• BIST 84.208
  • Altın 147,005
  • Dolar 3,7769
  • Euro 4,0596
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara -2 °C

"Hukuka Saygı Yoksa, Ekmek de Yok"

"Hukuka Saygı Yoksa, Ekmek de Yok"
Hürriyet Yazarı Şükrü Küçükşahin bugünkü yazısında, hükümetin yargı kararlarını uygulamama hakkını sorguladı.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, 5 Haziran günü TBMM’de, milletvekillerinin ‘İvedi Yargılama’ tasarısıyla ilgili sorularını yanıtlarken şunları dedi:

“Geçmişte özelleştirme yapılmış. Burayı satın alan yatırım yapmış, verdikleri paradan daha çok harcamış. Aradan 5, 6, 7, 8 yıl geçiyor, Danıştay özelleştirmenin iptaline karar veriyor. Ne yapacağız şimdi? İşlemi iptal etmek durumundayız. İptal etmesen ortada mahkeme kararı var. Bu insanlar tazminat davası açıyor, devlete önemli yükler geliyor.”

Bozdağ, sonra da şu önemli vurgulamayı yaptı:

“Yargılama zamanında bitse bu haksızlıklar, mağduriyetler ortaya çıkmayacak. Şu anda Türkiye’de maalesef mahkeme kararını hukuken ve fiilen yerine getiremediğimiz olaylar var. Kararın gereğini yerine getirdiğimizde ülkenin uğrayacağı zarar daha da artıyor.”
 
YARGI KARARINI UYGULAMAMA HAKKI
 
Ülkenin Adalet Bakanı bunları söylüyorsa, IŞİD sorununa rağmen bu sözleri göz
ardı etmemek gerekiyor. Çünkü, o sözlere bakarsak, geç kalan mahkeme kararları büyük kamu zararı oluşuyor ve bu zarara çok üzülen Bakan da dert yanıyor, değil mi?

O zaman gelin bir yazının da boyutunu aşan bu konuya detaylı bakalım. 

Yukarıdaki konuşma ve sorular, Seydişehir Alüminyum başta olmak üzere, Balıkesir SEKA, yüzde 14.76’lık TÜPRAŞ hissesi, Kuşadası ve Çeşme limanları özelleştirmeleri ve yargının bunlarla ilgili iptal kararları konusunda.

Durumu da CHP’nin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) açıkça, “Anayasa ihlali yapılıyor” uyarısında bulunduğu 3 Ekim 2013 gün ve 107 sayılı Kararı’na dayanarak aktaracağım. 

Bu özelleştirmelerin tümünde de benzer süreç işlediği için Seydişehir örneğinden hareket edip, AYM’nin 27 Mart’ta Resmi Gazete’de yayınlanan gerekçesini temel hukuki dayanak yapacağım.

AYM o kararı, 6300 sayılı Torba Yasa Tasarısı’nın ek 5. maddesi için verdi. Maddeyi kısaca, özelleştirmelerle ilgili olarak, ‘fiili imkânsızlık karşısında geri dönülemeyecek bir yapının ortaya çıkması halinde...’ hükümete yargı kararlarını uygulamama hakkı tanıyor, diye özetleyebiliriz. AKP bu düzenlemeyi 2011’de 6111 sayılı Torba Yasa’da da yapmak istemiş, muhalefetin sert tepkisi üzerine geri adım atmıştı. 

Ancak 26 Nisan 2012 günlü 6300 sayılı Torba Yasası’na madde bu kez gece yarısı
operasyonuyla kondu.
 
BOZDAĞ BİLMİYOR OLAMAZ

O gün de Bozdağ, Başbakan Yardımcısı olarak kürsüdeydi. Yürütmeyi durdurma kararları baştan verilmediği için özelleştirmeyi kazanan firmanın yaptığı yatırımlardan modernizasyona, istihdamdan mali tasarruflara dek pek çok konuda ‘Fiili imkânsızlık oluştu’ diye dert yandı.

Bozdağ, 1992 tarihli bir Bakanlar Kurulu kararını da madde gerekçesi yapmıştı, ancak o maddenin Danıştay tarafından Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edildiğini bilmiyor olamazdı.

Aynen Seydişehir ile ilgili şu yargı sürecini bilmiyor olamayacağı gibi:

Özelleştirme 305 milyon dolarla 17 Haziran 2005 günü yapıldı, 25 Temmuz’da da Özelleştirme Yüksek Kurulu’nca (ÖYK) onaylandı. Hemen açılan dava üzerine Danıştay, 29 Haziran 2006 günü 2005/7873 sayılı kararı ile yürütmeyi durdurdu; 27 Aralık 2007 günü 2007/7896 sayılı kararı ile de özelleştirmeyi iptal etti.

Danıştay kararına itiraz da 3 Haziran 2010 günü reddedildi. Tüm bu yargı kararlarının hiçbiri uygulanmadı.

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim