• BIST 89.466
  • Altın 146,241
  • Dolar 3,6463
  • Euro 3,9145
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 19 °C

"Gerçek İşsizlik Oranı Yüzde 16,8"

"Gerçek İşsizlik Oranı Yüzde 16,8"
DİSK-AR, TÜİK açıkladığı Ağustos 2015 dönemine ilişkin işsizlik verilerini değerlendirdi. DİSK-AR, TÜİK’in açıkladığı yüzde 10.1 işsizlik oranının gerçeği yansıtmadığını, gerçek işsizlik oranının yüzde 16,8 olduğunu açıkladı

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Enstitüsü (DİSK-AR), TÜİK’in açıkladığı Ağustos 2015 dönemine ilişkin işsizlik verilerini değerlendirdi.

TÜİK’in işsizlik oranını yüzde 10.1 olarak açıklamasına rağmen, DİSK-AR gerçek işsizlik oranının yüzde 16.8, işsiz sayısının 5.5 milyon olduğunu, her dört kadından birinin işsiz olduğunu, her üç kişiden birinin de işsiz kalma nedeni ile geçici işte çalıştığını belirtti.

DİSK-AR, resmi işsiz sayısının geçen yılın aynı dönemine göre 114 bin kişilik artış göstererek 3 milyon 58 bine ulaştığını, Ağustos 2015 dönemi için işsiz sayısının Ağustos 2012 dönemine göre % 44 artmış olduğunu belirterek, Türkiye ekonomisinin 3 yılda 935 bin yeni işsiz yarattığını vurguladı.

Ağustos 2015 dönemindeki işsiz sayısının, 2009 krizindeki Ağustos döneminden sonraki en yüksek işsizlik olduğu ifade eden DİSK-AR, gizli işsizler ve çaresizlerin toplam sayısının ise 6 milyon 496 bin olduğunu aktardı.

‘İşsiz sayısının artışı kadın işsiz sayısından kaynaklı’

DİSK-AR verilerine göre, kadınlarda geniş tanımlı işsizlik oranı ise % 24.7 oldu ve işsiz sayısındaki artış büyük oranda kadın işsiz sayısından kaynaklandı. İşsiz kadın sayısı son 1 yılda 104 bin kişi artarken, erkeklerde artış 14 binde kaldı. Yeni işsizlerin % 89’unu kadınlar oluşturdu.

TÜİK yeni serisinde daha önceki seride olan ve anket soru formunda yer alan işin sürekliliği ile ilgili verilerin dinamik sorgulamadan çıkartıldığının belirtildiği DİSK-AR açıklamasında şöyle denildi:

“Geçici çalışanların sayısındaki gelişim istihdamın niteliği açısından son derece önemli bir değişkendir. Bu verinin web sitesinde ve dinamik sorgulamada artık paylaşılmaması, daha önce kolayca ulaşılan bir bilgiye ulaşmak için bürokratik süreçlere başvurulması zorunluluğu getirilmesi büyük bir eksikliktir.”

‘İşsizlik tehlike sinyali vermeye devam ediyor’

TÜİK İşgücü Anketi’nin Ağustos 2015 verilerine göre işsizliğin hem görünen hem görünmeyen boyutlarıyla tehlike sinyali verdiğini vurgulayan DİSK-AR, tehlikenin kadınlar, gençler ve geçici çalışanlar için ciddi boyutta olduğunu açıkladı.

DİSK-AR değerlendirmesinde şu tespit ve öngörüler paylaşıldı:

Düşük ücret dayatması, taşeronluk, güvencesiz çalışmanın yaygınlaştırılması temelinde şekillenen istihdam politikaları terk edilmezse güvencesiz-geçici çalışanların, eğitimli işgücünün ve kadınların istihdamda yaşadığı problemlerin ve istihdam alanındaki krizin süreceği görülmektedir.

Avrupa Birliği ülkeleri ile kıyaslandığında haftalık çalışma sürelerindeki fark 12 saati bulmaktadır. Buna göre Türkiye’de 5 kişinin yapacağı işi 4 kişi yapmaktadır. Bir yandan işgücüne katılım oranlarını yükseltirken, öte yandan işsizlik verileri ile mücadele etmenin yegâne yolu, gelir kaybına yol açmaksızın haftalık çalışma sürelerini azaltmaktan geçmektedir.

1 Kasım seçimleri sonrasında ortaya çıkan tabloda özellikle asgari ücret tartışmaları üzerinden güncel kılınmaya çalışılan temel meselelerden biri emeğin kazanılmış haklarına yönelik kapsamlı bir saldırının hazırlıklarıdır. Toplumsal baskı sonucunda asgari ücrete yapılması gündeme gelen ücret artışının henüz uygulama yokken adeta rövanşı alınmak istenmektedir. Kıdem tazminatının fona devri ile gaspı, dayıbaşılık sisteminin kurumsallaşması anlamına gelecek olan özel istihdam bürolarının yetkilerini genişletmek için yapılması düşünülen değişiklikler, işverenlerin işçi üzerindeki keyfiyeti anlamına gelen esnekliğin yaygınlaştırılması talebi ve kamu emekçilerinin iş güvencesinin ortadan kaldırılmasını hedefleyen stratejiler önümüzdeki dönem açısından son derece kritik olacaktır.

İşsizlikle mücadeleyi, çalışma koşullarını kötüleştirerek, ücretleri düşürerek çözmeye çalışan bu anlayışa karşı emeğin taleplerini gündemine alan bir anlayışla çıkılmalıdır. Bu stratejinin sonuçları Soma’da, Mecidiyeköy’de, Ermenek’te ve Türkiye’nin dört bir yanında acı bir biçimde görülmektedir. Bu strateji işsizliğin “ne iş olsa yaparım” başlığı altında gizlenmesi, işletmelerin karını insanların yaşamının önüne alma stratejisidir.

İşsizliğin önlenebilmesinin yolu

DİSK-AR’ın değerlendirmesinde işsizlikle gerçek anlamda mücadele için şu öneriler sıralandı:

*Haftalık çalışma süresi gelir kaybı yaşanmaksızın 37,5 saate, fazla mesailer için uygulanan yıllık 270 saat sınırı, 90 saate düşürülmelidir.

*Herkese en az 1 ay ücretli izin hakkı tanınmalıdır.

*Herkes için iş güvencesi ayrımsız bir biçimde uygulanmalıdır.

*Sendikal hak ve özgürlükler güvence altına alınmalı, sendikal barajlar kaldırılmalı, herkesin sendika hakkını özgürce kullanabilmesi için gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

*Taşeronlaşma ve kayıt dışı istihdam engellenmelidir.

*Kamu girişimciliği ve hizmetleri istihdam yaratacak şekilde yeniden ele alınmalıdır.

*Kamuda personel açığı derhal kapatılmalıdır.

*Kadın istihdamının artırılması ve işsizliğinin azaltılması için işgücü piyasalarındaki cinsiyetçi uygulamalara son verilmeli, ev içi bakım hizmetleri devletin gereken nitelikli, yaygın ve ücretsiz bakım hizmetlerini sağlaması ile kadının üzerinden alınmalıdır.

TÜİK VERİLERİNE GÖRE İŞSİZLİK 10.1

KAYNAK: Sendika.Org

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim