• BIST 83.067
  • Altın 146,783
  • Dolar 3,7897
  • Euro 4,0443
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

“Hukuk Devleti İlkeleri Açıkça Çiğneniyor, Genelge Geri Çekilmeli”

“Hukuk Devleti İlkeleri Açıkça Çiğneniyor, Genelge Geri Çekilmeli”
Başbakanlık genelgesine tepki gösteren Mazlumder açıklamasında, “Hukuk devleti ilkeleri açıkça çiğneniyor, genelge geri çekilmeli.” denildi.

Konunun, yasal ve yargısal bütün kanallardan takip edileceği vurgulandı. 28 Şubat sürecinde yaşanan zulmü hatırlatan Mazlumder, devlet erkinin bu genelgedeki gibi hukuk dışı yöntem ve araçlara başvurmasının açacağı zararlara dikkat çekti: İnsanları kutuplaştırarak kamu personelinin özel hayatını fişleme gibi yöntemlerle baskılama potansiyeli oluşacak.

Mazlumder, ‘kamuda cadı avına' izin veren Başbakanlık genelgesinin 28 Şubat ruhunu taşıdığını belirterek, yürürlükten kaldırılmasını istedi. Açıklamada, genelgenin sabit suçu olmayan memurları ve yasal kısıtlaması bulunmayan sivil toplum kuruluşlarını da ‘terör örgütlerine yardım ettiği' iddiasıyla zan altında bıraktığı ifade edildi.

İnsan Hakları ve Mazlumlar İçin Dayanışma Derneği (Mazlumder) Başbakanlık tarafından yayımlanan ‘ihbar genelgesi'ne tepki gösterdi. Ahmet Faruk Ünsal'ın genel başkanı olduğu Mazlumder'den yapılan açıklamada, ‘Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları Hakkında' başlıklı genelgenin 28 Şubat ruhunu taşıdığı vurgulandı. Açıklamada, “Hukuk devleti, hukuk güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik ilkeleri ile insan haklarına açık aykırılıklar içermektedir. Genelge, sabit suçu olmayan kamu çalışanları ile herhangi bir yasal kısıtlaması bulunmayan sivil toplum kuruluşlarının da ‘terör örgütlerine yardım ettiği' iddiasıyla onları zan altında bırakmaktadır.” denildi.

Genelgenin tipik örneğinin 28 Şubat sürecinde yaşandığı ifade edilen açıklamada, hükümetin geri adım atması ve genelgeyi derhal yürürlükten kaldırması talep edildi. Ayrıca genelgede kullanılan ‘legal görünümlü illegal yapı' kavramına ilişkin de “Hukukla bağdaşmayan bir şekilde uydurulan ‘Bu genelge, Anayasa'ya ve evrensel normlara açıkça aykırı bir kategori olan ‘legal görünümlü illegal' kategorisi oluşturarak da hukuk güvenliği, hukuki öngörülebilirlik ve hukuk devleti ilkelerinin açıkça çiğnenmesi sonucunu doğurmaktadır. Hukukla bağdaşmayan bir şekilde uydurulan bu kategori ile legal alan flulaştırılıp hukuki güvence ortadan kaldırılmaktadır. Bu tür yuvarlak ifadelerin özellikle küçük şehirlerde insanları kutuplaştırarak kamu personelinin özel hayatını Fişleme vb. yöntemlerle baskılama potansiyeli taşıdığı açıktır.” uyarısı yapıldı. Açıklamadan satır başları şöyle:

TİPİK ÖRNEĞİNİ 28 ŞUBAT'TA YAŞADIK

“Gerek TCK ve bağlantılı ceza mevzuatı gerekse Devlet Memurları Kanunu ve bağlantılı disiplin mevzuatı, genelge içeriğindeki suç konusu eylemlerle alakalı detaylı düzenleme ve yaptırımlar içermekte olmasına rağmen, devlet erkinin bu genelgedeki gibi hukuk dışı yöntem ve araçlara başvurmasının tipik örnekliğini ve bu yaklaşım ve uygulamaların zulmünü bu toplum ile şu anda bu genelgeyi yayımlayan hükümet ve müntesipleri de dâhil olmak üzere yakın tarihimizdeki menfur 28 Şubat sürecinde çok acı bir şekilde tecrübe etmiştir.”

Özellikle Türkiye'de faaliyet gösteren sivil oluşumları ve bu oluşumlarda üyelik ya da gönüllülük bağlamında yapılan çalışmaları tehdit eden ve cezalandırmayı öngören boyutu, yine bu alanda faaliyet yürüten insanları ve örgütlenme çabalarını ciddi anlamda zora sokma potansiyeli taşıyan bu ayrıma açıkça itiraz ediyoruz. Tüm bunların yanı sıra siyasal iktidarların her türlü gayri hukuki ve toplumun adalet beklentilerine aykırı etkinliklerini, demokratik denge ve denetleme mekanizmasının önemli bir unsuru olan sivil toplum örgütlenmeleri üzerinden denetlenmesini zaafa uğratacak olan bu genelgenin, diğer taraftan da bu tür sivil dayanışma yapılarından hukuki, ekonomik, sosyal destek alan büyük bir kitleyi de mağdur edeceği açıktır. Ayrıca genelge ile hedeflendiği iddia edilen güvenlik, kamu düzeni, ulusal bütünlük gibi alanlarda da tam tersine sonuçlar doğacaktır. Genelge ile oluşturulan korku atmosferinde kendini riskte gören kamu çalışanlarının üstünde kimliklerini, farklılıklarını ve fikirlerini gizleme, oto sansür gibi ifade özgürlüğüne aykırı durumların ortaya çıkacağı ve bu genelgenin işyerlerinde mobbing aracı olarak kullanılabileceği de rahatlıkla öngörülebilmektedir.

TALEBİMİZİN TAKİPÇİSİ OLACAĞIZ

Mazlumder olarak bütün bu nedenlerle, kamu yararına aykırı olan; içeriğinde bulunan hukuk devleti, hukuk güvenliği ve hukuki öngörülebilirlik ilkelerini ihlal eden, kişilerin hak ve özgürlüklerine aykırı uygulamalara zemin hazırlayacak müphem ifadelerin ve bu ifadelere bağlı talimatları içeren söz konusu genelgenin yürürlükten kaldırılmasını talep eder, talebimizin yasal ve yargısal bütün kanallardan takipçisi olacağımızı da kamuoyuna saygıyla duyururuz.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim