• BIST 97.610
  • Altın 145,173
  • Dolar 3,5733
  • Euro 4,0106
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 12 °C

İç Güvenlik Paketi Eski Polis Davalarını Etkiler Mi?

İç Güvenlik Paketi Eski Polis Davalarını Etkiler Mi?
Polisin toplumsal olaylarda silah kullanma yetkisinin arttırılmasını öngören ve TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesi ikinci kez ertelenen "İç güvenlik paketine" yönelik eleştiriler sürüyor.

Yasalaşması halinde paketin hükümlerinin, Gezi olaylarında polis kurşunuyla hayatını kaybeden Ethem Sarısülük ve Cizre'de yine polisin silahından çıkan kurşunla öldüğü belirtilen 12 yaşındaki Nihat Kazanhan'la ilgili davalar dahil benzer çok sayıda davayı etkileyip etkilemeyeceği de tartışılıyor.

Ceza kanununda yapılacak değişikliklerin davalarda sanık lehine yorumlandığı biliniyor. Olası bir ceza indiriminde ise süren ve sonuçlanan davalarda sanıklar ve hüküm giyenler bu indirimlerden faydalanıyor. Ceza hukukunda buna, "lehe kanun uygulaması" deniyor.

Peki, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'ndaki ilgili maddeye yapılan ek nedeniyle süren ya da sonuçlanan davalarda lehe kanun uygulamasına gidilir mi? BBC Türkçe konuyla ilgili olarak hukukçuların görüşlerini aldı.

'Tartışmaya konu olabilir'

Yargıçlar Sendikası Genel Sekreteri Hakim Mustafa Karadağ değişikliğin "esasa yani suçun oluşumuna ve cezanın tayinine ilişkin bir değişiklik olduğu için geriye yürüyebileceği" ihtimali olduğunu belirtiyor. Ancak Karadağ hemen ardından "Kesin böyle olacak demek de mümkün değil" diye de ekliyor.

Mustafa Karadağ; Ethem Sarısülük, Abdullah Cömert benzeri davalarda başvuruların gündeme gelebileceğini ve lehe kanun uygulamasının "tartışmaya konu olabileceğini" vurguluyor.

Karadağ, böyle bir tartışma ve mahkemeye başvuru durumunda hakimlerin kararını "Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış gösteri özgürlüğünü de düşünerek vermesi gerektiğini" söylüyor.

Çünkü Karadağ'a göre olası bir başvuruda verilecek karar, ileride benzer davalarda verilecek kararlara da "emsal" teşkil edecek.

'Geçmişteki davaları etkilemez'

Yargıçlar ve Savcılar Birliği (YARSAV) Başkanı Murat Arslan da düzenlemenin "maddi ceza hukukuna ilişkin sonucunun olduğunu" söylüyor.

Murat Arslan, maddeye yapılan ekin “suç oluşturucu eylemleri korumadığı gibi ölçülülüğü gözettiğini” de anımsatıyor.

Arslan buradan hareketle işlenen suçun unsurlarında bir değişiklik olmadığı için geçmişteki davaları etkilemeyeceği fikrini savunuyor.

'Kademe ve orantılılık sürüyor'

Paketi "olumlu" olarak değerlendiren ve eleştirileri kabul etmeyen Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Avukat Prof. Dr. Vahit Bıçak ise polisin yetkilerinin genişletilmediğini belirtiyor. Bıçak, Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'ndaki "ölçülülük ve orantılılık" ilkesinin devam ettiğinin altını çiziyor.

Hem YARSAV Başkanı Arslan hem de Prof. Dr. Bıçak'ın anımsattığı gibi, tasarıdaki ekin gerekçesinde bu ilkelere yapılan vurgu biliniyor ve "Belirtilen silahlarla saldıran kişilerin yaşam hakları ve vücut bütünlüklerinin korunmasına özen gösterilmiştir" deniliyor.

Prof. Dr. Bıçak, "Ölçülülük ve orantılılık" ilkesini ise "Önce uyaracak, sonra artan kademeli kuvvet kullanacak. Saldırıyı copla, biber gazıyla engelleyebiliyorsa önce bu şekilde def edecek. Kendisinin ya da diğer insanların canına, malına bir saldırı varsa ve devam eden saldırıyı başka türlü engelleme imkanı yoksa önce havaya sonra vücudun öldürücü olmayan bölgelerine ateş edebilir" diye açıklıyor.

Bıçak, tüm ülkelerde polisin silah kullanma yetkisinin hemen hemen aynı olduğunu, polisin silahını "orantılı ve kademeli" kullandığını belirtiyor.

Gezi olayları sırasında Ethem Sarısülük'ü vuran Çevik Kuvvet polisi Ahmet Şahbaz da "havaya ateş ettiğini, atılan taşlara karşı kendisini savunduğunu" söylemişti.

Bu davayı ve sanık polis memurunun savunmasını anımsattığımız Bıçak, Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) "cana yönelik saldırıya ilişkin düzenlemenin değişmediğini" belirterek sözlerini şöyle sürdürüyor:

"Mahkeme o zaman değerlendirmiş, cana yönelik bir saldırı görmemiş ki mahkûmiyet verdi. Dosyanın içeriğini bilmediğim için somut dosyalar üzerine konuşmak istemem ama mahkeme o zaman silah kullanmayı orantılı görseydi, ceza vermeyebilirdi. Demek ki orantılı görmedi. İç güvenlik paketi de orantılılık ve kademelilik açısından olumsuz bir düzenleme getirmiyor."

'Tartışma konusu yapılmamalıdır'

Ankara Barosu Başkan Yardımcısı Avukat Seçkin Arıkan da mevcut yasa değişikliği önerisinin TCK’da bir değişikliğe gitmediği için geçmiş davalara uygulanamayacağı görüşünü savunuyor.

Av. Seçkin Arıkan, örnek olarak ele alınabileceğini belirttiği Sarısülük Davası'nda polis memurunun, olayın yaşandığı dönemde silahını çekip ateş ederken, yaptığının "kanuna aykırı ve suç teşkil ettiğini bildiğini" söylüyor.

Av. Arıkan, "Suç, işlendiği tarihteki vasfını kaybetmediği için 'Geriye doğru yürür mü?' diye tartışma konusu yapılmamalıdır” diyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim