• BIST 106.926
  • Altın 151,429
  • Dolar 3,6718
  • Euro 4,3287
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 6 °C

Hukukçular İhtisas Mahkemelerinin Kurulmasına Karşı Çıktı

Hukukçular İhtisas Mahkemelerinin Kurulmasına Karşı Çıktı
Eskişehir, Gaziantep, Kocaeli ve Konya Barosu başkanları, Özel Yetkili Mahkemelerin tekrar kurulacak olmasını BaroTürk'e değerlendirdi.

BAROTÜRK Özel Haber

2-(2)-(400-x-300).jpg

"Yetmiyor Yetmeyecek"

Eskişehir Barosu Başkanı Av. Rıza Öztekin; “Toplumda çok büyük tepki alan Özel Görevli Mahkemeler, bin bir güçlükle kaldırıldı. Öncesinde ise Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı. Ama Türkiye, bu özel “yetkili” mahkemelerden kurtulamıyor. Adı özel görevli olmasa bile fiilen Sulh Ceza Yargıçlığı bana göre; önceki Özel Görevli Mahkemelerin misyonunu üstlenmiş durumda. Bu da yetmiyor tabikî, yetmeyecekte” dedi.

“İktidar Kendi Yargısını Oluşturmak İstiyor”

Özel Yetkili Mahkemelerin tekrar gündeme gelmesinin siyasi amaçlı olduğunu belirten Av. Rıza Öztekin, şöyle devam etti: “Anayasal düzene karşı suçlarla ilgili ihtisas mahkemeleri kurulması yönünde yetki alındı. Bu tabi iktidarın kendi yargısını oluşturma istemesiyle ilgili bir politikanın ürünüdür. Türkiye’de değişen bir şey yok. Daha önce bunun adı DGM(Devlet Güvenlik Mahkeme) idi, sonra ÖGM(Özel Görevli Mahkeme) oldu, sonra Sulh Ceza Yargıçlığı. Demek ki dava aşamasında da Özel Yetkili Mahkemelere ihtiyaç var. Çünkü bilindiği üzre Sulh Ceza Yargıçlığı, soruşturma aşamasında görev yapıyor, tutuklama, tedbirler gibi konularda çok etkin ama yargılama aşamasında etkin değil. Demek ki yargılamada da kendi yargılarını oluşturacaklar. Mesela iktidarı eleştirdiğiniz zaman, anayasal düzene karşı suç diyecekler. Ardından örneğin Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi Anayasal düzene karşı suçlara bakıyor deyip mahkemeyi ona göre dizayn edip yargılamayı yapacaklar.”

“Sulh Cezalar İktidara Yetmiyor”

Sulh Ceza Hâkimliklerinin, Özel Yetkili Mahkeme gibi çalıştığını tekrarlayan Av. Öztekin; “Sulh Ceza yargıçlığı bir nebze kendini kurtardı. 17-25 Aralık operasyonları şudur, budur derken, tahliyeleri o verdi, mal varlığı tedbirini o kaldırdı, takipsizlik kararları verildi, itirazları reddetti. Bir nebze kendi yargısını oluşturmakta etkin oldu. Ama yetmedi daha ciddi şeyler lazım oldu, mahkemeleri de dizayn etmek lazım geldi” dedi.

“İktidarın Düşündüğü İhtisas Mahkemeleri Farklı”

Aslında İhtisas Mahkemelerine karşı olmadığını ama iktidarın düşündüğü İhtisas Mahkemelerinin farklı olduğunu söyleyen Av. Öztekin, sözlerine şöyle devam etti: “Biz ihtisas mahkemesine karşı değiliz. Ama ihtisas nasıl olur? İhtisas kaçakçılık suçlarına bakar, sahtekârlık suçlarına bakar; bu tip uzmanlaşmış ihtisas mahkemelerine tabikî karşı değiliz ve zaten İhtisas Mahkemeleri var aslında. Aile Mahkemeleri, İhtisas Mahkemeleridir, fikri mülkiyetle ilgili olanlara İhtisas Mahkemeleri bakar, bunlara karşı değiliz asla. Ama ceza yargılamasında getirmeyi düşünüyorlarsa, anayasal düzene karşı suçlar gibi konular düşünülüyorsa işler gene değişecek. Bir mahkemeye böyle bir görev verdiğinizde, oraya da istediğiniz gibi yargıçları atadığınızda artık özel görevli, yetkili mahkemeler kalkmamış gibi bir sonuç doğacaktır. Dolayısıyla bu şekilde bir ihtisaslaşmaya karşıyım. Yani, iktidarın tamamen dizayn edeceği şekilde bir ihtisaslaşmaya karşıyım ben.”

3-(400-x-300).jpg

“Öç Alma Mantığıyla Hareket Ediliyor”

Gaziantep Barosu Başkanı Av. Bektaş Şarklı; “Türkiye’de, cumhuriyetin kuruluşundan bu yana, önce İstiklal Mahkemeleri arkasından 60, 70, 80, 90’lı yılların Devlet Güvenlik Mahkemeleri, sonra Özel Güvenlik Mahkemeleri oldu. Bunların bir felsefe olarak hala devam ettiğini düşünüyorum Sulh Ceza Hâkimlikleri aracılığıyla… “ dedi.

“Gündemde olan bu tür mahkemelerle, Türkiye’de yargı anlamında değişen bir şey olacağını düşünmüyorum” diyen Av. Şarklı, şöyle devam etti: “Bizde, hukuk maalesef intikam aracı olarak kullanılıyor. Öç alma mantığıyla hareket edildiği için mahkemelerin, isim değişikliğine gidilmesi, kaldırılması, yenilerinin kurulması bizim hukuk sistemimizde yabancı olduğumuz kavramlar değil. Ne kadar isim değişikliği de yapsanız “süper yetkili”  “süper özel” ve “insan haklarına uyarlı” diye, değişen bir şey yok. İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarını dinleyen hiçbir mahkeme yok. Uluslararası sözleşmelerden, mevzuatından, kararından hareketle karar veren yok. Bu anlamda da çok bir değişiklik getireceğini düşünmüyorum. Halen ÖYM’lerin ruhu, hayaleti ne derseniz deyin Türkiye’de devam ediyor.”

“Korku Oluşturmak Amaçlı”

Özel Yetkili Mahkemelerin tekrar gündeme gelmesinin korku oluşturma amaçlı olduğunu söyleyen Av. Bektaş Şarklı sözlerini şöyle sürdürdü: “İsim değişikliği ile korku oluşturma operasyonun bir parçasıdır bu. İsimlerle nitelendirip bunun adı şu mahkeme olacak diyerek insanları biraz daha korkutmak istiyorlar. Kamuoyunu, daha doğrusu toplumun tümünü korkutmak amacıyla böyle bir isim getiriliyor. Bu tür hareketlerin, düşüncesi, felsefesi, Türkiye’de hala devam ediyor.” 

4-(400-x-300).jpg

“Hukukun Genel Prensiplerine Aykırı”     

Kocaeli Barosu Başkanı Av. Sertif Gökçe; “Biz her zaman şundan yanayız; dünyanın çağdaş, demokratik hiçbir ülkesinde, mahkemenin özeli geneli ya da Askeri Mahkemesi, İdari Mahkemesi olmaz. Yargı dünyanın her yerinde bir bütündür” dedi.

Özel Yetkili Mahkemelerin hukuka aykırı olduğunu belirten Av. Gökçe sözlerine şöyle devam etti: “Ülkemizde, DGM’lerden tutunda Özel Yetkili Mahkemelere kadar, hepsine karşı çıktık. Çünkü mahkemelerin, özeli, geneli hukuka aykırıdır. Hukukun genel prensiplerine aykırıdır. Burada da yine aynı şeyi söylüyoruz; Özel Yetkili Mahkemelerin kurulması, özel yetkili savcıların olması, her zaman karşı olduğumuz ve hukuka aykırı bulduğumuz bir durumdur. Bunu kabul etmemiz mümkün değildir.”

“Mahkemelerin Özeli Geneli Olmaz”

“Bana göre; Askeri Mahkemelerin dahi, İdare Mahkemelerinin dahi, kapanması gereklidir. Bunlar tek bir yargı sitemi içerisinde bölüm bölüm olmalıdır” diyen Av. Sertif Gökçe, şöyle devam etti: “İdari ve Askeri Mahkemelerin, hukuk mahkemelerinin idari birimi şeklinde olması gerekir. Kaldı ki, Özel Yetkili Mahkemelerin hiç olmaması gerekir. Mahkemenin özeli, tüzeli, geneli olmaz. Özel Yetkili Mahkemelerde, özel suçlar, özel yargılamalar olunca; bir de bunlar için özel yetkili savcılar oluyor. Daha önceden özel yetkili savcıların yaptıklarını gördük."

“Özel Yetkili Olsun, İktidarın Olsun”

Türkiye’deki sistem şu oldu; “özel yetkili olsun iktidarın elinde olsun” diyen Av. Gökçe sözlerini şöyle tamamladı: “İktidarla, yöneticiler, Özel Yetkili Mahkemeleri kendi inisiyatifinde kullanmak için bu tür bir çalışma içerisindeler. Dünyanın hiç bir yerinde Özel Yetkili Mahkemeler olmaz. Özel bir durum yok ki ortada özel yetkili mahkemeler olsun. Bu tür Özel Yetkili Mahkemelerin olması hukuka aykırı. “

5-(400-x-300).jpg

"Hukuk Devletine Aykırı"

2010 yılının Kasım ayında, Özel Görevli Mahkemelerle ilgili bir rapor düzenlediklerini hatırlatan Konya Barosu Başkanı Av. Fevzi Kayacan, şöyle konuştu: “O raporda Özel Görevli Mahkemelerle ilgili şunu söylemiştik; 'bu tür mahkemeler hâkim ilkesine aykırı, insan haklarına aykırı, olağanüstü mahkemeler beraberinde olağanüstü yargılamaları ihtiva eder. Dolayısıyla bu mahkemeler uluslararası kazanımlarımızı olumsuz etkileyecek mahkemeler olarak süregeldi ve hep böylede cereyan etti. Bu mahkemelerin kurulması hak ve özgürlükler anlamında olumsuzluklar getirecektir…' Kesinlikle tasvip etmiyoruz. Temel hak ve özgürlükler noktasında Özel Yetkili Mahkemelerin hukuk devletine aykırı olduğunu düşünüyoruz.”

“Konjonktürel Gelişmeler”

Özel Yetkili Mahkemelerin tekrar gündeme gelmesini konjonktürel gelişmeler olarak nitelendiren Av. Fevzi Kayacan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tür mahkemeler hep olağanüstü mahkemeler olmuştur. Bugün itibariyle Sulh Ceza Mahkemeleri her ne kadar yargı kademesinde en alt mahkeme gibi görünse de, verilen yetkiler olağanüstü nitelikte kullanılmış ve olağanüstü yetkiler beraberinde verilmiştir. Bu tür konjonktürel gelişmelere bağlı mahkemelerin kurulmasını her zaman temel hak ve özgürlükler bağlamında tehlikeli bulmuşuzdur. O bakımdan olağan olmakta yarar var.”

“Tarih Hayırla Yad Etmeyecek”

“Olağan mahkemelerle toplumsal ihtilafları çözmekte her zaman için yarar vardır” diyen Av. Kayacan, sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer olağanüstü yetkilerle donatılmış mahkemelerle toplumsal ihtilaflar giderilmeye çalışılırsa travmalar oluşur, bu tür mahkemelerle ihtilafların adil bir yargılama içerisinde giderilemeyeceğini geçmiş tecrübeler bize fazlasıyla göstermiştir. İstiklal Mahkemelerinden tutun Sıkıyönetim Mahkemelerine, Sıkıyönetim Mahkemelerinden tutun Devlet Güvenlik Mahkemelerine, 250’yle görevli Özel Yetkili Mahkemelere, Sulh Ceza Mahkemelerine varıncaya kadar... Bu tür mahkemeler toplumda esasen karşılığı olmayan mahkemelerdir. Ve tarih hiçbir zaman bu tür mahkemeleri de hayırla yâd etmemiştir.”

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim