• BIST 106.843
  • Altın 142,669
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 22 °C

HSYK 1. Daire Başkanı'ndan İtiraf

HSYK 1. Daire Başkanı'ndan İtiraf
HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, gözaltına alınan polislerle ilgili karar verecek olan Sulh Ceza Hâkimliği’ne atadıkları 6 isim hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Kamuoyunda yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının intikamı olarak değerlendirilen Emniyet müdürlerine yönelik operasyonla ilgili hukuk skandalı gözler önüne serildi. Operasyondan bir hafta önce çıkarılan Sulh Ceza Hakimliği düzenlemesi hukukçuların tepkisine yol açarken, atanan 6 hakimle ilgili şaibeler de gündemin ilk sırasına yerleşti. Emniyetçilerle ilgili itirazlara bile karar verecek olan hakimlerin yolsuzluk ve rüşvet sanıklarını tahliye eden isimler olması hukuk skandalının boyutlarını gösterdi.

Atamaları yapan Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun (HSYK) 1. Daire Başkanı İbrahim Okur da hata yaptıklarını kabul etti.

Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Deniz Zeyrek’in sorularını cevaplayan Okur, İstanbul’daki asliye ceza hakimlerinin özel seçildiği iddialarını değerlendirdi. 6 ismi oybirliğiyle atadıklarını hatırlatan Okur, “Sadece Hulusi Pur’un 17 Aralık soruşturmasında tutuklanan 6 kişinin tahliyesi kararını verdiğini biliyorduk. Aynı soruşturmada 3 hâkimin, sanıklar lehine karar verdiğini bilsek farklı bir tablo olabilirdi. Bu, hâkimlerin taraflı oldukları, olacakları anlamına gelmez ama yine de yanlış oldu.” dedi. Sulh ceza mahkemelerinin hâkimleri arasından atama yapıldığını belirtirken, oylama sırasında herhangi bir itiraz gelmediğini anlattı. Okur şunları söyledi: “17 Aralık soruşturmasının zanlılarının lehinde karar vermeleri, son soruşturmada taraflı davranacakları anlamına gelmez. Ancak 6 hâkimden 3’ünün aynı soruşturmanın sanıklarının lehine kararlar vermiş olması yanlış oldu. 3’ünü de bilsem tavrım farklı olurdu. Şu anda herhangi bir adım atılmaz, ancak taraflı davrandıkları somut şekilde ortaya konulursa resen harekete geçme yetkimiz var.”

Deniz Zeyrek’in haberinde Sulh Ceza Hakimliği ile ilgili düzenleme ve atamalara ilişkin süreç de aktarıldı. Özetle şu bilgiler verildi: “Son yasal düzenleme ile soruşturmalarla ilgili arama, yakalama, gözaltına alma, el koyma ve tutuklama kararlarını sulh ceza hâkimleri vermeye başladı. HSYK, 16 Temmuz’da Türkiye geneline 111, İstanbul’a ise 6 sulh ceza hâkimi atadı. Bunlar, Bekir Altun, Hulusi Pur, İslam Çiçek, Recep Uyanık, Cevdet Özcan, Fevzi Keleş. Hâkim Pur, 17 Aralık soruşturması kapsamında eski Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın da aralarında bulunduğu 6 kişinin tahliyesine karar vermişti. İslam Çiçek ismi ise şüpheli bakan çocukları ve Reza Zarrab’ı tahliye etmişti. Recep Uyanık Aslan’ın mal varlığı üzerindeki tedbiri kaldırmıştı. Pur, ‘Paralel yapı’ operasyonuna ilişkin arama, yakalama ve el koyma kararını verdi. Pur’un kararına itiraz edilirse kararı 3. Sulh Ceza Hâkimi Çiçek sonuca bağlayacak.”

17 Aralık’tan sonra savcılara haksızlık yaptık

HSYK 1. Daire Başkanı İbrahim Okur, CNN Türk’te yayınlanan Eğrisi Doğrusu programında Taha Akyol’un sorularını cevapladı. ‘Paralel yapının içerideki üyeleri’ olarak zikredilmekten duyduğu üzüntüyü dile getiren Okur, bu haberle ilgili yasal haklarını kullanacağını belirtti. İnsanların şerefi ile namusu ile bu kadar kolay oynanmasını yadırgadığını söylerken, Türkiye’de bir linç kampanyasının olduğuna dikkat çekti. 17 Aralık yolsuzluk operasyonlarından sonra yargıya inanılmaz şekilde saldırıldığını da vurgulayan Okur, “Bugüne kadar sessiz kalmamızın nedeni bu kavganın içine girmemek. Ortalık yatışsın diye bekledik. Ama gelinen noktada, yargıya duyulan güven yüzde 26, 27’lere inmiş durumda. Bunda hepimizin sorumluluğu var. Eğer yargıya güveni yitirirsek kaos olur. Hep birlikte toparlamak zorundayız.” dedi. Okur, yolsuzluk soruşturmasını yürüten savcıların görevden alınmasıyla ilgili olarak da şu bilgileri verdi: “Kış ortasında bir tayin yaptık, talepleri olmadan. Kendi ilkelerimizi çiğnedik. Bu arkadaşlar, başsavcı vekiliydi. Biz onları savcı olarak atadık. Türkiye’de başka savcı kalmadı da bu arkadaşları mı? Bu arkadaşların bu şekilde atanmış olmaları, bu arkadaşların bir yapıya dahil olduklarını da göstermez. Altını çizmek istiyorum. Şu anda bir soruşturma da yok. Bu haksızlığın yapılmaması gerekir bu hakim, savcılara.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim