• BIST 89.764
  • Altın 145,514
  • Dolar 3,6255
  • Euro 3,9111
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

"Herkes İşini Yasalarda Yazdığı Gibi Yapsın"

"Herkes İşini Yasalarda Yazdığı Gibi Yapsın"
Konya Barosu Başkanı Av. Fevzi Kayacan BAROTÜRK'e konuştu. Kayacan, yargıda yaşanan sıkıntıların çözümünün aslında çok basit olduğunu ve herkesin kendi işini yasalarda yazdığı gibi yapması gerektiğini söyledi.

BAROTÜRK / Özel Röportaj

Konya Barosu Başkanı Av. Fevzi Kayacan ile, yargıyı, hukuk eğitimini, Konya Barosu'nu ve Anayasa Mahkemesi'ni konuştuk. İşte o röportaj;

Sayın Başkanım, öncelikle bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ederiz. 
Konya Barosu olarak şu anda yürütmekte olduğunuz ya da yakın zamanda yürütmeyi düşündüğünüz faaliyet ve çalışmalar nelerdir?

Ben de teşekkür ederim. Bana sitenizde yer verdiğiniz için. 

Konya Barosu olarak şu sıralar odaklandığımız en önemli çalışmamız Sosyal Tesislerimizi bir an önce bitirebilmektir. TBB tarafından yaptırılan tesisimiz bitim aşamasına gelmiştir. Tatlı bir telaş içinde olduğumuzu söyleyebilirim. Ayrıca Baromuzu İSO 9001 kalite yönetim sistemine geçirmek, hakemli dergi çıkarmak yakın hedeflerimizdendir. Öte yandan Baromuz yeni bir avukatlık yasasının yürürlüğe konulabilmesi için öteden beri gayretli bir çalışma içindeydi. Yakın zamanda bir atölye çalışması yaparak ilgili kişi ve kurumlarla paylaşımlarda bulunuldu. 

Baro seçimlerinin yaklaştığı bu günlerde başkanlıkta geçirdiğiniz dönemin bir değerlendirmesini yapsanız neler söylersiniz?

Evet. Aslında zaman çok çabuk geçti. Benim ikinci dönemim ama bana dün gibi geliyor. Sanırım iyi şeyler yaptık. En önemlisi de meslektaşlarımızın çalışmalara katılımını sağladık diye düşünüyoruz. Aldığımız tüm kararları web sayfasında meslektaşlarımızla iki dönemdir paylaşıyoruz. Yine web sayfamızda güncel konularda anketler düzenleyerek meslektaşlarımızın eğilimlerini belirlemeye çalıştık. Baromuzun kurumsallaşması adına merkez ve komisyonlarımızı aktif olarak çalıştırdık. Mesleki faaliyetimizi icra ederken karşılaştığımız sorunları giderebilme adına sürekli, aktif ve düzeyli iletişimi tercih ettik. Bu yolla önemli sorunları çözdüğümüzü düşünüyorum. Tabii bu konuda asıl karar merci Baromuza kayıtlı meslektaşlarımdır. Onların değerlendirmesinin daha objektif olacağını düşünüyorum.

Yeniden aday olacak mısınız?

Yeniden aday olacakların klasik bir cümlesi vardır; "daha yapacak işimiz var" diye. Sanırım bizim de gerçekten daha yapacak işimiz var.

TBB tarafından yürürlüğe konulan Avukatlık Sınavı hakkında neler düşünüyorsunuz?

Sınavın bir ihtiyaç olduğu tartışmasız. Belli bazı konularda ayrışan barolar diyebilirim ki, sınav konusunda aynı düşüncedeler. Ancak bu konuda siyasi iradenin de ikna edilmesi gerekiyor. Aksi halde sınavın yürürlüğe konulması mümkün olmayabilir.

Sayın başkanım, sizce ülkemizdeki hukuk sisteminin teme sorunları nelerdir?

Hukuk sistemimizin sorunları üzerine çok şeyler söylenebilir. Kısaca bahsetmek gerekirse, kuralların yazıldığı gibi uygulanmaması en önemli problem olarak görünmektedir. Statüko, bürokrasi her şeye rağmen tüm heybetiyle canlıdır. Öteden beri yürütme erkinin, yargı üzerinde etkili olmaya çalışması temel problemdir. Yürütme ve yargı bir biriyle rakip olmadığı, aksine işlevleri farklı ve gerekli olduğu halde husumet oluşturacak algılar oluşturulmaktadır. Belirteyim ki, bu husus sadece bugünün temel sorunu değildir. Geçmişte de; "biz yapıyoruz, yargı bozuyor" söylemlerini duymuşuzdur. Yargı da gerçekten hukuk, adalet ölçütleri yerine, konjonktürel etkilerle hareket etmiştir. Yargı süjelerinin otomatiğe bağlanmış tutum, davranış ve çalışma düzenleri de temel sorun olagelmiştir.  

Kürsünün her iki tarafında da görev yapmış biri olarak çözüm önerileriniz nelerdir?

Yapılan faaliyetin özünün "hak" olduğu bilincinin yerleşmesi gerekir. İnsanlar adalet saraylarından adaletin süzülmesini bekliyorlar. Oysa hakimi, savcısı, avukatı, adliye personeli, bilirkişisi, kolluğu vs. karnemizin pek iyi olduğunu söyleyemiyorum. Çözüm aslında çok basit: Herkes kendi işini yasalarda yazdığı gibi yapsın. Herkes işini en güzel şekilde yapsın. Herkes işini severek yapsın. Herkes; "İnsanların en hayırlısı, insanlara faydalı olanıdır" anlayışıyla hareket etsin. Adliye saraylarında somurtmayalım, sarayların bize tahsisli korunaklı yerler olmadığı, aksine vatandaşa hizmet veren yerler olduğunu bilelim. İnsanlara, insan onuruna değer verelim. Unutmayalım ki, en kötü yasa iyi uygulayıcıların elinde adeta abideleşir, en iyi yasa da kötü uygulayıcıların elinde can çekişir. Yani yasalardan ziyade, çözümün anlayışlarımızda gizli olduğuna inanıyorum.

Türkiye'deki hukuk eğitiminin bulunduğu nokta hakkında neler söylemek istersiniz?

Hukuk eğitiminin elden geçmesi gerekiyor. İyi hukukçuların yetişebilmesi için kaliteli hukuk fakültelerine ihtiyaç var. Kaliteli hukuk fakülteleri için ise, ise, çok iyi akademisyenlere ihtiyaç bulunmaktadır. Hukuk fakültelerinin sayısının fazlalığı ortada. Birçok hukuk fakültesinde temel dersler için bile akademisyenlerin olmadığı, taşıma suyu ile değirmen döndürülmeye çalışıldığını hepimiz biliyoruz. Yazık, gerçekten çok yazık. 

Sizce halkta yargıya güven ne düzeyde?

Bu soruya olumlu cevap vermeyi çok ama çok isterdim. Bir ülkede hakimler, savcılar, mahkemeler, kararlar her gün gündemin ana maddesi ise, yargı rutin bir faaliyet halinde değilse yaşamsal sorun var demektir. Öteden beri insanlarda Türk yargısına güven bir sorun olmuştur. Esasen yargıya güvenin zayıflığı objektif verilere de dayanmaktadır. Gerçekten Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin yıllık istatistiklerinde ülkemiz maalesef hak ihlallerinde hep birinci sırada yer almıştır. Dolayısıyla yargıya güvenin oldukça zayıf olduğunu söyleyebilirim. Aksini düşünen var mı, doğrusu bunu da merak ediyorum.

Anayasa Mahkemesi'nin son dönemde verdiği, HSYK, twitter, youtube ve Balyoz kararları hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce yetkisini aşıyor mu, yoksa yargıya olan güveni mi artırıyor?

Anayasa Mahkemesinin belirttiğiniz konularla ilgili kararları hakkında fikir yürütebilmek için AHİM'in benzeri konularla ilgili anlayışını bilmek gerekir. Esasen Anayasa Mahkemesinin işlevi de iç hukukta yer alan mahkemeler ile, AHİM arasında köprü işlevi görmektir. Açıkçası bu işlevi de genel olarak yaptığını söyleyebilirim. Yargı yerlerinin temel görevi insan hak ve özgürlüklerini korumaktır. Elbette hiçbir hak sınırsız ve mutlak değildir. Ancak sınırlamaların da belli bazı ölçüt ve kuralları vardır. Her olayda bu ölçütlerin ve kuralların değerlendirmesi gerekir. Anayasa Mahkemesince verilen kararlar AHİM kararları ile uyumludur. Aynı başvurular, AHİM'e gitmiş olsaydı, farklı kararların verilmeyeceğini rahatlıkla söyleyebilirim. 

Barotürk'ü takip ediyor musunuz? Ediyorsanız nasıl buluyorsunuz? Tavsiyeleriniz olacak mı?

Beğenerek ve ilgiyle takip ediyorum. Açıkçası güzel bir site. Ayrıca zaman zaman Baro Türk'ün de Baromuzu takip etmesi, etkinliklerimize yer vermesi çok önemli. Sadece Baromuzun değil, başkaca baroların da sitede yer alması ilgimi artırmaktadır.

Güzel dilekleriniz için teşekkür ediyoruz Başkanım. Son olarak eklemek istediğiniz bir şeyler var mı?

Yargı alanında zor günler geçiriyoruz. Bağımsız, tarafsız bir yargı güçlü devlet yapısı açısından vazgeçilmez özelliklerdir. Kaliteli bir yargı için, hak ve özgürlüklerin güvence altında olması için, ihlali halinde ihlalin giderilmesi için güçlü bir savunma erkine de ihtiyaç bulunmaktadır. Herkesin enerjisini bu amaçla kullanması gerekir. Gündelik tartışmalar, çatışmalar artık son bulmalı. Bunun hiç kimseye, hele hele ülke insanımıza faydası yok. Seçkinlerin değil, hukukun üstünlüğü için nesnel, genel ve evrensel hukuk kurallarının her kes için eşit etki ve yoğunlukta uygulanması gerekir. Yargı bindiğimiz dal gibidir. Bindiğimiz bu dalı kimse kesmeye kalkmamalıdır. Bu günler gelip geçecek, ancak tahribatı sanırım unutulmayacak. 

Sayın Başkanım çok teşekkür ediyoruz. Çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.

Bana Sitenizde yer verdiğiniz için içtenlikle teşekkür eder, başarılarınızın artarak devam etmesini diliyor, saygılar sunuyorum. 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim