• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

"Herkesin Mutlu Olduğu Bir Ülkede, Terörün Altyapısı Yok Olur"

"Herkesin Mutlu Olduğu Bir Ülkede, Terörün Altyapısı Yok Olur"
TBB 8. Avukatlar Kurultayı için Antalya'ya gelen Muğla Barosu Başkanı Av. Cumhur Uzun, BAROTÜRK'ün sorularını yanıtladı.

BAROTÜRK Özel Haber / Mehmet AYSAN

Sayın Başkanım, bugün burada 8. Stajyer Avukatlar Kurultayı için Antalya’dayız. Bir Baro Başkanı olarak sizce stajyer avukatların belli başlı sıkıntılar nelerdir?

Bugünkü toplantıda ya da dünden devam eden toplantıda da ön plana çıktığı üzere ülkemiz insanının temel sorunlarından olan ekonomik sorun, staj döneminin, üretimin yapılmadığı ve fakat daha yoğun çalışma hayatına da girilmediği için zamanın daha bol olduğu, zamanın bolluğunun harcamalar için çok geniş fırsat verdiği bir dönemi içeriyor bu nedenle bu dönemde çok gerekli olmasına rağmen çünkü gençlerimizin hayata dair beklentilerinin en üst seviyede olduğu yıllar bu dönemde maalesef onların ekonomik güçsüzlükleri birçok başka birinin önüne geçilen ekonomik problemi ön plana çıkarıyor buradaki staj döneminde bir şekilde gelir sahibi olup okul dönemlerinde ailelerine verdikleri yükün artık ailenin de ekonomik tahammülünü bitirdiğini ya da çok zorladığının farkında olup onlara bağımlı kalmadan bir gelir elde etmek istiyorlar.

Aslında bu beklenti anlaşılabilir ve çok yüksek bir beklenti de değil fakat bunun finansmanı için bulunabilecek çözümler arasında mutlaka merkezi mali kaynakların devreye girmesi gerekliliği var. Çünkü çok sayıda stajyer var bu çok sayıdaki stajyerin hiç değilse harçlık, gündelik ihtiyaçlarını karşılayacak paranın verilmesi baroların mali gücüyle çok yapılabilir bir şey değil. Kredi şeklinde verilmesinin yarattığı bir takım sorunlar sonraki yıllarda karşımıza çıkıyor ve avukatların kendi kuruluşları olan, üst birlikleri olan Türkiye Barolar Birliği’nin bunları geri istemesinde mahcubiyetlere sebep oluyor. O nedenle devletin bu dönemde gençlerimize karşılık siz bir burs temin ederek bu kişilerin bu ülkenin adaletinin savaşçıları olacağı gerçeğini kabullenip finansman ayırması lazım ve bunun mümkünse geri dönmeyecek bir finansman şeklinde çözümlenmesi gerekir. En temel problem bu olarak karşımıza çıkıyor çok da dillendirildi. Fakat bu dönemin bu güne kadar çözülememesi de bana göre bir sebebi var o da bu dönemin geçici bir dönem olması. Bakın bugün burada bine yakın stajyer arkadaşımızın bazılarının bir ay sonraki statüleri bu değil. Dolayısıyla bugün dile getirdikleri sorunları bir ay sonra kendilerine sorduğumuzda bu artık onların konusu olmaktan çıkmış genç bir meslek mensubunun sorunlarının neler olduğuyla ilgilenir hale geliyor. Biraz da ben çözülmeyişinin sorunların hızla çözülemeyişi probleminin temelinde bunun da yattığını düşünüyorum doğrusu.

Evet çok doğru. Diğer sorum başkanım dün Ankara’da çok elim bir olay meydana geldi. Cumhuriyet tarihinin en büyük terör olayı. 95 vatandaşımız hayatını kaybetti 246 yaralı var. İnşallah onlardan ölen olmaz ama tablo çok korkunç. Sizinle biz Çanakkale’de de konuştuk bu terörü ki o zaman bu kadar vahim değildi şimdi tablo çok daha vahim. Gidişatı nasıl görüyorsunuz 1 Kasım seçimleri öncesi?

Buraya gelirken bütün konsantrasyonumuzu mesleğimizin geleceği olan stajdaki genç meslektaşlarımızın sorunlarının çözümüne bir nebze olursa katkı sağlayabilir miyiz diye heyecanlı, coşkuluyduk. Kurultayın hemen başında aldığımız bu acı haberle maalesef bütün enerjimiz yok oldu. İnsanız duyduğumuz şey vahim. Ülkemizi ve insanımızı seven insanlarız. Dolayısıyla yıkılmamak, etkilenmemek elde değildi. Kahrolduk, ölen tüm yurttaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Yakınlarına, sevenlerine ve ülkemiz insanına baş sağlığı diliyorum.

Terör ülkemizin en temel problemlerinden bir tanesi ancak terörün beslendiği kaynakları kurutmadan müstakil, klasik terörle mücadele yöntemleriyle ya da silahlı terörle mücadele yöntemleriyle terörün ortadan kaldırılmadığı zaman zaman etkisizleştirildiği zaman zaman bastırıldığı mümkün ise de tamamen ortadan kaldırıldığı hiç görülmemiş ve yaşanmamıştır. Dolayısıyla terörü besleyen, doğuran şeylerin tespit edilip bunlarla etkin mücadele edilmesi gerekiyor ve bunlara uygun politikaların geliştirilmesi gerekiyor. Herkesin mutlu olduğu bir yerde terörün ya da karmaşanın, kaosun altyapısı yok olur.

Örneğin bu otelde hepimizin karnını doyuracağı ölçüde büfelerin çokluğu sırasında hiç kargaşa olmuyor ancak sınırlı bir büfe koyarlar ve sınırlı yiyecek koyarlar ise herkes bitti, ondan önce alma yarışına girip orada bile lokal anlamda terör oluşuyor kaos oluşuyor. Dolayısıyla bizim ülkemizde ülke imkanlarının, gelirinin, demokrasisinin, özgürlüklerinin, eşit herkese erişilebilir düzeyde dağıtılması halinde terörün beslendiği psikolojik ve en temel yapı ortadan kaldırılabilir. Çok beylik bir laf gibi ama doğrusu bu.

Evet, daha fazla özgürlük daha fazla demokrasi ve daha çok mali imkanlar ve daha çok devletin hizmetlerinin eriştirilmesi. Bizim insanlarımız minnet duygularıyla dolu insanlardır siz eğer gerçekten el uzatabilirseniz karşılığını görürseniz. Eğer el uzatamazsanız hatta hatta uzatabileceğiniz eli uzatmazsanız sebebi ne olursa olsun o zaman sıkıntı olur. Bakın bu kadar yemeğimiz var dediğimizde bölüşmeye herkes hazır olur ama bu kadar yemeğin %70’ini bir kişiye yedirir de %30’unu 10 kişiye dağıtmaya kalkarsanız orada terör olur, kaos olur. Bunun için ben ülkemizde yaşanan bu acıların beslendiği psikolojik kaynağın kurutulması için ülkeme daha fazla demokrasi daha fazla özgürlük daha eşit yaklaşım ve daha eşit sunumlar, imkanlar sağlanması gerektiğini düşünüyorum.

Tabi sadece bunları sağlamak var olan ve şu an itibariyle kurulmuş olan terörle beslenen odakların bunun sonuçları nedeniyle daha agresifleşmesine bile sebep olabilirsiniz burada gerçekten mücadelenizin doğru gitmediği anlamını çıkarabilir ilk anda bunun için de bu söylediğim daha fazlaların yanına bir tane daha daha fazlayı ekliyorum o da daha fazla terörle, teröristle mücadele. Bir yandan besleyen kaynakların kurutulması için çaba sarf ederken diğer yandan şu anda bugüne kadar besledikleriyle etkin ve teröristin anladığı dilden mücadeleyi de yoğunlaştırıp ama orada bile hukuk devleti sınırlarında kalarak çünkü hukuk devleti sınırlarının dışına çıktığı an siz terörün doğum psikolojisine zemin hazırlıyorsunuz. Bunu yaptığınız zaman ben bu ülkenin çok kısa vadede değilse bile yine de bir ülke ömrü açısından kısa vadede sorunun çözüleceğini zira kurutulmuş olan bataklığın artık sivrisinek üretemeyeceğini düşünüyorum. Çözümü bu ikili uygulamanın birlikte ve kararlılıkla yapılmasıyla olacağını düşünüyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim