• BIST 82.013
  • Altın 147,317
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0271
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

İç Güvenlik Paketi

İç Güvenlik Paketi
Giresun Barosu Başkanı Av. Gültekin Uzunalioğlu, BAROTÜRK Dergi için yazdı.

BAROTÜRK Dergi

Av. Gültekin UZUNALİOĞLU / Giresun Barosu Başkanı

TBMM’de görüşülmekte olan ve kamuoyunda “iç güvenlik paketi” olarak bilinen "Polis Vazife Ve Salahiyetleri Kanunu, Jandarma Teşkilat, Görev Ve Yetkileri Kanunu, Nüfus Hizmetleri Kanunu İle Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" toplumda gerginliğe yol açmıştır. Yasa Tasarısının görüşülmekte olduğu TBMM’ de kavga, dövüş ve protestoları insanlarımız endişeli gözlerle izlemektedir. Şu anda siyasi iktidarın tek önceliği bu yasayı çıkarmaktır. Nedir bu hırs, inat, ısrar ve dayatma? Bu yasaya neden acilen ihtiyaç duyulmaktadır? Bu sorulara aradığımız cevaplar bizlerin korkularını daha da artırmaktadır.

Bu yasa ile bir Polis Devleti yaratılmak istenmektedir. Böyle bir yasa tasarısı Hukuk Devleti anlayışına tamamen aykırıdır. Halkımızın hukuk güvenliğini ortadan kaldıracak hükümler içermektedir. Hakim ve savcı gibi yargı makamlarının sorumluluk alanında olan yetkiler, bu tasarı yasalaşırsa, siyasi iktidara bağlı olan vali ve kaymakam gibi yürütme makamları ile doğrudan polise verilmiş olacaktır. Tasarıdaki polisin silah kullanma yetkisinin genişletilmesinden, savcı kararı olmadan polisin gözaltı yapabilmesine, hakim ya da savcı kararı olmaksızın arama yapılabilmesine, barışçıl toplantı ve gösteri yürüyüşlerinde atkı, gaz maskesi gibi eşyalar kullananlara getirilen ağır cezalara kadar birçok hüküm Anayasa’ya açıkça aykırıdır. Sözde güvenlik adı altında, temel özgürlükler ortadan kaldırılmaktadır. Kişi özgürlüğü ve hukuk güvenliği hakkı yok edilmektedir. 

Mevcut yasal mevzuatımıza göre, kişilerin üstünün ve eşyalarının aranabilmesi için kural olarak hakim kararı, gecikmesinde sakınca olan hallerde ise savcı kararı aranmaktadır.  Ancak, söz konusu yasa tasarısı yasalaşırsa, hakim ya da savcı kararı olmaksızın kolluk amirinin emri ile arama yapılabilecektir. Bu, keyfi aramaların önünü açmaktan başka bir şey değildir.

Diğer yandan, yine yasal mevzuatımıza göre, kişileri gözaltına alma yetkisi savcılara aittir. Ne var ki, iç güvenlik paketinde öngörülen tasarıya göre, bu yetki savcılara ait olmaktan çıkarılmaktadır. Böylece, suçüstü hallerinde 24 saate kadar, toplumsal olaylarda ise 48 saate kadar, kolluk amirine kişileri gözaltına alabilme yetkisi tanınması öngörülmektedir.  

Öte yandan temel hak ve özgürlükleri kısıtlama konusunda mülki idare amirlerine de yetki verilmektedir.  Bu yolla mülki idare amiri Cumhuriyet Savcısının adli yetkisine ortak olarak adli kolluğa suç soruşturmasına ilişkin talimat verme yetkisine sahip olmaktadır. Oysa suç soruşturması ve suçun aydınlatılması yargısal faaliyettir ve bu yetkilerin sadece yargı makamlarınca kullanılması gerekmektedir. Diğer yandan Mülki Amirlerin almış olduğu kararlara uymayanlar hakkında 1 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Böylece suç ve cezaların kanuniliği ilkesi hiçe sayılmakta mülki amirlere suç yaratma yetkisi tanınmakta ve yargı erkinin elinde olan yetki gasp edilerek Anayasaya açıkça aykırı bir düzenlemeye gidilmektedir. Dolayısıyla kuvvetler ayrılığı ve hukuk devleti ilkeleri de açıkça çiğnenmektedir. Öngörülen düzenleme ile kolluğun silah kullanımı kolaylaştırılmakta ve orantısız güç kullanımına yasal zemin oluşturulmaktadır. Böylece vatandaşın yaşam hakkını hedef alan ve kolluk kuvvetince uygulanan müdahalelerin sınırı belirsiz bir şekilde genişlemektedir. 

Bu yasa tasarısı ile her türlü toplantı ve gösteri yapma özgürlüğünü yok edilmeye çalışılmaktadır.

Bu tasarı yasalaşırsa toplumda kişilerin hukuk güvenliği ve özgürlüğü keyfiliğe terk edilecektir. Anayasamızın temeli olan "kuvvetler ayrılığı" ilkesi ortadan kalkacak ve hukuk devletinden totaliter bir rejime geçeceğiz.

İç güvenlik paketi Anayasamıza, kişi temel hak ve özgürlüklerine aykırı olup totaliter devlet özleminin bir ürünüdür. Bu yasa tasarısından, özlediğimiz hukuk devletini ve hukuk güvenliğini yok edeceğinden, toplumsal barışı ortadan kaldıracağından vazgeçilmesini istiyoruz.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim