• BIST 97.559
  • Altın 144,656
  • Dolar 3,5587
  • Euro 3,9715
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 19 °C

"Hukuk İçinde Kalmaya Mecburuz"

"Hukuk İçinde Kalmaya Mecburuz"
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Hukuk içinde kalmaya mecburuz. Hukuk örselenirse, yıpranırsa, hukuk olmadığında yolumuzu kaybetmek çok daha büyük riskler getirir." dedi.

MÜSİAD'ın, ATO Congresium'da verdiği geleneksel iftar yemeğine katılan Bülent Arınç, yaptığı konuşmada siyasi istikrar, Türkiye'deki hukukun geldiği nokta ve eğitim gibi konular hakkında değerlendirmede bulundu.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç yaptığı konuşmada, siyasi istikrarın Türkiye'de devam edeceğini, hükümetin geleceğinin parlak olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan'ın, cumhurbaşkanı olması temennisini dile getiren Arınç, "Ondan sonraki dönemlerde de AK Parti hükümetleri yoluna devam edecek, iktidarları sürecek." diye konuştu.

Arınç, siyasetin ve siyasi istikrarın ayrılmaz bir bütün olduğunu da ifade ederek, bu kristal vazonun kırılmaması için ne kadar ihtimam gösteriliyorsa, istikrarın bozulmaması için gayret edilmemesi gerektiğini vurguladı.

Arınç, konuşmasında Türkiye'nin geleceğinde eğitim ve hukukunun önemine de değindi. Harcamalar ve maddi yatırımların önemli olduğu eğitimde, kalitenin tutturulamadığına da işaret eden Bülent Arınç, "Bunun için daha çok gayret göstermeliyiz. Hem YÖK ve üniversiteler hem de milli eğitime bağlı olan kurumların bu konu üzerinde durulmasında yarar var." ifadelerini kullandı.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, hukuk konusuyla ilgili yaptığı konuşmada ise "Kişiye özel kararların alındığı, yargı, medya, güvenlik kuvvetleri içinde emirlerini hukuktan, yönetmeliklerden ve mevzuatlardan değil, kendi içindeki hiyerarşik yapılanmadan alan başka kurumlar meydana gelmiş ise bunun büyük bir tehlike." şeklinde konuştu. Arınç, şunları kaydetti:

"Bu sadece adalet içindeki farklı bir yapılaşma ile ilgili değil, aynı zamanda hükümetlerin ve Parlamento'nun da suhuletli bir hukuk sistemi var etmesi lazım. Bizlere de, sizlere de sorumluluk düşüyor. 'Devletin bir yüzü vardır, iki yüzü değil. O da hukuktur.' demenin tam zamanı. Hukuk içinde kalmaya mecburuz. Hukuk örselenirse, yıpranırsa hukuk olmadığında yolumuzu kaybetmek çok daha büyük riskler getirir. Son dönemde yaşadıklarımız, Türkiye'de adalet açısından cinayetlerin yaşandığını gösterebilir ama bu sadece onunla sınırlı kalmalı. Yoksa herkes yargıdan şikayet etmeye başlarsa, herkes kendi hakkında verilen kararı, bir kumpas sonucunda alındığını iddia etmeye başlarsa, bu işin sonunun nereye varacağını düşünmek bile istemiyorum. Özel Yetkili Mahkemeler, bazı yargılamalarda bazı hukuk cinayetleri işlemiş olabilir. Bunların bir kısmı Anayasa Mahkemesi'nin kararları ile de ortaya çıktı. Ama adil suçlarda bile insanlar, 'Bana da kumpas kurdular' gibi mazeretlerin arkasına sığınmaya başlarsa, o zaman yargının tamamını taşın altına koymak gerekir ki, adaletten başka nereye sığınacağız. Dolayısıyla, adalette, hukuku, hukukun bağımsız ve tarafsız oluşunu mutlaka sağlamalıyız. Bunun için gayret göstermeliyiz. Herkesi eşit taşın altına koyarken, sığınacak bir hukuk olmalı ki onun var olduğu yerde 'nasıl olsa bütün yanlışlar düzelebilir' diye kanaat oluşabilsin."

 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim