• BIST 108.394
  • Altın 142,809
  • Dolar 3,5301
  • Euro 4,1252
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 36 °C

"Günümüz Türkiye’sinde Ayrıştırarak Bölme Stratejisi Görülmektedir"

"Günümüz Türkiye’sinde Ayrıştırarak Bölme Stratejisi Görülmektedir"
İstanbul Barosu Başkanlığı, Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramının 96. Yıldönümü nedeni ile bir mesaj yayınladı.

Mesajda şu ifadelere yer verildi:

"Mustafa Kemal Paşa’nın 9. Ordu Müfettişi olarak Samsun’a ayak bastığı tarih olan 19 Mayıs 1919 Kurtuluş Savaşı’nın başlangıcı olarak kabul edilir. I. Dünya Savaşı’nın yenik tarafında yer alan Osmanlı Devletine 30 Ekim 1918’de imzalattırılan Mondros Ateşkes’i bizim için sonun başlangıcıydı. Çünkü 4 yılı aşkın süren savaşın gerçek nedeni emperyalistlerin iştahını kabartan Osmanlı coğrafyasıydı. Savaş emperyalistlerin galibiyetiyle bittiğine göre sıra Osmanlı terekesinin paylaşılmasındaydı.

İngilizlerin gözü daha düne kadar Osmanlı’nın siyasi coğrafyası içinde bulunan, her metrekaresinden adeta petrol fışkıran bölgelerdi. Arabistan, Körfez, Basra, Bağdat, Musul vilayetleri başta olmak üzere petrolün, doğal kaynakların olduğu her yer İngiliz egemenlik sahası içine alınmalıydı! Fransızlar daha çok Doğu Akdeniz, Suriye, Lübnan, Çukurova, Kilikya yöresiyle ilgileniyorlardı. İtalyanlar Antalya yöresi ve Güney Batı Anadolu’yu düşünmektedirler. Yunanistan Küçük Asya olarak adlandırdığı Batı Anadolu’da kurulacak Helen devletine ilaveten Batum’dan İnebolu’ya Pontus devleti hayalleri görmektedir. Taşnak Komiteleri Kars’tan Akdeniz’e uzanacak Büyük Ermenistan için kolları sıvamıştır.

Mustafa Kemal’in Mondros silah bırakışmasının ardından 13 Kasım 1918’de döndüğü İstanbul’un aynı gün başka davetsiz misafirleri de vardır: 1915’te Mehmetlerin geçit vermediği Çanakkale’den Mondros ateşkes hükümlerine göre ellerini kollarını sallayarak geçip boğaza demirleyen 55 parçalık müttefik donanmasının boğazın iki yakasına yönelik topları İstanbul halkını tehdit etmektedir. Haydarpaşa’da indiği trenden işgalci donanmanın arasından karşıya geçen Çanakkale Kahramanı’nın maiyeti paşalarının ağzından şu sözleri duyarlar: “Geldikleri gibi gidecekler!”

19 Mayıs 1919’da Samsun’da başlayıp 9 Eylül 1922’ de işgalci ordu artıklarının Akdeniz’e döküldüğü 9 Eylül 1922’ye kadar verilen cephe savaşı olsun, 24 Temmuz 1923’e kadar verilen diplomasi savaşı olsun tek amaca yöneliktir: Küstahça gelen işgalcileri utanç içinde ülkelerine göndermek!

Mustafa Kemal Paşa’nın 13 Kasım 1918 – 16 Mayıs 1919 arası Mütareke İstanbul’unda geçirdiği 6 ay boyunca yaptığı çalışmalar, padişah ve hükümet üyeleri, sivil ve askeri bürokrasi ile yaptığı görüşmeler İstanbul merkezli bir mücadele ile kurtuluşun mümkün olmayacağını göstermiştir. 16 Mayıs 1919’da İstanbul’dan ayrılış 6 aylık deneyimin sonucunda varılan bir karar sonucudur. 19 Mayıs 1919’da Samsun’la başlayan süreç kurtuluş önderinin kurtuluşu kanıyla, canıyla gerçekleştirecek halkıyla birlikte yürütülecek bir kutsal başkaldırının başlangıcıdır.

Türk milletinin vatanını elinden almakla, ekonomik ve siyasi bağımsızlığını yok etmekle yetinmeyip, fiziki varlığına da kast eden güçlü düşmanlara, emperyalistlere karşı haklı isyanının ilk kıvılcımının tarihidir 19 Mayıs 1919.

Emperyalist işgale karşı Türk halkının topyekun başkaldırısının 96. Yılında 19 Mayısın anlamı üzerinde bir kez daha düşünülmelidir. Bağımsızlığın mazlum bir halkının işgalci sömürgenlere karşı kitlesel direnciyle  kazanıldığı unutulmamalıdır. Günümüz Türkiye’sinde ortak paydalar yerine etnik ve mezhepsel farklılıkların, alt kimliklerin kışkırtılmasının arka planındaki emperyalizmin  ayrıştırarak   bölme stratejisi görülmelidir.  Gün ayrılıkların kutsanması yerine ortak paydaların yükseltilmesi günüdür.

İstanbul Barosu bağımsız ülke, bağımsız ekonomi, bağımsız hukuk savaşımının başlangıcının 96. yıldönümünde kurtuluşun büyük önderini ve bu uğurda can veren şehitlerimizi saygı ve minnetle anmaktadır."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim