• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

“Hukuk Katliâmının Adı: Yeni İç Güvenlik Yasası”

“Hukuk Katliâmının Adı: Yeni İç Güvenlik Yasası”
GÜSAM Başkanı Ercan Taştekin, Yasanın bir hukuk katliamı olduğunun altını çizerek, böyle bir yasanın Meclis’ten geçmesinin tarihi bir sorumluluğu olduğunu söyledi.

Güvenlik Stratejileri Araştırma Merkezi (GÜSAM) Başkanı ve emekli Emniyet Müdürü Ercan Taştekin, TBMM’deki görülecek olan tartışmalı İç Güvenlik Yasa Tasarısıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yasanın bir hukuk katliamı olduğunun altını çizen Taştekin, böyle bir yasanın Meclis’ten geçmesinin tarihi bir sorumluluğu olduğunu söyledi.

Barolar kamuoyunu bilgilendirmeli

Taştekin yaptığı açıklamasında, “Sayın milletvekillerimiz bu konuda tekrar düşünmelidirler.  Böylesine anti demokratik, halkımızı ve polis teşkilatının cumhuriyet tarihinde görülmemiş şekilde sıkıntıya sokacak paketi Milletin Meclisi’nden geçirmemeliler. Şu da bilinmelidir ki bu saatten sonra iç güvenliği imha paketi yasalaşırsa iktidar kadar muhalefette bundan sorumlu olur. Yasanın çıkmaması iktidar milletvekillerinin sağduyusuna, muhalefetin de gayretine bağlı. Kimse bu sorumluluktan kaçamaz. Bakın Türkiye’de 79 baro var. Yakın tarihimizde ilk defa 79 baro bir konuda ortak açıklama yapıyor, pakete tepki gösteriyor. Bu son derece önemli fakat yeterli değil. Kamuoyunun paketle ilgili bilgilendirilmesi için barolarımızın demokratik duruşlarını artırarak devam ettirmeleri gerekiyor” diye konuştu.

TERÖRLE MÜCADELE YALANI

Taştekin, hükümetin bu yasayı çıkarmak için sürekli terörün arkasına saklandığını belirterek, “İç güvenlik terörle mücadele için çıkarıldığı koskoca bir yalandır. Kamuoyunun desteğini almak için bu şekilde yansıtıyorlar” dedi. Paketin kamuoyunda daha çok polise verilen aşırı yetkiler üzerinden tartışıldığını hatırlatan Taştekin, bu aşırı yetkilerin son derece sorunlu olduğu ancak asıl tehlikenin polisin partizanlaştırılmak olduğuna dikkat çekti. Taştekin, “Ayrıca tasarıda polis kolejleri ve polis akademisi kapatılıyor. Böyle bir hukuksuzluğu darbe dönemlerinde bile rastlamadık” şeklinde konuştu.

ULUSLARARASI HUKUKA AYKIRI

Taştekin, dünyanın hiçbir demokratik ülkesinde böyle bir İç Güvenlik Yasası olmadığına dikkat çekerek, “Hükümet bunun Avrupa Birliği mevzuatına uyumlu olduğunu söylüyor. Bu kesinlikle doğru değil. Halkı yanıltıyorlar. Böyle yasalar, dikta rejimlerinde, anti demokratik ülkelerde görebileceğiniz yasalardır. Tasarıda Anayasamıza aykırı çok madde bulunuyor. Zaten bu kanunu çıkarmak isteyenler Anayasa Mahkemesi’nin bunu iptal edeceğini biliyorlar. Ancak o zaman kadar polis teşkilatı üzerinde partizanca tasarrufta bulunmayı planlıyorlar.  Daha önceki yasalarda olduğu gibi bu paketle bunu yapmak istiyorlar ısrarları da bu yüzden” dedi.

KOBANİ EYLEMLERİ BAHANE EDİLİYOR

İktidarın Kobani olaylarını bahane ederek, İç Güvenlik Yasası değiştirmek istediğini belirten Taştekin,  “Bu tam anlamıyla kamuoyunu yanıltmaktır. Gezi ve Kobani olaylarında bir yetkisizlik asla söz konusu değil tam tersi mevcut yetkilerin profesyonelce kullanılmamasıdır. Bu olaylar, siyasi iradenin hukuksuzca emir ve talimatlarıyla büyümüş ve kontrolden çıkmıştır. ‘100 terörist görseniz dahi müdahale etmeyeceksiniz.’ ‘Müdahale etmeyelim ama müdahale etmediğimizi de belli etmeyelim” diyen zihniyetin problemleri bunlar.  Kesinlikle mevcut kanunlarımız bu olaylar önleme yeterli. Yine kamuoyunda ‘molotofla ilgili kanun çıkarılıyor’ görüntüsü verilmek isteniyor. Molotof yasalarımıza ve Yargıtay içtihatlarımıza göre zaten suç. Konu ilgili yeni düzenleme yapılıyormuş gibi yalan söyleyerek,  halkı kandırılıp, kamuoyunu etkilemeye çalışılıyor” şeklinde konuştu.

SİYASİ SORUNLARI POLİS KURŞUNU ÇÖZMEZ

Taştekin,  bu sorunları bastırmak isteyen iktidarın polisiye tedbirlere başvurmayı planladığını belirterek, “Siyasetin çözmesi gereken sorunları polis kurşunu ile çözmeye kalkarsanız; milleti maktul, polisi katil, ülkeyi cenaze evine çevirirsiniz.  Bu paketin faturasını büyük oranda vatandaşımız ve polisimiz ödeyecektir.  Özgürlük ve güvenlik dengesi asla bu şekilde sağlanamaz” dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim