• BIST 107.202
  • Altın 145,263
  • Dolar 3,5161
  • Euro 4,1312
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 24 °C

"Görkemli Bir 30 Ağustos Kutlaması Yapılmalı"

"Görkemli Bir 30 Ağustos Kutlaması Yapılmalı"
Gazete Expres'e konuşan Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı 30 Ağustos Bayramı için “30 Ağustos kutlamalarının iptal edilmesinin aksine bana göre daha büyük daha gösterişli bir tören düzenlenmelidir" dedi.

15 Temmuz 2016 Cuma gecesi yaşanan darbe girişimi sonrasında konu ile ilgili Gaziantep Expres'e konuşan Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı şu düşünceleri dile getirdi;

 

Sokağa çıkan insanlar şuana kadar yapılan baskıların bir sonucudur. O gün o meydan da AKP, CHP, MHP hepsi birleşmiş vaziyettelerdi. Bizlerin her zaman görmek istediğimiz tablo buydu. Siyaseti bir kenara bırakıp herkes ülkesi için sokaklara çıktı. Bu bizim için bir gurur kaynağıdır fakat bu olaylar yaşanmadan siyaseti bir kenara bırakarak birleşilmelidir. Parti çatışmalarına ne gerek vardır. Hepimizin tek bir ülkesi vardır. O da Türkiye’dir.”

 

15 Temmuz 2016 Darbe gününü değerlendirir misiniz?

 

FETÖ örgütünün şuana kadar tüm devlet kurumlarına vb. yerlere sızdığı tarafımızca da bilinmekteydi. Fakat bizler bu örgütün askeri alanda bu kadar güçlü sızıntılar olduğu yönünde bir bilgimiz yoktu. Bu yapının bu şekilde F-16 uçaklarını falan kaldırması gerçekten çok ciddi bir güvenlik sorunudur. Türkiye’de zaten sayılı F-16 pilotu bulunmaktadır. Bu örgütün bu kadar büyük bir operasyona kalkışacağına Cumhurbaşkanı  da dâhil kimse ihtimal vermemekteydi. Bu kişiler devletin içine sızmamışlar adeta devleti ele geçirmişler. Bunlar devletin üst kadrolarına yani en tehlikeli alanlarına kadar yerleşmişler. Bundan da anlayacağımız gibi devleti bu örgüt yönetmiş. Amaçları o gece işi bitirip bu yönetimi sürekli hale getirmekti. Fakat o gece tüm halkın sokağa dökülmesi hiçbir yerden istedikleri desteği görmemeleri planlarını alt üst etti. Bu halkın tepkisi Türkiye demokrasisi açısından olumlu bir gelişmedir. Bundan önceki 12 Mart,12 Eylül darbelerin de kesinlikle sokağa çıkma diye bir şey yoktu. Fakat bu darbe girişiminde öyle bir şey söz konusu değil. Buna da Cumhurbaşkanının medya aracılığıyla insanlara verdiği talimatların etkili olduğunu düşünüyorum. Bu darbe girişimi sonrasında basının, medyanın ne kadar önemli olduğunu ve önemsenmemesi gerektiğini görmüş olduk. Bu aşamada Türk basını da çok olumlu bir sınav verdi. Ülkesine sahip çıktı Cumhurbaşkanının, Başbakanın açıklamalarını anında bizlere ulaştırdılar. Bu darbede başarısız olunmasın da en büyük pay ordudan sonra medyanındır. Bu olay ile birlikte medyanın ne kadar önemli olduğunu siyasi iktidar da anlamış oldu. Basına karşı yapılan sansürler kaldırılırsa bu şekilde kamuyu aydınlatma görevini layıkıyla yerine getirmiş olacaktır.

 

Yargının etkilendiği noktalar nelerdir?

 

Yargı bu operasyonlardan sonra felç durumda hatta koma da diyebiliriz. Çünkü Gaziantep’i ele alacak olursak 2 bin  civarında hâkim, savcı bulunmaktadır. Bunların 92 tanesi gözaltına alındı. 60 civarında da cezaevinde tutuklu olanlar var. Ben baro başkanı olarak defalarca Gaziantep adliyesine paralellerin yığıldığını bildirdim. Fakat bunlar sürekli olarak göz ardı edildi. Yargıtay sürekli olarak Gaziantep Adliyesine yollamaya devam ettiler. Bu FETÖ olarak adlandırdığımız örgüt bizim her tarafımızı sarmış vaziyettedir. Bu anlamda iktidardakiler halka bir özür borçludur. Bu kadrolarla bu zamana kadar çalıştım hata yaptım denmesi gerekmektedir, yeni bir başlangıç isteniyorsa. Şuan için en büyük kaygım ve korkum Fethullah Gülen örgütünden temizlenen yönetim başka bir örgüt tarafından işgal edilmeye kalkışılmasıdır. Umarız böyle bir şey söz konusu dahi olmaz. KPSS sınavlarındaki usulsüzlükler sürekli olarak dile getirildi. Fakat siyasi iktidar daima bunlara kulağını tıkadı. Bu saatten sonra da böyle şeylerin yaşanmasını istemiyoruz. Normal olarak işe alınırken ne yapılması gerekiyorsa onun yapılmasını istiyoruz. Türkiye gerçekten bu darbelerden çektiği kadar hiçbir şeyden çekmedi. Artık bu tür olayların son bulmasını istiyoruz. Bizler bile yaşamlarımızdan endişeliyiz. Can korkusu ile yaşamak istemiyoruz. Biz bu hafta sonu Kılıçdaroğlu ve Bahçeli’nin de katılımı ile gerçekleşecek olan Yenikapı mitingi ile yeni bir başlangıç olmasını diliyoruz. Bu olaylardan dolayısıyla çok canımız yandı. Ali İsmail Korkmaz’ın, Ethem Sarısülüğün suçları neydi. Onlar da işte kendilerince bir şeye karşı tepkilerini göstermektelerdi. Kimsenin vatan sevgisini bilemeyiz, onu ölçme gibi bir şansımız yoktur. Bizlerin en başta bu kutuplaştırıcı, siyasallaştırıcı hareketlerden vazgeçmemiz gerekmektedir. Şuan da herkeste geleceğe dair bir şüphe var herkeste etrafa karamsar bakmaktadır.

 

Size göre bundan sonraki süreç nasıl işleyecek?

 

Bu yaşadığımız olay herkese olumsuz olarak dönecektir. Bu dediğim esnafta, doktorda, iş adamı da herkes fazlasıyla bu işten zarar görecektir. Ondan dolayı biran evvel bu toz bulutunu üzerimizden atıp güneşli günlere uyanmalıyız. Muhakkak zarara uğrayacağız fakat ne kurtarsak kardır mantığı ile yola çıkmalıyız. Örnek verecek olursak Avrupa’da yaşayan bir insan şu durumda olan bir ülkeye gelipte yatırım yapmak istemez. Bu tür zararlarımız elbette olacaktır. Bu olaylardan dolayı gayrimenkul piyasası durmuş vaziyettedir. Kimse yatırım yapmak istemiyor ondan dolayı bu duruma bir dur demek gerekmektedir. Gaziantep üzerinden konuşacak olursak bu fabrika vb. yerlere el koymalardan dolayı Gaziantep çok zarar görecektir. Çünkü Gaziantep bir sanayi şehridir. Fabrikalar kapandıktan sonrada sanayi falan kalmaz ortalıkta. Bu olaydan en fazla etkilenecek kesim ise fabrika işçileridir. Çünkü insanlar eve ekmek götürmek için akşama kadar fabrikalarda yapmadıkları iş kalmamaktadır. Şuan da gündem de idam cezası tartışılmaktadır. Ben baro başkanı olarak idam cezasına karşıyım. Çünkü bu geç kalınmış bir ceza bu saatten sonra gelmesinin de kimseye bir faydası olmayacaktır. Bundan sonra idam cezası getirilmesi için çalışmamalıyız eşit şartlar da yaşam sürdürmeye çalışmalıyız. Eğer ki bunu başarabilirsek biz bu sınavı geçeriz ama biz bunu başaramazsak Suriye’den çok daha kötü durumda olacağız.

 

OHAL kararı hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

OHAL hükümet tarafından insanların yaşantısına problem çıkarmayacak deniyor. Fakat daha önceden gözaltı süreleri 24 saatti şuan da 30 güne çıkarıldı. Örneğin bir kişi sizin hakkınızda şikâyette bulundu bu kişi FETÖ örgütü mensubu diye. Emniyette sizi gözaltına alacaktır 30 gün boyunca gözaltında kalacaksınız. Hükümetin elinde bu mensup ile ilgili liste var işte kim hangi mensuba ait gibisinden eğer ki ellerin de liste olmasaydı 2 gün içerisinde 13 bin 700 hâkimden 2 bin 700 tanesini açığa almazdınız. Ondan dolayı bundan sonra ki süreçte de yapılacak operasyonlar listeye göre yapılmalıdır. Hiç kimseyi suçsuz yere 30 gün gözaltın da tutmaya hakları yoktur. Bu süreçte en çok görev TBMM’ye düşmektedir.

 

Halkın bu şekilde meydanlara inmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?

 

Sokağa çıkan insanlar şuana kadar yapılan baskıların bir sonucudur. O gün o meydan da AKP, CHP, MHP hepsi birleşmiş vaziyettelerdi. Bizlerin her zaman görmek istediğimiz tablo buydu. Siyaseti bir kenara bırakıp herkes ülkesi için sokaklara çıktı. Bu bizim için bir gurur kaynağıdır fakat bu olaylar yaşanmadan siyaseti bir kenara bırakarak birleşilmelidir. Parti çatışmalarına ne gerek vardır. Hepimizin tek bir ülkesi vardır. O da Türkiye’dir. Ondan dolayı böyle gereksiz çatışmalara gerek yoktur. Her şerde bir hayır vardır bu olay sayesinde partiler arasında ki çatışmalar son buldu. Bu hafta sonu da hep birlikte bir miting verecekler. Umarız bu miting herkes için yeni bir başlangıç olur. OHAL’in de ikinci kez uzatılmasına gerek olduğunu düşünmüyoruz. Türkiye artık üzerinde ki moloz yığınını atarak yeni bir inşaata başlamalıdır ama bunu hep birlikte yapmalıyız yüzde 49 oyum var falan diye düşünerek değil herkesle fikir alışverişi yapılarak yapılmalıdır. Çünkü birleşmemek bizi ileriye değil tam tersine geriye götürecektir.

 

30 Ağustos kutlamalarının iptal edilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Eğer ki yeni bir sayfa açmak istiyorsak eski düşüncelerimizden vazgeçip yeniliklere açılmalıyız. Şuan da demokrasi meydanında yapılan milli irade nöbetlerin de güvenlik sağlanabiliyorsa 30 Ağustos gününde de sağlanabilir. Eğer ki güvenlik sağlanamıyorsa bu Emniyet’in çok büyük bir eksiğidir. 30 Ağustos kutlamalarının iptal edilmesinin aksine bana göre daha büyük daha gösterişli bir tören düzenlenmelidir. Tıpkı hafta sonu yapılacak miting gibi yine aynı şekilde muhalefet liderlerini de çağırarak güzel bir organizasyon yapmış oluruz. Birbirimizin karşıtı olmayalım artık bu tür sorunları atlatmalıyız.7 Ağustos’ta nasıl miting yapılıyorsa 30 Ağustos’ta da o şekilde kutlama yapılabilir. Çünkü bizim gidecek başka bir ülkemiz yoktur. Suriyeliler buraya geldiler ama bizim gidecek bir yerimiz yoktur.

 

Röportaj: Yasemin Öztürk / Gaziantep Expres

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim