• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Hakim Sordu: "Ahmet Altan’ın Çığlığında Olduğu Gibi Bu Ülke Niçin Korkup da Sessiz Kalıyor?"

Hakim Sordu: "Ahmet Altan’ın Çığlığında Olduğu Gibi Bu Ülke Niçin Korkup da Sessiz Kalıyor?"
Gazeteci-Yazar Ahmet Altan'ın geçtiğimiz günlerde 2 gün üst üste katıldığı televizyon programlarında yaptığı "korkmayın" çağrısını Babaeski Adliyesi Hakimlerinden Fazıl Altınordu, hukukçuların kullandığı adalet.org isimli internet sitesine taşıdı.

Haberdar'dan Arzu Yıldız'ın haberine göre; Hakim Fazıl Altınordu, "Ahmet Altan’ın çığlığında olduğu gibi bu ülke niçin korkup da sessiz kalıyor?" sözleri ile Altan'a destek verdi.

Altınordu yazısını şöyle sürdürdü:

"Hakim-savcılar olarak bizler adalet dağıtmakla görevliyiz. İşimiz siyaset yapmak değil. Ama hem bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak hem de kanunun sınırlarının ne olduğunu, kimin neye ve nereye kadar yetkisi ve sorumluluğu olduğunu görevi gereği bilen bir hukukçu olarak kör-sağır-dilsiz olmak ne mümkün? Kanunun bize çizdiği sınırlar içerisinde, yaşanan hukuksuzluklara ve parçalanan adalet anlayışına en azından bu siteden dur diyebilmenin-yanlış olduğunu söyleyebilmenin bir mesuliyet olduğunu düşünüyorum. " 

Yazının tamamı şöyle: 

Tımarhaneye mi geldim ?

Son iki üç gündür bir çok twit hesabında Ahmet Altan’ın sözleri paylaşılıyor. Hakikaten yazarın ülke olarak içinde bulunduğumuz durumu tımarhaneye benzetmesi, yurt dışından döndüğünde memleketi bu durumda görmesi çok da anormal değil.

Ülkenin siyasetçisinden gazetecisine, hâkiminden vatandaşına kadar bir kesim gerçekten vicdanı ile gelecek kaygısı arasında kalan iradesini ne yazık ki korkusunu bastırmaktan yana kullanıp bu uğurda hak-hukuk tanımıyor veya üç maymunu oynuyor.

Toplum olarak bu hale nasıl geldik sahiden? Allah’tan korkmuyor musun diye haykıran bir şehit yakının cezalandırılmasını gerekli gördük ya da görmezden geldik ne değişecek diye.. Sahile vuran bebek cesedi çıkınca televizyonda hemen kanalı değiştirdik bakamıyorum diye.. Bir siyasetçinin çıkıp “bizi seçseydiniz bu kaosu yaşamazdık” tehdidine alınmadık siyasetçidir konuşur diye.. Her gün gelen şehit sayısı ancak dört-beş olunca ilgimizi çekti ve birazcık infial yarattı aramızda konuşmaya değer diye..

Nasıl bir çıkmaza yuvarlandığımızı görebiliyor muyuz gerçekten? Memleketin doğusu adeta yangın yeri. Her gün değişik bir yerde yürek burkan farklı bir manzara. Bir anne, oğlunun tabutuna sarılıp “özür dilerim oğlum 18 bin lira bulamadım” diye ağlıyor. Bir şehit eşi, “birileri altın kadehten su içerken benim kocam beş gündür susuz gitti” deyip dövünüyor. Ve hepimizin ciğeri dağlanıyor.. Diğer yandan ise 2012 yılında ki Diyarbakır Emniyet Müdürü’nün meşhur sözleri aklıma geliyor: “Dağda ölen teröriste ağlayamıyorsanız insan değilsiniz demiştim. Ama eline silah alıp çoluk çocuk demeden insan katleden canavarlaşmış bir teröristi de enterne edemiyorsanız devlet değilsiniz. Ben bu iki cümle arasında gidip geliyorum” (bu kişi o zaman vatan haini edilmişti..)

Ölen insan bizim insanımız. Sahip çıkamadığımız her çocuk bizim yitip giden ümidimiz. Bir ülkenin gençlerinin geleceği-hayatı nasıl olurda bir seçimin ardından bir anda kararabilir anlayamıyorum? Bu feryatları niye kimse duymaz. Ahmet Altan’ın çığlığında olduğu gibi bu ülke niçin korkup da sessiz kalıyor? “Ülkenin geldiği azgınlığı bu noktada durduramazsanız kimsenin hayatının garantisi olmayacak, eğer siz bunun önüne geçmezseniz korktuğunuzda daha kötüsü başınıza gelebilir” uyarısı bize çok mu uzak geliyor?

Şehit olmadan önce internet hesabına yazmıştı bir polis; “siz sessiz kalmaya devam edin halkım, nasılsa siz uyurken sizin yerinize birileri ölüyor”..

Hakim-savcılar olarak bizler adalet dağıtmakla görevliyiz. İşimiz siyaset yapmak değil. Ama hem bu ülkede yaşayan bir vatandaş olarak hem de kanunun sınırlarının ne olduğunu, kimin neye ve nereye kadar yetkisi ve sorumluluğu olduğunu görevi gereği bilen bir hukukçu olarak kör-sağır-dilsiz olmak ne mümkün? Kanunun bize çizdiği sınırlar içerisinde, yaşanan hukuksuzluklara ve parçalanan adalet anlayışına en azından bu siteden dur diyebilmenin-yanlış olduğunu söyleyebilmenin bir mesuliyet olduğunu düşünüyorum. Umarım canım ülkem ve bu ülkenin güzel insanları daha fazla acı çekmez ve müreffeh bir hayat yaşayabilirler. Çünkü buna herkesin hakkı var. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim