• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 0 °C

Halkın Üçte İkisi Yargıya Güvenmiyor

Halkın Üçte İkisi Yargıya Güvenmiyor
MetroPoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Prof. Dr. Özer Sencar, kamuoyu araştırmalarındaki son verileri Bugün Gazetesi'ne değerlendirdi. Sancar, "toplumda adalet arayışı yükseliyor" dedi.

Prof. Sancar Bugün Gazetesi'nden Seda Şimşek'İn sorularını yanıtladı.

Soma’da yaşanan felaketin seçmen üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

Başbakan Erdoğan’ın imajı üzerinde olumsuz bir etkisi oldu. Bizim alan çalışmamız, felaketin yaşandığı ilk günlerde yani, olayın en ateşli, yakıcı döneminde oldu.

İlk anı tespit edebildik, dolayısıyla siyasi partilerin olayı nasıl yönettiklerine ilişkin kanaatleri tam olarak bu ay ölçeceğiz. 30 Mart seçimlerinin hemen ardından nisan ayında, Türkiye’nin iyiye gittiğini düşünenler yüzde 45’e kadar yükselmişti.

İYİYE GİDİŞTE 7,5 PUANLIK DÜŞÜŞ

Türkiye’nin iyiye gittiğini düşünenlerin oranı en yüksek değeri ne zaman almıştı?

Türkiye’nin iyiye gittiğini söyleyenler, Aralık 2011’de yüzde 53,6 ile en yüksek değeri almıştı. Nisan ayında yüzde 45’ti ancak, Soma felaketinden sonra, hem Başbakan’ın hem hükümetin imajında gerileme yaşandı, Türkiye’nin iyiye gittiğini düşünenlerin oranı yüzde 39’a düştü.

Kötüye gittiğini düşünenlerin oranı ise nisanda yüzde 39,6 iken mayıs ayında yüzde 47,2’ye yükseldi.7,5 puanlık bir negatif etki söz konusu oldu.

UMUTSUZLAR ORANI ARTTI

Böyle büyük bir felaketin, toplumda bir karamsarlık yaratması doğal değil mi?

Bir karamsarlığa yol açtığını söyleyebiliriz. Bunu “Sizi ve ailenizi bekleyen gelecekten umutlu musunuz” sorusuna aldığımız cevapta görebiliyoruz.

Umutlu olanların oranı nisan ayında yüzde 51 iken mayıs ayında yüzde 44’e düştü, umutsuz olanlar yüzde 35’den 42’ye yükseldi.

Başbakan’ın imajındaki etkisine ilişkin veriniz nedir?

Görev onayı ile ilgili veriler. Nisan ayında Başbakan Tayyip Erdoğan’ın Başbakanlık görevini yapış tarzını onaylayanlar onaylamayanlardan yüksekken, mayıs ayında tam tersine döndü, onaylamayanlar onaylayanları geçti, 3 puanlık bir değişim yaşandı. Bu veriye bakarak, hükümetin ve Başbakan’ın imajını Soma’nın olumsuz etkilediğini söyleyebiliriz.

AK PARTİ AYNI, CHP YÜKSELDİ

Partilerin oy oranına yansıması oldu mu?

Dikkate değer bir etkisinin olduğunu özellikle iktidar için söylememiz zor. AKP ve Erdoğan’ın imajındaki kayıplar aynı oranlarda partilerin oy oranlarına yansımadı. Nisan ayında, kararsız ve cevapsızlar dağıtılmadan AK Parti’nin oyu, 43,4 iken, mayıs ayında 41,8’e düştü, bu 1,5 puanlık bir oy düşüşüne tekabül eder ve istatistiki olarak anlamlı değildir.

Dolayısıyla Soma felaketinin AK Parti’nin oylarını azaltıcı yönde ciddi bir etkisinin olmadığını görüyoruz. Aynı süreç içerisinde CHP oyları 23,5’tan 25,9’a yükselmiş, MHP oylarında da 1 puanlık bir düşüş görüyoruz, 14,8’den 13,9’a düşmüş.

"Halk tarafsız bir cumhurbaşkanı istiyor"

Tarafsız cumhurbaşkanı arayışı var mı toplumda?

Seçmenlere “Partili mi tarafsız bir kişinin mi cumhurbaşkanı adayı olmasını istersiniz” diye sorduğumuzda, seçmenlerin yüzde 31’i partili, yüzde 62’si ise tarafsız bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını istiyor. Hatta, AK Partili seçmenin bile yüzde 40’ı tarafsız bir cumhurbaşkanından yana. CHP ve MHP seçmenleri arasında tarafsız bir kişinin cumhurbaşkanı olmasını isteyenler yüzde 80’den fazla. Bu sonuç bile muhalefet için başlı başına önemli bir veri.

İlk kez cumhurbaşkanını halk seçecek, diğer seçimlerle aynı reflekslerle mi halk oyunu kullanır?

Halkın ilk defa yaşayacağı bu seçimi Başbakan iki senedir gündeminde tutuyor, bütün davranışlarını, politikalarını cumhurbaşkanlığına göre dizayn ediyor. Toplum ilk kez yaşayacaksa da Başbakan, psikolojik ve fiili olarak hem kendisini hem çevresini hem de toplumu hazırlıyor. Tayyip Bey, cumhurbaşkanlığına kilitlendi.

"Muhalefet hazır değil"

Muhalefetin çatı aday arayışlarının nasıl bir karşılığı var toplumda?

Muhalefet cumhurbaşkanlığı seçimine hazır değil. Tayyip Bey, 2-3 yıldır kendini ve toplumu hazırlamışken, muhalefet herhangi bir cumhurbaşkanı adayı üzerinde netleşmiş, bütünleşmiş, konuşmuş değil.

Seçime 2.5 ay varken hâlâ muhalefet cephesindeki seçmenlerin zihninde belirginleşmiş bir aday ismi yok.

5 PUANLIK ARTIŞ VAR

Muhalefetin ortak aday fikri benimsenmiş mi?

Nisan ve mayıs aylarında, seçmene CHP ve MHP’nin ortak aday çıkarması halinde nasıl davranacaklarını sorduk. Nisan ayında ortak adayın çıkmasını isteyenler yüzde 35,4 iken, istemeyenler 47,2 idi. Geçen bir aylık süreç içinde ortak adayla ilgili yazılan ve konuşulanların etkisini ölçme şansımız oldu. Mayısda ortak aday isteyenler 35,4’den 41,7’ye yükseldi. İstemeyenler 47,2’den 43,9’a düştü. MHP seçmeninin yüzde 29,7’si ortak adaya karşı görünüyor. CHP içinde ortak adaya karşı olanlar yüzde 12,5 civarında.

ADALET ARAYIŞI YÜKSELİYOR

Bu ay yaptığınız araştırmada, basın özgürlüğü konusunu da ele almışsınız. Halkın yaklaşımı nasıl?

Seçmenlerin büyük çoğunluğu da basının özgürlüğü konusunda Freedom House gibi düşünüyor. Çok sade bir şekilde “Sizce Türkiye’de basın özgür mü” diye sorduk. Seçmenlerin yüzde 35,6’sı basının özgür olduğunu, yüzde 59,4’ü ise özgür olmadığını düşünüyor.

Haziran 2013’de basının özgür olduğunu düşünenler yüzde 41 iken bugün 35,6’ya düşmüş, özgür olmadığını düşünenler yüzde 53 iken yüzde 59’a yükselmiş.

Özellikle muhalif kesimlerde basının özgür olmadığına ilişkin çok güçlü bir kanaat var, CHP’lilerin yüzde 91’i, MHP’lilerin yüzde 84’ü, BDP’lilerin yüzde 81’i basının özgür olmadığı kanaatinde. AKP seçmeninin bile yüzde 28’i basının özgür olmadığı kanısında.Bu çok önemli bir tespit.

Yargı bağımsızlığıyla ilgili sorular da sormuşsunuz.

Yargının bağımsızlığı ve adil olup olmadığına ilişkin kanaatleri de almaya çalıştık. Yargının bağımsız olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 29,4 iken aksini düşünenlerin oranı yüzde 62,3. Yargının verdiği kararlara güvenenlerin oranı yüzde 30,5 iken güvenmeyenler yüzde 62,4. Yani yargıya güvenin çok düşük olduğu su götürmez bir gerçek.
 
Anayasa Mahkemesi’nin son zamanlarda aldığı kararlar bu tabloyu tersine çevirebilir mi?

Bizim mayıs ayı araştırmamızda Anayasa Mahkemesi doğrudan yer aldı. Anayasa Mahkemesi’nin son dönemdeki kararlarına destek oranı yüzde 33,5, desteklemeyenlerin oranı ise yüzde 53,3. “Anayasa Mahkemesi’nin adil ve tarafsız olduğunu düşünüyor musunuz” diye sorduğumuzda da, adil ve tarafsız olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 31, aksini düşünenlerin oranı ise yüzde 60. Toplumun bütün kesimlerinde, adil, güvenilir bir yargı arayışının olduğunu söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemlerde seçmen davranışlarını, ekonomik şartların yanı sıra artık adaletli bir sistem talebinin de etkileyeceği görülüyor. Bu iki konuyu gündeme taşıyabilen ve güven sağlayabilen siyasi partiler öne çıkacaktır.

Yargı kararlarına güvenmeyenlerinin oranının son anketlerde yüzde 62,4'e yükseldiğini söyleyen Prof. Dr. Sencer, "Önümüzdeki dönemlerde seçmen davranışlarını, ekonomik şartların yanı sıra artık adaletli bir sistem talebinin de etkileyeceği görülüyor" dedi.

BÜYÜKERŞEN’E MHP SEÇMENİ SICAK DEĞİL

CHP’de Yılmaz Büyükerşen ismi öne çıkıyor, Erdoğan karşısında bir şansı olabilir mi?

Büyükerşen’in cumhurbaşkanı adaylığını sorduk. AK Parti’nin adayı Tayyip Erdoğan, muhalefetin ortak adayı Yılmaz Büyükerşen olduğunda, Erdoğan desteği yüzde 45,1 iken Büyükerşen’in desteği yüzde 23,2’de kalıyor. MHP’li seçmenlerden Büyükerşen’e oy vereceğini söyleyenlerin oranı yüzde 28,

Cumhurbaşkanlığı konusunda Erdoğan ile Gül kıyaslandığında seçmenin tercihi ne yönde çıkıyor?

3 senedir yaptığımız bütün araştırmalarda, seçmenlerin çoğunun Gül’ü tercih ettiği görülüyor. 2011’de Erdoğan’ı tercih edenler yüzde 26, Gül’ü tercih edenler yüzde 64 iken, mayıs 2014’de yaptığımız araştırmada yüzde 23,1 Gül, yüzde 22,3 Erdoğan oldu. Yüzde 31’lik bir kitle, ikisini de tercih etmediğini ifade ediyor. Nisan ayında ilk kez Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanlığı için Abdullah Gül’den daha fazla desteği olduğunu belirlemiştik, mayıs ayında eski haline döndü.

PARTİYİ KENDİSİ YÖNETECEK

Erdoğan Köşk’e çıkarsa AK Parti ANAP’a benzer mi?

Hayır, Erdoğan Köşk’e çıkarsa, hükümeti ve partiyi de kendisi yöneteceği için yakın ve orta vadede ANAP’lılaşma ihtimalini görmüyorum. Erdoğan, Çankaya’ya çıktığında bugün ne yapıyorsa orada da onu yapacaktır. Yani, hükümet ve devlet yönetimini bugün ne kadar paylaşıyorsa o gün de o kadar paylaşacaktır. Atatürk ile son Başbakanı Celâl Bayar arasındaki ilişkiye benzer hatta ondan çok daha ileri bir ilişki modeli, oradakine benzer bir görev tanımı, görev paylaşımı görebiliriz.

Erdoğan sonrası için AK Parti’de öne çıkan isim var mı?

Bizim araştırmalarımızda Erdoğan’dan sonra partinin başına geçmesi istenilen ilk üç isim, Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Numan Kurtulmuş şeklinde ortaya çıkıyor. Kamuoyuna yönelik yürütülen yoğun PR çalışmasına rağmen, Ahmet Davutoğlu bu isimlerin gerisinde kalıyor ve yüzde 5 civarında bir desteği ancak bulabiliyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim