• BIST 97.533
  • Altın 145,647
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

HAYDARPAŞA KAMPUSÜ

Av. Uğur TARHAN

Kadim kültürümüzde, tüm canlılara olduğu gibi, eşyalara ve mekanlara karşı da derin bir saygı vardır. Zira eşyanın ve mekanın, hizmetinde olduğu insan üzerinde hakkı bulunduğu kabul edilir. Hatta kimi tasavvuf ekollerinde dervişlerin, evlerine girmeden önce kapılarını, uyumadan önce yorganlarını, giymeden önce elbiselerini öpmeleri bahse konu saygıdan ileri gelir.

 

Kuşkusuz ki, Haydarpaşa Kampusu’nun de, Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğrencileri/mezunları üzerinde hakkı vardır. 4 sene müddetince (hatta benim gibiler için bu süre 6 sene) bizlere ev sahipliği yapmış, hizmette bulunmuştur.

 

Üsküdar Tıbbiye Caddesi üzerindeki bu görkemli bina, bir asrı aşan tarihi boyunca bizler gibi sayısız talebeyi konuk etmiş, sayısız hatıraya şahit olmuştur. Örneğin, Türkçülük fikrinin 20. yy.’daki önderlerinden Hüseyin Nihal Atsız, Askeri Tıbbiye öğrencisi olarak Haydarpaşa’da öğrenim görmüş lakin buradan mezun olamadan ayrılmak zorunda bırakılmıştır. (Tevafuktur, Atsız’ın ebedi istirahatgahı, haksızlığa uğrayarak ayrılmak zorunda kaldığı Haydarpaşa Kampusu’nun 500 metre yakınındaki Karacaahmet kabristanıdır.)

 

Atsız’la aynı koridorları paylaşmak bahtiyarlığına erişen bizler, sadece bu yüzden bile Haydarpaşa ile kuvvetli bir gönül bağı kurabilirdik. Ancak bizim Haydarpaşa’ya duyduğumuz sevginin ve saygının daha başka sebepleri de var.

 

Öncelikle, bugün geçimimizi sağladığımız mesleğimizi Haydarpaşa’da kazandık. Onun sınıflarında derslerimize, sınavlarımıza girdik. Onun misafirperverliğinde hukukçu olduk.

 

Haydarpaşa’da çok değerli arkadaşlar tanıdık, dostlar edindik. Birlikte gülüp, birlikte hüzünlendiğimiz, birlikte yol yürüdüğümüz yoldaşlar kazandık. Onun koridorlarında, bahçesinde hasbihal ettik.

 

Fikirlerimizi, ülkülerimizi, itirazlarımızı (çoğu zaman yüksek sesle) Haydarpaşa’da ifade ettik. Haydarpaşa’nın şahitliğinde tecrübe kazandık, yetiştik, olgunlaştık.

 

Haydarpaşa’nın, devasa yapısı içinde kendimizle baş başa kalacağımız yerler keşfettik. Kimi zaman oralara gidip tefekküre daldık. İstanbul Boğazı’nın eşsiz manzarası karşısında sevdiklerimizi düşünüp hayaller kurduk.

 

Yalnızca öğrenci olduğumuz zamanlarda değil, mezun olduktan sonra da Haydarpaşa’nın resmini gördüğümüzde, yanından geçtiğimizde ya da ziyaretine gittiğimizde içimizde tatlı bir heyecan belirdiğini hissettik. Bu satırları yazarken de, Haydarpaşa’yı incitmemek, hatırasına hürmetsizlik etmemek için özel çaba göstermekteyiz.

 

Gel gelelim, Haydarpaşa’nın akıbeti hakkında endişeliyiz. Zira, yakın zaman önce Haydarpaşa’yı, Hukuk Fakültesinden (ve Marmara Üniversitesinden) ayıracak bir kanun çıktı. Haydarpaşa, yeni kurulması planlanan Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne devredilecek. Yeni üniversitenin rektörü de atandı. Artık Haydarpaşa için geri sayım başladı.

 

Haydarpaşa Tren Garı’nın başına gelenleri düşündükçe, Haydarpaşa Kampusu için endişelerimiz daha da artıyor. 100 seneden fazladır Anadolu’yu İstanbul’a bağlayan Gar, tarihi kimliğinden koparıldı ve turistik tesis alanı olarak özelleştirilmeye çalışılıyor. Haydarpaşa Kampusunun de -artık Hukuk Fakültesi ile özdeşleştiğini düşündüğümüz- tarihi kimliğinden koparılıp, Gar’ın uğradığı akıbete maruz kalmasına gönlümüz asla razı değil.

 

Haydarpaşa’ya, tüccar anlayışıyla yaklaşmak, tarihsel değerine hürmetsizlik etmek anlamına gelir. Bu hürmetsizlik kimden gelirse gelsin kabul edilemez. Marmaralı Hukukçular, Haydarpaşa ile olan özel hukukları gereği, Haydarpaşa’ya sahip çıkma yükümlülüğündedir. Bu yüzden, tüm demokratik yolları kullanarak Haydarpaşa’ya olan vefamızı göstermeliyiz.

 

Belki akıbetimiz ayrılık olur ama yarın yanından geçerken başımızı öne eğmek zorunda kalmayız.

 

Selam doğru yolda gidenleredir…

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim