• BIST 108.750
  • Altın 153,321
  • Dolar 3,8341
  • Euro 4,5139
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara -1 °C

Hukukçular Uyardı; "Bağımsız Bilirkişi Oluşturulmalı"

Hukukçular Uyardı; "Bağımsız Bilirkişi Oluşturulmalı"
Soma için soruşturma başladı. Ancak hukukçular bu konuda kaygılı. Soruşturmada bağımsız bir bilirkişi heyetinin kurulmasını isteyen hukukçular, "Geç bile kalındı" dediler.

Soma faciasının ardından arama kurtarma faaliyetleri önceki gün sona erdi. 301 kişinin hayatını kaybettiği faciada artık gözler adli ve idari soruşturmalara çevrildi. Radikal Gazetesi'nden Fatih Yağmur soruşturma ile ilgili hukukçularla görüştü. Maden işletmesinin artık bir suç mahali olduğunu belirten hukukçular, bölgeye ihmali olduğu düşünülen işletme sahibi ve diğer kişilerin kesinlikle girmemesi gerektiğini söylerken, soruşturmalar için de bağımsız bir bilirkişi heyetinin oluşturulması gerektiğini vurguladılar.

Suç mahaline girmemeliler Ceza Hukuku uzmanı Prof. Ersan Şen:

“Soma bir suçüstü halidir. Son insan çıkarılıncaya kadar suç devam ediyor. Suç var mı denilecek olursa; burada suç işlendiği iddiası var. Basit şüphe var artık bu kaçınılmaz. Kimse kaza demesin. Kaza ceza hukukunda kusurluluğu kaldıran bir sebeptir. Kaza derseniz hadiseyi masumlaştırırsınız. Burada zaten sorun olduğu noktasında zaten şüphe, tereddüt yok. Şu söylendi; ‘efendim bunlar kanunda olmadığı için gözardı edilmiş olabilir.’ Kat’a yanlış ve yalan. Çünkü insan hayatının korunması konusunda iş güvenliği kanununun 4. maddesinde o işin gerektirdiği tüm önlemleri işveren almak zorundadır ve kanunun hiç bir yerinde de ‘buraya erken uyarı sensörü kur, yaşam odası kur’ demez. Sen onu zaten o işin niteliği gereği almak zorundasın. Gerek öncesinde gerek sırasında ve sonrasındaki tüm müdahaleleri, orayı denetleyenler, orayı kuranlar TKİ kurumunun oluşturduğu denetim kurumunun işverenin, işletme müdürünün... Hepsinin bir defa toparlanması lazım. Yakalama ile mi yapılır, davet ile mi yapılır bilmiyorum. En önemlisi de bu kişilere yurt dışına çıkış yasağı konulmalı. Şirket yetkilileri çıktı 2 saat tuhaf bir basın toplantısı yaptı. Sen buna savcılık olarak müsaade etmeyeceksin. Basın toplantısı aklanma yeri değil. Hepsinin kesinlikle gözaltına alınması gerekir. Umarım bilirkişilere de baskı olmaz.

Bağımsız soruşturma şart 

Avukat Hüseyin Ersöz:

“Haklarında soruşturma başlatılan şirket yetkililerinin suç mahaline girmeleri savcılık tarafından engellenmeli. Yürütülecek olan soruşturmanın teknik bilirkişiler tarafından yapılması da önemli. Çünkü savcıların böylesi teknik konularda ayrıntılı değerlendirme yapması mümkün değil. Seçilecek olan bilir kişilerin de aynı zamanda devletin de ihmalinin olduğunu göz önüne alarak devlet organlarından değil, bağımsız ve tarafsız üniversitelerden seçilmesi bir o kadar önemlidir. Kamu vicdanının tam anlamıyla tatmin olması açısından bu konuda yabancı akademisyenlerin de bilgisine başvurulması uygun olacaktır.”

Etkili soruşturma henüz yok 

Avukat Ömer Kavili:

“Daha ilk gün şirkette ‘yetkiliyim’ diyen herkesin gözaltına alınması gerekirdi. Savcılık kurumu Budapeşte ilkelerini çiğnemiştir. Uluslararası düzeyde standart anlamında Türkiye ’de savcılar yoktur. Soruşturma itibariyle madenle ilgili olarak HSYK 28 savcı görevlendirmiş. Bu savcıların sadece gövde olarak oraya gitmesinin önemi yok. Zabıt katibi de görevlendirmek lazım. Profesyonel kameramanlardan yeminli olarak görevlendirmek lazım. Onların da ayrıntıları kayıt altına alması gerekirdi ki deliller kaybolmasın. Etkili ve tarafsız soruşturma ilkeleri Budapeşte ilkelerinde vardır. Ancak etkili soruşturma yürütülürse ucu yukarıya doğru gider diye bu yol seçilmemiştir.”

Garip bir durum yaşanıyor 

Avukat Efkan Bolaç:

“İlk günden itibaren savcılık tarafından bütrün evraklara el konulmalıydı. Burada bir katliam var. Hiç bir belgeye el konulmadı. Şirket yetkilileri yaptığı açıklamada belgeleri kendilerinin savcılığa verdiğini söyledi. Burada bir gariplik var. Gariplik firmanın korunması. Firmanın ne yaptığını anlayabilmiş değiliz. Firma bu süreç içerisinde kendi senaryosunu hazırladı, evraklarını kurguladı. Bunların önüne geçmek için savcılık tüm belgelere el koymalı ve orada firmanın işlem yapma yetkisini kaldırmalıydı. Bunu yapmadılar ve hala da yapmıyorlar. Alanın kontrolünü de savcılık yapması gerekiyor. Alanda ölüm olduğu için alan artık olay mahallidir. Ancak gördüğümüz kadarıyla savcılığın böyle bir işlem yapması söz konusu değil. Biz suç duyurusunda bulunduk. Hatta şirketin tedbiren şirketin tüm mal varlığına el konulmasını istedik. Suç duyurusunda 27 talepte bulunduk. Hiç biri sorumluluğu kabul etmiyor. Bir PR çalışması yapılıyor. Hükümetle de yakın temas halindeler. Burada ilginç bir şekilde devlet tarafından korunan bir işletme var. Neredeyse ölen maden işçileri ve mühendisleri bu olayın müsebbibi olarak gösterilecek kerteye getirdiler. Şu anda sağlıklı bir şey yürümüyor.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim