• BIST 107.506
  • Altın 142,686
  • Dolar 3,5598
  • Euro 4,1411
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 33 °C

"Güvenlik Paketi, 90'lı Yıllara Dönüş Demektir"

"Güvenlik Paketi, 90'lı Yıllara Dönüş Demektir"
İç güvenlik paketi diye isimlendirilen Meclis'teki yeni yasal düzenlemeye bir tepki de Şırnak Barosu avukatı Bilal Aktuğ'dan geldi.

İç güvenlik paketi diye isimlendirilen Meclis'teki yeni yasal düzenlemeye bir tepki de Şırnak Barosu avukatından geldi. Pakete sert tepki gösteren Baro Avukatlarından Bilal Aktuğ, “90’lı yıllarda bu mevcut yasalardan veya çıkarılmak istenen güvenlik paketinden çok daha ağır ceza hükümleri bulunmaktaydı. Nitekim o günden bugüne geldiğimiz sonuç açıkça ortadadır. Eğer çözüm olsaydı, 90’lar da zaten bu iş çözülmüş olurdu. Güvenlik paketi 90’lı yıllara dönüş demektir.” dedi.

İç güvenlik paketi diye isimlendirilen Meclis'teki yeni yasal düzenlemeye olan tepkiler devam ediyor. Ülkenin dört tarafından pakete sert tepkiler sürerken, bir tepki de Şırnak’tan geldi. Cihan Haber Ajansı’na konuşan ve güvenlik paketine sert tepki gösteren Şırnak Barosu Avukatlarından Bilal Aktuğ, çıkarılmak istenen güvenlik paketinin 90’lı yıllara dönüş sinyalleri olduğunu söyledi. Bu çıkarılmak istenen yasadan daha ağır hükümlü cezalarında 90’lı yıllarda bulunmakta olduğunu ifade eden Avukat Bilal Aktuğ, eğer o cezalar çözüm olsaydı bu iş 90’lı yıllarda çözüleceğini dile getirdi.

Güvenlik paketi, özellikle özgürlük ve güvenlik dengesi açısından geriye dönüş olarak nitelendirebilecek şekilde içerisinde fevkalade sıkıntılı maddeler bulunduğunu vurgulayan Bilal Aktuğ, “Özellikle kolluk yetkililerine tanınan bu yetkiler bu anlamda hukuku özellikle kişilerin savunma hakkını askıya alabilecek niteliktedir. Nitekim 90’lı yıllarda bu mevcut yasalardan veya çıkarılmak istenen güvenlik paketinden çok daha ağır ceza hükümleri bulunmaktaydı. Nitekim o günden bugüne geldiğimiz sonuç açıkça ortadadır. Dolayısıyla eskiye dönmenin veya özgürlük alanını daha da daraltarak bu ülkede bir takım sorunların çözüleceğine olan inancın artık değişmesi gerektiği kanaatindeyim. Bu çıkarılacak veya bu haliyle çıkarılacak olan yasanın özellikle eskiden olduğu gibi gözaltı, gözaltındaki hak ihlalleri ve gözaltındaki faili meçhul-kayıplarla ilgili olarak kaygıları daha da beraberinde getireceğine inanıyorum. Bu toplumsal sorunluk kalkıp güvenlik yasası veya özgürlük güvenlik dengesinde güvenlikten yana daha çok güvenlik yasa çıkartılması sorunu çözmeyeceği gibi daha da çetrefil ve derinleştirileceğini inanıyorum. Eğer çözüm olsaydı, 90’lar da zaten bu iş çözülmüş olurdu.” diye konuştu.

Çözüm süreci hakkında yeterince toplumun bilgilendirilmediğinden yakınan Avukat Bilal Aktuğ, “Bugün özellikle çözüm sürecine olan inanç ve toplumun açısından ki çok rahat bir şekilde şunu söyleyebiliriz. Toplumun büyük bir kesimi ismen de olsa bu çözüm sürecini desteklemektedir. Her ne kadar içeriğine ilişkin olarak dışarıya veya kamuoyuna yansıyan veya tartışılan çok konu olmamakla birlikte genel hatlarıyla toplumumuz çözüm sürecinden yanadır. Çözüm süreci hakkında hiçbir şey bilmediği halde çözüm sürecine ilişkin temel konularda çok da ciddi olarak bilgilendirilmediği halde süreci ciddi anlamda desteklemektedir. Dolayısıyla taraflara düşen bu çözüm sürecine ilişkin olarak konuşulan, tartışılan veya perde arkasında konuşulan konuların en azından toplumun bilmesi gerektiği kadar konuların toplum önünde tartışılması, toplumun buna göre kendini hazırlaması ve bu sürece olan desteğini daha da pekiştirecektir. Bu anlamda çözüm sürecine ilişkin toplumun bilgilendirmemenin, bu toplumun daha fazla aydınlanmanın ben çok ciddi bir dezavantaj olarak görüyorum. Çünkü süreç hem inişli hem çıkışlı olduğu için hem de belli bazı dönemlerde bir takım ciddi problemleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle 6-7 Ekim tarihli olaylarına baktığımızda sürecin ciddi anlamda bir kırılma yaşandığı ve bu kırılmanın da aslında toplumu daha çok bilgilendirilmemesinden kaynaklıdır ve Kobani etrafında gelişen olayların bir tepkimesidir. Dolayısıyla bu gelinen noktada daha ciddi atımların atılması ve özellikle belli bazı konularda toplumun daha iyi aydınlatılması gerektiğini düşünüyorum. Toplumla bir takım şeylerin paylaşılmaması en büyük sorundur.” şeklinde konuştu. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim