• BIST 107.041
  • Altın 143,274
  • Dolar 3,5635
  • Euro 4,1526
  • İstanbul 31 °C
  • Ankara 28 °C

"Haydi Yapalım; Yapabiliriz; Boşa Çıkartabiliriz Bütün Derin Planları"

"Haydi Yapalım; Yapabiliriz; Boşa Çıkartabiliriz Bütün Derin Planları"
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Metin Feyzioğlu, katledilen Diyarbakır Barosu Başkanı Av. Tahir Elçi'nin cenaze töreninin ardından duygularını sosyal medya hesabı üzerinden paylaştı.

"CASUSLAR KÖPRÜSÜ FİLMİNDEN...

.... VE KÖPRÜ İNSANLARDAN BİRİNİN KATLİ ÜZERİNE

Soğuk savaş döneminde, ABD ile Sovyetler Birliği'nin birbirlerine her an nükleer saldırı başlatacağı saplantısının toplumları esir aldığı 1950'lerin sonu. 

Avukat Donovan, Sovyet casusu olduğu gerekçesiyle tutuklanan Abel'i savunmak üzere baro tarafından görevlendirilir. 

CIA Ajanının, müvekkili Abel'in kendisine anlattıklarını CIA ile paylaşmasını istediğinde Donovan'ın cevabı: 

- Avukat ile müvekkilinin konuşmaları Anayasa'ya göre sırdır, sizinle paylaşamam. 

CIA Ajanının, burada davadan, yargılamadan ve Anayasa'dan daha önemli bir şey olduğunu , bu işin casusluk olduğunu söylemesi üzerine Donovan'ın cevabı: 

- Sen Alman kökenlisin, ben İrlanda. Seni ve beni Amerikan vatandaşı yapan nedir biliyor musun? Anayasa! O boş ver, ondan daha önemli şeyler var dediğin Anayasa. 

Evet, dostlarım. 
Adalet mülkün, yani ülkenin temelidir diyoruz ya; adalet çökerse ülke temelsiz kalır diyoruz ya. İşte bu dediğimizin filmini yapmışlar adeta. 

Adaleti mahkemelerden bekliyoruz hepimiz. Haklıyız da... Peki birbirini sevmeyi, saymayı, değer vermeyi, dinlemeyi, acıları paylaşmayı, destek olmayı, güvenmeyi unutmuş insanların yaşadığı toplumların mahkemelerinden adalet çıkar mı? 

Silahsız birinin ensesinden vurularak katledilmesine üzülmek için "sadece benden ise üzülürüm" diyecek kadar kamplara ayrılmış ve düşmanlaşmış insanlar nasıl birlikte yaşayabilir? Peki şu "benden" denilen parçaların çeşidi giderek artıyorsa? Yani parçalar başka parçalara bölünüp duruyor ise? Sonunda kendi derdimize kendimizden başka yanacak kimse kalmayana kadar kopacak mıyız birbirimizden? 

Bugün düşman kamplara bölünmek istenen ülkemizde şiddete daima karşı çıkmış bir kardeşimi, Tahir Elçi'yi verdik toprağa. Aslan gibi iki polisimizi de yolcu ettik sonsuzluğa.

Tahir Elçi şöyle demişti, böyle demişti, önemli değil. Kimseye fiske bile vurmamıştı; silahlar sussun diyordu; elinde silah yoktu; kimseye zarar vermiyordu. Şiddetten beslenen hiçbir çıkar odağının işine gelmiyordu tabii. 

Ölüm kokan morgdan aldık, sırtladık. Kimimiz içe, kimimiz dışa akıttı göz yaşlarını. 

"KÖPRÜ İNSAN"lardan biriydi o. Tıpkı Vedat Aydın, Gaffar Okkan gibi. Ve köprüyü yıktı birileri. Birbirimize bir adım bile yaklaşmamızı istemeyen birileri. Şu veya bu fark etmiyor benim için. Kendini hangi kampın militanı sayarsa saysın o hainler, fark etmiyor; olan kardeşlik köprüsünden geçeceklere oldu. 

Lütfen yapmayın, atmayın sakın o artçı kurşunları. Tahir Elçi'yi katledenlerin yapmamızı istediklerini yapmayın. Öldürücü o sözleri birbirinize sıkmayın bir insanın ölümü üzerinden. Yıkmayın ne olur köprüleri. Yıkmayın. Yeni köprüler yapalım inadına. 

Aynı düşünmek zorunda değiliz. Dünyayı aynı pencereden görmek, siyah- beyaz arasına sıkışmak zorunda değiliz. Birer adım geri çekilelim, sonra birer adım yaklaşalım birbirimize. Haydi yapalım; yapabiliriz; boşa çıkartabiliriz bütün derin planları. 

BEN TÜRKİYE'YE İNANIYORUM."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim