• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 10 °C

Hukuktaki Enkaz, Hükümet Kurulmadan da Kaldırılabilir mi?

Hukuktaki Enkaz, Hükümet Kurulmadan da Kaldırılabilir mi?
7 Haziran seçimleri sonrasında ülke koalisyon hesaplarına kilitlendi. Ancak hükümet kurma girişimlerinden bağımsız olarak Meclis çalışma yapabiliyor. Hükümet kurulana kadar Meclis'ten kanun çıkarılabiliyor; soruşturma komisyonu kurulabiliyor.

AKP döneminde enkaza dönüşen hukuku yeniden ikame etmek muhalefetin elinde.

AKP döneminde anayasa askıya alınarak ardı ardına verilen torba kanunlarla çıkarılan düzenlemelerin ortadan kaldırılması için hükümetin kurulmasına gerek yok. Kanun çıkarılabilmesi veya 17-25 Aralık'ta ortaya çıkan rüşvet ve yolsuzluk operasyonları için yeniden bir soruşturma komisyonu kurulabilmesi için CHP, MHP ve HDP'nin birlikte hareket etmesi yeterli. Muhalefetin sadece oylamalarda AKP'den daha fazla bir oya ulaşması gerekiyor. 292 milletvekiline ulaşan bu üç partinin birlikte hareket etmesi halinde hükümet kurulana kadar istedikleri kanunları yasalaştırmaları teknik olarak mümkün.

CHP, MHP ve HDP'nin antidemokratik yasaları değiştirme şansları bulunuyor. Üç partinin karşı çıktığı, hatta bazı AKP'lilerin bile destek verebileceği antidemokratik yasalar kısa sürede değiştirilebilir. Bu yasalar arasında ‘proje mahkemeler' olarak sunulan sulh ceza hakimliklerinin kaldırılması başta geliyor. Ayrıca komisyon ve genel kurul aşamasında üç partinin şiddetle karşı çıktığı iç güvenlik paketi de ilk değiştirilmesi gereken yasalar arasında. Seçim meydanlarında üç partinin de söz verdiği dört eski bakanla ilgili kapatılan yolsuzluk dosyası, yeniden kurulacak bir soruşturma komisyonu ile tekrar açılabiliyor. Bu komisyona AKP üye vermese bile, üç parti çoğunluğu sağlayacağı için eski bakanları Yüce Divan'a sevk edecek karar alınabilecek. İşte AKP'nin son dönemde bıraktığı hukuk enkazı:

‘PROJE' MAHKEMELER İKTİDARIN KILICI: Anayasa ayaklar altına alınarak, doğal hakim ilkesi yok sayılarak sulh ceza mahkemelerinin yerine kurulan sulh ceza hakimlikleri derhal kaldırılmalı. Zira kapalı devre yargı sistemi olarak da adlandırılan söz konusu hakimlikler iktidarın sopası olarak gösteriliyor. Ve bu hakimlikler muhalifleri susturma aracı olarak kullanılıyor.

İNTERNET YASASI İPTAL EDİLMELİ: Torba yasayla yapılan düzenlemeyle, Başbakan veya ilgili bakanlığın talebi üzerine internete erişimin engellenmesi sağlandı. Başbakan veya bakanlığın bu kararı, TİB tarafından derhal erişim sağlayıcılara ve ilgili içerik ve yer sağlayıcılara bildirilecek. Bu ise haberleşme özgürlüğünün yok sayılması anlamına geliyor.

MİT'E YASAL ZIRH: Türkiye'yi ‘muhaberat ve istihbarat devletine' götüreceği gerekçesiyle aylarca ülke gündeminde kalan MİT kanun teklifi de, muhalefetin tepkilerine rağmen yasalaşmıştı. MİT'e ‘yerli, yabancı her türlü kurum, kuruluş, tüm örgüt veya oluşumlar ile kişilerle doğrudan ilişki kurabilme, uygun koordinasyon yöntemlerini uygulayabilme' yetkisi verildi. Söz konusu düzenlemeye muhalefet çok sert tepki göstermiş, Meclis'te kavgaya varan tartışmalar yaşanmıştı.

YARGI YÜRÜTMEYE BAĞLANDI: AKP'nin son döneminde yargıyı yürütmeye bağlamayı amaçlayan çok sayıda yasa maddesinde değişiklik yapıldı. Bu kapsamda HSYK'nın yetkilerini Adalet Bakanı'na devreden kanun ön plana çıktı. Avrupa Birliği'nin bile devreye girerek tepki gösterdiği yasa ile HSYK üyeleri hariç tüm çalışanlar görevden alındı. Anayasa Mahkemesi yasanın bazı maddelerini iptal etti. Ancak AYM'nin kararları geriye yürümediği için hükümet istediğini elde etmiş oldu.

HEPİMİZ MAKUL ŞÜPHELİYİZ!: ‘Makul şüphe' ile vatandaşın aranmasını sağlayan, mal varlığına el koymayı kolaylaştıran ve Yargıtay ile Danıştay'ın yapısını değiştiren yargı paketi de, Meclis'in ‘antidemokratik yasaları' arasında yerini aldı. Aylarca ülke gündeminde tartışılan yasa ile ‘somut delillere dayalı kuvvetli şüphe' yerine, ‘makul şüphe' ile şüphelinin veya sanığın üstü, eşyası, konutu ve işyerinde arama dönemine geçildi. ‘Taşınmazlara, hak ve alacaklara el koyma'nın kapsamı genişletildi.

SORUŞTURMAYA MÜDAHALE SUÇ OLMAKTAN ÇIKTI: Soruşturma aşamasında bir savcıyı etkilemeye teşebbüs, suç olmaktan çıkarıldı. Bunun için Türk Ceza Kanunu'nun ‘Yargı görevi yapanı etkilemeye teşebbüs' maddesi değiştirildi. ‘Görülmekte olan bir davada veya yapılmakta olan bir soruşturmada yargılamayı etkileyen kişiye iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası' öngören maddeden ‘soruşturma' kısmı çıkarıldı. Böylece siyasiler veya Adalet Bakanlığı üst düzey yöneticileri bir savcıyı arayıp soruşturmayı etkileyebilecek ve bu durum bir suç oluşturmayacak hale geldi.

4 ESKİ BAKAN YÜCE DİVAN'DAN KURTARILDI: AKP yolsuzluk operasyonlarına adı karışan 4 eski bakanını Yüce Divan'dan kurtardı. Muhalefete göre ‘çalışması engellenen' Meclis Yolsuzlukları Soruşturma Komisyonu, AKP'lilerin oylarıyla bu isimlerin Yüce Divan'a gitmemesi kararı aldı. Bu karar Meclis Genel Kurulu'nda da oylandı ve yine AKP'lilerin oylarıyla eski bakanlar yargılanmaktan kurtuldu.

SARAY'A ÖRTÜLÜ ÖDENEK VERİLDİ: “Son çıkan torba yasaya son dakikada eklenen madde ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a istihbarat toplama ve örtülü ödenek kullanma yetkisi verildi. Muhalefetin ‘rejim değiştiriliyor!' eleştirileri altında kabul edilen madde ile Cumhurbaşkanı Erdoğan, Saray'da ‘istihbarat ve savunma amaçlı' harcama yapabilecek.

İÇ GÜVENLİK PAKETİYLE ZİRVE YAPTI: “24. dönemde çıkarılan antidemokratik yasalar, iç güvenlik paketinin yasalaşması ile doruğa ulaştı. Aylarca ülke gündemini meşgul eden ve hemen her kesimin tepkisini çeken paketle vali ve polislerin yetkisi artırıldı. Artık polis vatandaşın üstü veya arabasının her yerini bir hakim veya savcı kararı olmadan polis tarafından amirinin sözlü emriyle arayabilecek. Aramada polis vatandaşın üstünü çıkarmasını bile isteyebilecek.

DERSHANELER KAPATILDI: AKP, Anayasa'ya aykırı olarak çıkardığı bir başka yasa ile dershanelerin kapısına kilit vurdu. Muhalefet konuyu Anayasa Mahkemesi'ne taşıdı. Zira yasa ‘teşebbüs hürriyeti'ne, Anayasa'nın ‘eşitlik ilkesi'ne aykırıydı. Aradan bir yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen AYM'den bir karar çıkmadı.

HABER ANALİZ: İBRAHİM ASALIOĞLU / ZAMAN

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim