilmelerinin önündeki engellerin en az seviyeye indirilmesi gerekir. 

 

* Konu ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için, “Tek Başına Seçim Kazanmak: Türk Siyasal Hayatında Bağımsız Milletvekili Adaylığı” isimli makaleye bakılabilir. Bakınız: Abdulhakimoğulları, Erdal., “Tek Başına Seçim Kazanmak: Türk Siyasal Hayatında Bağımsız Milletvekili Adaylığı”, Gazi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Atilla ÖZER’e Armağan, Cilt:12, Sayı, 1-2, 269-304, (2010).
[1] ÖDEN, Merih: Seçmenlerin Kişi Tercihi Açısından Seçim Sistemleri, Ankara, 2003, s. 13.; ATAR, Yavuz,: Türk Anayasa Hukuku, Konya 2009, s. 68.
[2] MCDONALD, Michael/D., BUDGE, Ian: Elections Parties, Democray Conferring the Median Mandadete, Oxford University Press, 2005, p. 3.
[3] Duverger, seçimlerde partili adayların şansının bağımsız adaylardan daha fazla olduğunu belirterek buradaki ilişkiyi, kartel ve tröstler karşısında direnmeye çalışan tek firma durumuna benzetmektedir. Bakınız: DUVERGER, Maurice: Siyasi Partiler, (Çev. Ergun ÖZBUDUN), Ankara 1993, s. 456.
[4] BRANCATI, Dawn: “Winning Alone: The Electoral Fate of Independent Candidates Worldwide”, http://sitemason.vanderbilt.edu/files/dKWA5a/Winning%20Alone%20BRANCATI.pdf. p. 3, (10.08.2009)
[5] KÖKER, Levent: “Seçim Sistemleri ve Siyasi Çoğulculuk”, Anayasa Yargısı, Sayı 23, Anayasa Mahkemesi Yayınları,  Ankara 2006, s. 200.
[6] ARASLI, Oya: Adaylık Kavramı ve Türkiye"de Milletvekili Adaylığı, Sevinç Matbaası, Ankara 1972, s. 61.
[7] Bunun, %43’ünü Batı Avrupa ülkeleri, %14’ünü Okyanusya, %12’sini Kuzey Amerika, %10’nu Güney Amerika, %8’ini Doğu Avrupa, %4’ünü Asya, %4’ünü Karaipler, %4’ünü Ortadoğu ve %1’ini de Afrika Ülkeleri oluşturmaktadır. 18 tane ülkede ise bağımsız adayların seçim yarışına katılmasına izin verilmemektedir. Bu ülkeler şu şekilde sıralanabilir: Arjantin, İtalya, Kostarika, Endonezya, Bolivya, İzlanda, İsrail, Litvanya, Meksika, Nicaragua, Norveç, Güney Afrika, İsveç, İsviçre ve Uruguay. Bakınız: BRANCATI, p . 17-28.
[8] SMYTH, bunu bu ülkelerde demokratik gelişmelerin ağır işlemesi ile açıklamaktadır. Ukrayna’daki son değişiklerin, Litvanya, Macaristan ve Arnavutluk’taki gelişmelerin bu ülkelerdeki temsil yapısına yansıdığını dolayısıyla bağımsız aday sayısının giderek azaldığını belirtmektedir. Bakınız: SMYTH, Regina: Candidate Strategies and Electoral Competition in the Russian Federation Democracy Without Freedom, Cambridge University Press, 2006, p. 41.; Ermenistan’da 131 üyeli Meclis için yapılan seçimlerde bağımsız adaylar; 2008’de 8, 2003’de 37, 1999’da 32 ve 1995’de ise 45 üyelik kazanmıştır. Bakınız: http://www.ipu.org/parline-e/reports/2013_arc.htm, (13.07.2009)
[9] BRANCATİ, p. 7.; ABD temsilciler Meclis’i için yapılan son 2008 ve 2006 seçimlerinde hiçbir bağımsız aday seçim kazanamamıştır. 2004 ve 2002 yılında yapılan seçimlerde ise sadece birer bağımsız aday milletvekili olabilmiştir. Bakınız: http://www.ipu.org/parline-e/reports/arc/2339_04.htm, (12.07.2009)
[10] Bu bedel 22 Temmuz 2007 yılı genel seçimleri için 446,36 YTL’dir.; 11 Haziran 2011 seçimleri için ise 7.734,00 (Yedibin yediyüz otuz dört) Türk Lirası olarak belirlenmiştir. Bakınız. http://www.ysk.gov.tr/ysk/docs/Kararlar/2011Pdf/2011-200.pdf. E. T. 28.01.2015; Anayasa Mahkemesi daha önce vermiş olduğu 1995 tarihli kararında, bağımsız adayların adaylık başvuru esnasında yatırdıkları paranın Anayasa aykırı olmadığına hükmetmiştir. Bakınız: AMK, E.1995/54, K. 1995/59, K.T. 18.11.1995, AMKD, Ankara 1996, Sayı 31(2), s. 855. ; YSK’nın 2007/312 nolu kararına göre bağımsız milletvekilleri adayları adaylıktan vazgeçmeleri halinde başvuru esnasında yatırdıkları parayı YSK’nun öngörereceği bir süreye kadar seçimden önce geri alabileceklerdir. Bakınız: YSK, 2007/312, www.ysk.gov.tr.
[11] Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2007/267: Bakınız: www.ysk.gov.tr
[12] YSK, 2007/267. Bakınız: www.ysk.gov.tr; Yine, YSK Iğdır ili için bağımsız adaylık başvurusunu kendi adına bir başkası tarafından Ankara il seçim kurulu aracılığı ile yapan adayın başvurusunu geçerli kabul etmiştir. YSK, 2002/601, ÜNLÜ, Ahmet Hamdi – ERBİL, Hasan: Seçim Mevzuatı ve Yüksek Seçim Kurulu Kararları, HD Yayıncılık, Ankara 2007, s. 587-588.
[13] YSK, 1999/188; 2002/590. Bakınız: www.ysk.gov.tr
[14] http://www.ysk.gov.tr/ysk/docs/2011MilletvekiliSecimi/turkiye/milletvekilisayisi.pdf, E. T. 28.01.2015.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim