• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 9 °C

Gözaltı Yetkisi Polise Verilirse Ne Olur

Gözaltı Yetkisi Polise Verilirse Ne Olur
Getirilmek istenen “güvenlik paketiyle” gözaltı yetkisinin polise tanınacağı içişleri bakanı tarafından ifade edilmiştir. Peki, gözaltı yetkisi polise tanınırsa ne gibi sonuçları olur, hukuk dünyası bundan nasıl etkilenir?

Ceza Muhakemesi Kanunu’na göre gözaltına alma yetkisi (madde91/1) cumhuriyet savcılarına verilmiştir. Getirilmek istenen “güvenlik paketiyle” gözaltı yetkisinin polise tanınacağı içişleri bakanı tarafından ifade edilmiştir. Peki, gözaltı yetkisi polise tanınırsa ne gibi sonuçları olur, hukuk dünyası bundan nasıl etkilenir?
 
Öncelikle “Almanya’da var” denilerek getirilmek istenen bu düzenleme bizde zaten 10 yıl öncesinde  olan bir düzenlemeydi. 2005 ceza hukuku reformundan önce polisin gözaltına alma yetkisi bulunmaktaydı. Yeni ceza kanunlarıyla bu yetki polisten alınarak savcılara verildi. Bu değişikliğin yapılmasında yeni kanunun sistematiği de etkili oldu. Çünkü yeni kanun “soruşturmanın imparatoru” olarak savcıyı benimsemişti.
 
Yeni kanun oluşturulurken özellikle yakalama ve gözaltı işlemleri ayrılmış ve gözaltı yetkisi savcıya verilmişti. Zira soruşturmanın ilk işlemi olan gözaltı’dan hukuku bilen bir organın, yani savcılığın haberinin olması istenmişti. Nitekim önceki yıllarda polisin gerçekleştirdiği haksız gözaltılar nedeniyle Türkiye, milyonlarca dolar AİHM’de tazminatlar ödemiş[1], defalarca kınanmıştı.[2] Uluslararası insan hakları örgütleri Türkiye’yi “sistematik işkenceci devlet” kategorilerinde değerlendiriyorlardı. Yeni kanunun yürürlüğe girmesinin ardından bu şikayetler azalmış ve reformlar Avrupa Birliği tarafından da takdir edilmeye başlanmıştı.
Şimdi ise yeniden gözaltı yetkisinin savcıdan alınıp polise verilmesiyle şüpheliler savcıdan habersiz olarak 24 saatliğine kolluğun insafına bırakılacaktır. Bu 24 saat içinde gerçekleştirilebilecek hak ihlallerinden hukuku bilen birisinin haberi olmayacaktır. Savcının denetimi olmaksızın kollukta 24 saat boyunca hakları ihlal edilmiş, kötü muamele görmüş şüpheli, Türkiye’nin önceki uygulamalarından da hatırlanacağı gibi AİHM’e kadar gidecek ve Türkiye’yi yüksek tazminatlara mahkum ettirebilecektir.
 
Devlet, bireylerin keyfi olarak gözaltında tutulma ve haksız muameleye uğrama riskini minimuma indirmek, yargısal denetimi sağlamak ve hakların ihlali halinde sorumluların tespiti ve cezalandırılması bakımından gözaltı kayıtlarının usulüne uygun tutulmasını sağlamak, pozitif yükümlülüğü altındadır. Soruşturmalarda bu yükümlülüğü yerine getirecek kişi ve şüphelilerin haklarını koruyacak makam savcıdır. Polisin savcıdan bağımsız hareket etmesi yeni kanunun ruhuna aykırı bir düzenleme olacaktır.
 
Sonuç

Bu paket Meclis’e bu şekilde gelir ve yasalaşırsa Türkiye’de herhangi bir şekilde gözaltına alınan herkes, polisten hukuk devleti ilkesini uygulamasını bekleyecek ve polisin insafına kalacaktır. Gece 3’te evinden baskınla gözaltına alınan birisinin kendisine hukuku uygulayacak birisinin karşısına çıkamaması ürperti verecek bir düzenleme olacaktır. Her ülkenin kendine göre şartları vardır. Türk polisine Alman kanunları bol gelebilir. Kanunkoyucunun bu düzenlemeleri sık değiştirmemesi ve değiştirirken ince eleyip sık dokuması gerekmektedir.
 

 Arif GÖZEL / Ankara Strateji Enstitüsü
 

 
[1]Örnek bazı kararlar için:  http://www.hurriyet.com.tr/dunya/6453056.asp, http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/67495.asp

[2] http://www.aksiyon.com.tr/aksiyon/haber-4465-34-insan-haklarina-gozalti.html

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim