• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 0 °C

Heyetteki Avukat: "Ateş Açıldı Deniliyor, Ama Heyete Saldırı Olmadı"

Heyetteki Avukat: "Ateş Açıldı Deniliyor, Ama Heyete Saldırı Olmadı"
Başbakan Ahmet Davutoğlu, ‘İnceleme için giden heyete roketatarlarla ateş açıldığını’ söylemiş, birçok medya organı da bunu haberleştirmişti.

Heyete açılan ateş nedeniyle inceleme yapılamadığı ve mermi çekirdeğinin de bu yüzden bulunamadığı iddia edilmişti. Ancak hem Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz’ın beyanları hem de Diyarbakır Barosu Genel Sekreteri Abdullah Çağer’in söyledikleri bu bilginin doğru olmadığını, inceleme yapacak heyete dönük herhangi bir saldırı olmadığını gösteriyor.

Evrensel'e konuşan Çağer, “Mermi çekirdeği hâlâ bulunmuş değil. Şu ana kadar detaylı bir inceleme yapılmadı. Olayın diğer faili meçhuller gibi karartılacağına dair kaygılarımız var” diye konuştu.

MERMİ ÇEKİRDEĞİ HÂLÂ BULUNAMADI!

Evrensel'in haberine göre; Elçi’nin ölümüne dair çeşitli senaryolar gündeme gelirken, günlerdir olayın failini bulma konusunda ciddi bir bulgu açığa çıkmadı. Bölgede çeşitli noktalarda mermi kovanı ve çekirdekler toplanırken, Elçi’ye isabet eden çekirdeğin bulunamamış olması kafalarda soru işaretlerine neden oldu. Gerek hükümet yetkilileri, gerekse çeşitli basın organları mermi çekirdeğinin bulunamamasını olay yerine giderek inceleme yapmak isteyen heyete ateş açıldığı iddiasıyla izah etmeye çalıştı.

‘POLİS İLK ANDA OPERASYON BAŞLATMIŞTI’

Ancak olayın hemen ardından bölge polis ablukasına alındı ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Ardından da polis operasyonu başladı. İlk andan itibaren gazeteciler polislerce bölgeden uzaklaştırıldı. Hemen olayın sıcaklığıyla baro avukatları ile Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz bölgeye hareket etti. Ancak heyet olay yerine gitmedi. Bu heyete yönelik saldırıyla açıklandı.

HEYETE YÖNELİK SALDIRI YOK

Konuya ilişkin açıklama yapan Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz “Saldırı, direkt bize yönelik değil, bulunduğumuz ortama yönelik oldu. Bizim orada bulunduğumuz esnada zaten çatışma vardı” sözleri Başbakanı ve medya organlarını tekzip etse de bu propaganda sürdü. Israrla bu algının oluşturulması soruşturmada delillerin karartılması için çaba olarak yorumlanıyor. Konuya ilişkin gazetemize konuşan Diyarbakır Barosu Başkanı Genel Sekreteri Abdullah Çağer, kendisinin de bölgeye giden inceleme heyetinin içerisinde yer aldığını söyledi.

‘OLAY MAHALİNE GİDEMEDEN DÖNDÜK’

Bölgeye giderek delillerin karartılmaması ve ilk sonuçların elde edilmesi için refleks gösterdiklerini söyleyen Çağer, “Olay yerine gitmekte zorlandık. Çünkü yoğun silah sesleri vardı. Silah seslerinden kaynaklı bir inceleme yapılamayacağına dair bir tutanak tutarak bölgeden ayrıldık. Biz olay mahalline tam olarak gidemeden geri dönmek zorunda kaldık” dedi.

‘KOVANLAR TOPLANIRKEN ORADA DEĞİLDİK’

Heyete dönük doğrudan bir saldırının söz konusu olmadığını, silah sesleri nedeniyle bölgeye gitmediklerini söyleyen Çağer, “Orada incelemede kimi mermi ve kovanların toplatılması bizim olduğumuz zaman yapılmadı. Şu ana kadar polislerin kaba bir delil toplaması söz konusu. Tam olarak bir delil toplama ve inceleme yapılmamıştır” dedi.

‘FAİLİ MEÇHUL OLACAĞINA DAİR KAYGILARIMIZ VAR’

Cumhuriyet Başsavcısı ile telefonda görüştüğünü belirten Çağer, savcının bölgedeki çatışmalardan kaynaklı detaylı bir inceleme yapamadıkları bilgisini ilettiğini aktardı. Çağer, “Cumhuriyet savcısının çabası istekli gibi görünüyor bizim açımızdan. Ama sonuçta katledilen baro başkanımızın 15- 20 yıla yakın zamandır insan haklarına dair çalışmalarından biri de faili meçhul cinayetlerin ortaya çıkarılmasıydı. İşte ne yazık ki Türkiye’nin bu hususta sicili bozuktur. Ve birçok olayın faili bulunamadığı gibi, birçok olayın da üstü örtülmeye çalışıldı. Bizim ısrarla olay yerine gidip inceleme yapılması isteğimiz bu olayın da diğer olayların akıbetine uğramaması ve sağlıklı bir tespitin yapılması içindi. Çalışmalar yürütülüyor ama sonucun diğer faili meçhuller gibi olacağına dair kaygılarımız var” dedi.

DELİLLER AYAK ALTI!

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin katledilmesi sonrası sokağa çıkma yasağı ilan edilen Sur’da yasak dün kalktı. Sokağa çıkma yasağı gerekçesi, ‘güvenlik’ ve ‘Olay yerinde incelemeler yapılması’ olarak gösterilse de hiçbir incelemenin yapılmadığı, güvenlik şeridi bile çekilmeyen bölgede bütün deliller vatandaşların ve gazetecilerin ayakları altında kaldı.

YANIT BEKLEYEN KRİTİK SORULAR

Elçi’nin katledilmesine ilişkin kamuoyunun yanıtlanmasını beklediği birçok soru var. O sorulardan bazıları şöyle;

* Polislerce takip edilen araç neden Tahir Elçi’nin basın açıklaması yaptığı yerin yakınlarında durduruldu?
* Olay yerinde onlarca polis bulunmasına karşın Elçi neden korunamadı?
* YDG-H’li olduğu iddia edilen iki silahlı kişiden öndekinin gazetecilerin yanına gelmeden sağ elindeki silahı sol eline alarak kazbazından tuttuğuna ve ikinci kişinin gazetecilerin önünde silahı polise fırlattığına ve polislerin Elçi’nin de buluduğu yöne doğru ateş ettiğine ilişkin görüntülere göre Elçi polisin silahından çıkan kurşunla mı vuruldu?

* Elçi, 3. bir noktadan gelen kurşunla vurulmuş olabilir mi?
* Elçi’nin faili meçhul cinayetlerdeki gibi ensesinden tek kurşunla vurulması bir mesaj mı?
* HDP Eş Genel Başkanları Demirtaş ve Yüksekdağ’a yönelik suikast ihbar ve iddialarının gündeme geldiği ve ‘Suikastlar yaşanacak’ tartışmalarının yapıldığı bir dönemde Tahir Elçi’nin öldürülmesi tesadüf mü?

* Olay yerindeki gazetecilerin görüntüleri, güvenlik kamerası görüntüleri ve deliler toplandı mı? MOBESE kameraları çalışıyor muydu?

KAYNAK: Hasan Akbaş/Evrensel

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim