• BIST 97.726
  • Altın 146,210
  • Dolar 3,5844
  • Euro 3,9885
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 14 °C

"İç Güvenlik Yasası, Kazanımlarımızı Yok Edici Niteliktedir"

"İç Güvenlik Yasası, Kazanımlarımızı Yok Edici Niteliktedir"
Konya Barosu Başkanı Av. Fevzi Kayacan, Konya Barosu'nun kuruluşunun 103. yıldönümü nedeniyle bir mesaj yayınladı.

Av. Kayacan, mesajında Konya Barosu'nun kuruluşundan ve tarihsel gelişiminden bahsederken gündeme dair değerlendirmeler de yaptı.

Av. Kayacan'ın mesajı şöyle:

"Değerli meslektaşlarım;

Baromuzun 103. Kuruluş yıldönümünün kutlu olmasını diliyorum. Dile kolay 103 yılı geride bıraktık. Baromuz Türkiye Cumhuriyetinin en köklü hukuk kurumlarından biridir. Hukukun, hukukun üstünlüğünün, demokrasinin, insan hak ve özgürlüklerinin güvencesidir. Her fırsatta ifade ettiğimiz üzere; daima, hakkın, hakikatin, adaletin, insan hakları ve demokrasinin savunucusu olduk ve olmaya da devam edeceğiz.

Değerli meslektaşlarım; Baromuz Osmanlı Devletinin son yıllarında kurulmuştur. 1912 yılında kurulmuş, 1918 I. Dünya Savaşı ile birlikte faaliyetleri askıya alınmış ve fakat Cumhuriyetin ilânından sonra yeniden varlığını bugüne değin sürdürmüştür.

Osmanlı’dan bu yana ülkemizde modernleşme çabaları sürmüş ve halen de sürdürülmektedir. Gerçekten de 1808 Senedi İttifak, 1839 Tanzimat Fermanı, 1856 Islahat Fermanı, 1876 I. Meşrutiyet,  1908 II. Meşrutiyet, Cumhuriyetin İlânı, 1924 Anayasası, Roma Sözleşmesi, Avrupa Konseyi Üyeliği, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin yargılama yetkisinin kabulü, Avrupa Birliğine aday üyelik, gibi çabalar modernleşme ve çağdaşlaşma hedefine yönelik tasarruflardır.

Ülkeler, devletler elbette yönetim şekillerini, hukuk sistemlerini özgürce seçme hakkına sahiptirler. Yukarıda da ifade ettiğim üzere Osmanlının son dönemlerinden bu yana ülkemiz demokrasiyi, insan haklarını, hukukun üstünlüğünü, parlamenter sistemi tercih etmiştir. Baromuz da bu modernleşme arzu ve iştiyakının bir ürünüdür.

Önemle belirtmek isterim ki; ülkemizin batı tipi demokrasi ve hukuk sisteminden uzaklaştıran her çaba ve tasarruf yukarıda değindiğim iki yüz yılı aşkın modernleşme iradesine aykırılık teşkil edecektir.

Son dönemlerde; hukuk sistemimizde, demokrasimizde yaşadığımız kimi olay ve olgular, ihdas edilen kimi kural ve kurumlar modernleşme ve çağdaşlaşma ruhuna aykırılık teşkil etmiştir. Bu cümleden olarak; sulh ceza hâkimliklerinin ihdası Anayasa Mahkemesinin aksi kararına karşın evrensel değerlere aykırılık teşkil ettiği kanaatindeyiz. Yerleşik hukuk sistemimizin içinde de bu hakimlikler eğreti durmaktadır. İç güvenlik yasası olarak bilinen ve fakat temel hak ve özgürlükler ile yargı teminatı ve bağımsızlığı açısından kabul edemeyeceğimiz kurallar, yıllara sari kazanımlarımızı yok edici niteliktedir. Öte yandan yargı kademesinde yaşanan kimi olay ve olgular halkımızın adalet beklentisini ve umudunu zayıflatmaktadır. Yargıdaki kutuplaşmalar ve gerginliklerin faturasını halkımız yaşamaktadır. Son dönemlerde halkımıza ve meslektaşlarımıza yönelik kimi savcılar ile  hakim ve mahkemelerde sergilenen tutum ve tavırlar oldukça yakışıksız ve iç acıtıcı niteliktedir.

Sorumlu tüm kişi ve kurumları bir kez daha sağduyuya, hukuka, demokrasiye, insan haklarına saygı duymaya davet ediyoruz. Unutulmasın ki; insana yapılacak en güzel hizmet, insanca davranmaktır. Yine unutulmasın ki; yargı bir ülkede sığınılacak son limandır. Yargı yerlerindeki kişilerin evrensel değerlere bağlı kalarak ve güçlerini hukuktan alarak görevlerini sürdürmeleri temel beklentimizdir.

Son olarak vurgulamak isterim ki; savunma mesleğinin yargılama diyalektiğindeki rolünün anlam ve öneminin göz ardı edilmemesini diliyoruz. İnsan hak ve özgürlüklerinin en önemli güvencesi bağımsız yargı ve bağımsız yargının olmazsa olmazı da savunma mesleğidir. Savunma gücü esasen insanımızın öz gücüdür. Duruşmaların aleniyeti, adalete erişim, silahların eşitliliği, etkili bir soruşturma yapma, kanun önünde eşitlik, yargı bağımsızlığı, özgürlük ve güvenlik hakları gibi kavram ve kurallar kuru kelimelerden ibaret değildir. Yaşama geçirilmediği sürece bu kavram ve kuralların hiçbir anlam ve önemi yoktur.

Baromuz bu kavram ve kuralların ülkemizde uygulanmasında, TBB ve diğer barolarla birlikte üstlendiği misyonu en güzel ve en iyi bir şekilde yerine getireceğinden kimsenin kuşkusu olmasın. Her türlü tezvirata ve engellemelere rağmen hukuku, demokrasiyi ve insan hak ve özgürlüklerini var gücümüzle savunacağız.

Bu duygu ve düşüncelerle; Baromuzun 103. Kuruluş Yıldönümünü bir kez daha kutluyor, hukukun üstünlüğü dileğiyle hepinize saygılar sunuyorum."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim