• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 9 °C
  • Ankara -1 °C

"Hepimizin Can Güvenliği Tehlikede"

"Hepimizin Can Güvenliği Tehlikede"
Giresun Baro Başkanı Av. Gültekin Uzunalioğlu, 5 Nisan Avukatlar Günü kutlama töreninde konuştu.

"Terör saldırıları sonucu aramızdan ayrılan şehitlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum." diyen Av. Gültekin Uzunalioğlu, şöyle konuştu;

Çok değerli Meslektaşlarım, Sevgili Basın Mensupları;

Bugün tarih boyunca hukuksuzluklara, haksızlıklara karşı duran, eşitlik, özgürlük ve barış için mücadele eden, her koşulda yargının ve cüppelerinin onurlarını koruyan, ömürlerini hukuka adayan adalet savaşçıları Avukatların Günü. Tüm meslektaşlarımın Avukatlar Günü'nü kutluyorum. 

Yaklaşık 10 aydır terör ateşi ile güzel ülkemiz kan gölüne dönmüş durumdadır. Askerlerimizi ve polislerimizi haince ve kalleşce şehit eden terör, azgınlaşarak şehirlerimizde canlı bombalarlarla yüzlerce vatandaşımızı katletmiştir. Bir insanlık suçu olan terörü lanetliyor, alçakça terör saldırıları sonucu aramızdan ayrılan şehitlerimize ve vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yakınlarına ve milletimize bir kez daha başsağlığı diliyorum.

Terörün amacı insanlarımıza korku salarak, acı vererek ülkemizi bölüp, parçalamaktır. Terör insanlığa yönelmiş bir suçtur. Terörün dini, dili, ırkı ve milleti yoktur. Masum insanları katledenler, insanlık dışı şiddete ve teröre başvuranlar asla insan olamazlar. Ülkemizde bu günlerde hain ve kalleşçe terör saldırılarından dolayı hiç bir yer güvenli olmayıp, ne yazık ki hepimizin can güvenliği tehlikededir. Huzurumuz ve sabrımız kalmadı artık. Bu kabus ne zaman bitecek?

Bu ortamda ulusumuzun hassasiyetlerini gözeten Giresun Barosu Yönetim Kurulu bu yılki Geleneksel Avukatlar Balomuzu iptal etmiştir. Kendilerine buradan hassasiyetlerinden dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum

Artık anaların gözyaşı dinsin, baba ocaklarına ateş düşmesin, fidanlarımız kara toprağa düşmesin, kahpece haince ölümler son bulsun. Bu güzelim ülkede insanca, kardeşçe ve barış içinde yaşamak istiyoruz. Barış içinde insanca, kardeşçe yaşadığımız mutlu ve güzel günlerimizi çok özledik.

Sevgili Meslektaşlarım, Değerli Basın Mensupları

Siyasi ve dünya görüşlerine göre insanları sınıflandıran, karşı düşünceyi hiç dinleme zahmetine dahi katlanmadan kin ve nefret duyguları ile oncu buncu diye kutuplaştıran, ayrıştıran bir kısır döngüye saplanmış durumdayız. Halbuki bu zor günlerimizde birbirimizi sevmeye, birbirimizle el ele vermeye, karşımızdakinin düşüncesini dinlemeye, onu hoş görmeye ve Cumhuriyetimize sahip çıkmaya her zamankinden daha çok ihtiyacımız bulunmaktadır. Hep birlikte ortak akıl ve ortak dil kullanmalıyız.

Ülkemizin güvenliği ve huzuru ile ilgili ciddi sıkıntı ve endişelerimizin olduğu bu dönemde, gerekli ve ivedi olmadığına inandığımız Yeni Anayasa adı altında Başkanlık sistemi tartışmalarının gündeme taşınarak ilave uzlaşmazlıklar yaratılmasını doğru görmüyoruz. Öncelikle seçim yasası ile siyasi partiler yasası evrensel ve demokratik kurallar çerçevesinde değiştirilmelidir. Bu bağlamda anayasal parlamenter sisteme işlerlik kazandırılmalı, hukuk devletinin ve yargı bağımsızlığının tam gerçekleşmesi için gerekli düzenlenmeler yapılmalıdır. 

Ne yazık ki yıllardır çabalarımıza rağmen ülkemizde gerçek hukuk devletini ve eksiksiz demokrasiyi tam olarak tesis edemedik. Şu anda yapılan araştırmalara göre vatandaşın yargıya güveni çok azalmış durumdadır. Hukuk devletinde makamı ne olursa olsun herkes Anayasaya, kanunlara ve mahkeme kararlarına saygı göstermek, tanımak ve onları uygulamak zorundadır. Hukuk devletinde tarafsız ve bağımsız yargının alanına yürütme ve siyasi iktidar asla müdahale edemez. Bu müdahale varsa orada hukuk devletinden söz edilemez.

Demokrasiye olan sarsılmaz inancımızın biçimlendirdiği "milli iradeye saygı" tüm yaklaşımlarımızın temelini oluşturmaktadır. Bununla birlikte, aynı kavramın doğal uzantısı olan "kuvvetler ayrılığı" ilkesinin yok edilmeye çalışıldığı, bu bağlamda yargının dizaynı gibi tehlikeli bir boyuta doğru sürüklendiğini gözlüyoruz. Yargıya güvenin tekrar tesis edilmesi için yargının üzerinde etkisi ve görüntüsü olan siyasi unsurlar tamamen ortadan kaldırılmalı, yargıda liyakat ve başarı öne alınmalıdır.

Yine son günlerde hepimizi derinden üzen küçüklere karşı cinsel istismar eylemlerinin sadece adli önlemlerle sonlandırılamayacağı, konunun ahlaki, dini, eğitsel, sosyolojik ve ekonomik boyutları irdelenilerek çözüleceğini, devletin bu insanlık dışı problemi ivedilikle çözme sorumluluğu bulunduğunu hatırlatırız. Bu anlamda tüm ilgililer tarafgir tutumla bir kereden bir şey olmaz anlayışından sıyrılarak, sorumluluklarının bilinciyle, her türlü söylem ve eylemlerine özen göstermelidir. 

Çok Değerli Meslektaşlarım, Sevgili Basın Mensupları

Devletin Hakimi, Cumhuriyetin Savcısı, Vatandaşın da Avukatı vardır. Vatandaşımızı yargıda temsil eden biz Avukatlarız. Eğer üç unsur eşit koşullarda çalışmazsa, bunlardan birini baskılamaya kalkarsanız, devlet, hukuk devleti olmaz.

Son 10 yılda ülkemizdeki nüfus artışının ve ekonomik büyüme oranının yaklaşık 13 katı daha fazla oranda avukat sayısında artış olmuştur. Bu artış ülke ihtiyaçları ile uyumlu ve gerekli bir artış değildir. Aksine kontrol edilemez boyuta ulaşmıştır. Söz konusu artışın yegane sebebi plansız, programsız, ülkenin gerçek ihtiyacı tespit edilmeden özellikle öğretim elemanı, altyapısı sağlanmadan açılan hukuk fakülteleri ve yine bilimsel yöntemler kullanılmadan belirlenen öğrenci kontenjanlarının sürekli arttırılmasıdır. Bu durum mesleğe katılan sayısında orantısız artışın yanında meslekte nitelik kaybına da neden olmuştur.

Sorunun çözümü için; yeni hukuk fakültelerinin açılmasına izin verilmemesi, mevcut hukuk fakültelerinden nitelikli hukukçu yetiştirme standartlarını yakalayamayan hukuk fakültelerinin de kapatılması, eğitime devam edecek hukuk fakültelerindeki öğrenci kontenjanlarının da gerçek ihtiyaç sınırına çekilmesi gerekmektedir.

Avukatlık stajı ve Avukatlık mesleğine kabulde yargının diğer kurucu unsuru olan yargıç ve savcılar için sınav koşulunun zorunlu olduğu gözetildiğinde aynı zorunluluğun savunmayı temsil eden avukatlık mesleği içinde zorunlu bir koşul olarak kabulü gerekmektedir.

CMK uyarınca görevlendirilen müdafilerin ücretinin süresinde ödenmesini ve Avukatlık Asgari Ücret seviyesine yükseltilmesini istiyoruz.

Yeni büro açan genç meslektaşlarımıza vergi, sigorta muafiyeti ile faizsiz kredi verilmesini istiyoruz.

Bir çok meslektaşımız ekonomik sıkıntı içinde olduğundan Avukatlık mesleğinin mesleki faaliyet alanının genişletilmesini istiyoruz.

Kamu Avukatlarının özlük ve mali haklarının iyileştirilmesini istiyoruz.

Avukatlık hizmetinin lüks olmaktan çıkarılmasını ve KDV oranının % 18 den aşağıya çekilmesini istiyoruz.

Belli meslek kıdemine sahip meslektaşlarımıza Yeşil Pasaport Hakkı getirilmesini istiyoruz.

1926 yakılan hukuk meşalesi ile bizlere emanet edilen ve her geçen gün güçlenen, bu günlerde 90 yaşına ulaşan Giresun Barosu olarak tarafsız ve bağımsız yargı, güçlü ve özgür savunma oluşması için mücadelemizi sürdürüyoruz ve sürdüreceğiz. 

“HERKES İÇİN ADALET, ADALET İÇİN AVUKAT” düsturu ile hepinize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Av. Gültekin UZUNALİOĞLU
GİRESUN BARO BAŞKANI

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim