• BIST 98.314
  • Altın 144,066
  • Dolar 3,5732
  • Euro 3,9941
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

“Hakim ve Savcıların Bir Süre Avukatlık Yaptıktan Sonra Göreve Gelmesi Gerek”

“Hakim ve Savcıların Bir Süre Avukatlık Yaptıktan Sonra Göreve Gelmesi Gerek”
Hukukçular Adalet Bakanı Bekir Bozdağ’ın 'Doğrudan hukuk fakültesi mezunlarının hakim savcı olmasına son verileceğini ve avukatlar arasından hakim ve savcı alınması uygulamasının başlatılacağına' dair yaptığı açıklamayı değerlendirdi.

Düzenlemenin, objektif  kriterlere bağlı olarak yapılması halinde olumlu etki uyandıracağını belirten hukukçular, ‘yargının yapısını düzeltmeden’ yapılacak bir uygulamanın kötü sonuçlar doğuracağını ifade etti.

İşte o açıklamalar

İSTANBUL BAROSU ESKİ BAŞKANI YÜCEL SAYMAN:

BU YARGI SİSTEMİYLE OLMAZ

Bir sürü yerde böyle sistem var. Hatta çokta yararlı olduğu söylenebilir. Avukatlığı bilerek yargıç olmak iyi bir şey ama tek başına olmaz. Yargının nasıl örgütlendiğine bağlı olarak söylenecek bir şey. Öyle bir yargı örgütlemesi yaparsınız ki son derece kötü bir uygulama olur. Kriterler önemli. Yargıyı nasıl örgütleyeceksiniz.

DEMOKRATİK BİR YARGI ÖRGÜTLENMESİ İÇERİSİNDE OLUR

Türkiye'de şu anda yargının örgütlenmesinde savunma kurumu yapısal olarak yok. Avukat sadece hak arayan bir kişi, yargı içinde yapılanması yok. Yıllardır bunu söylüyoruz. Bu sistem üzerine kuracaklarsa kötü olur. Üç ayak üzerine örgütleyeceklerse o zaman düşünülebilir. Yargının bu haliyle asla olmaz. Bu uygulama ancak demokratik bir yargı örgütlenmesi içerisinde olur.

AYDIN BAROSU BAŞKANI GÖKHAN BOZKURT

OBJEKTİF KRİTERLER SÖZ KONUSUYSA OLUMLU KARŞILIYORUM

Hakim ve savcıların avukatlık mesleğini bir süre yaptıktan sonra göreve gelmesi gerektiğini düşünüyorum. Avukatlar, toplumla adalet mekanizması arasında bir tampon görevi görüyor. Aynı zamanda bütün ilişkilerin ortasında kalan bir meslek grubu. Hakim ve savcıların mesleğe avukatlıkla başlamasının artısı şu olacaktır:

Halkı tanıma fırsatı bulacak ve hakkında hüküm verecekleri insanları tanımış olacaklar. Halktan uzak yapı içerisinde yetiştirildiğinde birçok noktada hata yapıldığını biz avukatlar olarak şahit oluyoruz. Sadece kanunu bilip uygulama yapmak doğru sonuca her zaman götürmüyor.

AKSAKLIKLARI YAŞAYARAK GÖRÜRSÜNÜZ

Yargıdan ve adaletten beklentileri bilmek, halkın ilişkilerini bilmek gerekiyor.  Avukatlık mesleğini yaptığın zaman tamamen halkın içinde olursunuz, her kesimle görüşürsünüz. Adli yapı içerisindeki aksaklıkları da yaşayarak görürsünüz. Tabi hakim ve savcı olacak avukatların da hangi kriterlere göre alındığını görmek lazım. Objektif kriterler söz konusuysa ben olumlu karşılıyorum.

İ.Ü HUKUK FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. BAHADIR ERDEM

SİSTEM DOĞRU OTURTULURSA AMACINA ULAŞACAKTIR

Hakim ve savcılık çok ağır sorumluluk isteyen meslekler.  Çok vebali olan meslekler. Çünkü savcının görevi önüne gelen suç unsurları ve delillerle birlikte bir kişinin suçu işleyip işlemediğine göre karar vermek ve bundan sonra o kişiyi suçlamaktır. Hakimin görevi de adalete ve hukuka uygun olarak karar vermektir.  Hukuk fakültesi mezunu olan arkadaşlarımız savcılık ve hakimlik sınavını yapıyorlar. 21'inde mezun olmuş hukukçular, 23’ün e savcı veya hakim olarak atanıyorlar. Bugün bu insanlar çok genç. Hukuk Fakülteleri sonuç itibariyle hukukun kültürünü verir, adalet duygusu nedir bunları öğretir ama savcılık ve hakimlik mesleği avukatlık gibi yapıldıkça öğrenilir.

23 yaşındaki ağır ceza hakiminin veya savcının vereceği karar tecrübesi itibariyle risklidir. Adalet Bakanlığı tecrübe olarak bunu doldurmak istiyor.  Bunun batıda örnekleri var.  Belli bir tecrübe edinmeden bu meslekleri yapamazsınız. Sistem doğru oturtulursa amacına nail olacak bir uygulama olduğunu düşünüyorum.

Hukuki Haber 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim