• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

"İçe Kapanık Diye İntihar Diyemezsin"

"İçe Kapanık Diye İntihar Diyemezsin"
Anayasa Mahkemesi, ormanda asılı bulunan ‘içe kapanık’ bir kişiyle ilgili savcılıkça yürütülen soruşturmanın intihar olarak kabul edilip takipsizlikle sonuçlanmasını Anayasa’ya aykırı buldu.

Anayasa Mahkemesi (AYM) önemli bir karara daha imza attı. 1979 doğumlu M.E., 1990’lı yıllarda Diyarbakır’da ikamet ederken terör örgütü PKK’nın baskısı sonucu ailesiyle İzmir’e yerleşti. M.E., 10 Kasım 2011’de iş aramaya gideceğini söyleyip evden ayrıldı. M.E.’den haber alamayan ailesi durumu polise bildirdi. Kayıp bildirimi üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı. Aile, soruşturma savcısına verdikleri ifadede, M.E.’nin ‘içe kapanık bir yapıda’ olduğunu ve herhangi bir sağlık sorununun bulunmadığını söyledi.

SAVCILIK TAKİPSİZLİK KARARI VERDİ

Uzun süre İzmir’in değişik bölgelerinde aranan M.E., 18 Aralık 2011’de ormanlık bir alanda ağaca asılı bulundu. M.E.’nin ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma, 2 yıl 7 ay sonra takipsizlikle sonuçlandı. Sanığın içe kapanık tavırlarına işaret edilen takipsizlik kararında, “Kişinin ölümü ası (asılma olayı) sonucu meydana gelmiş olup başkalarına atfı kabil herhangi bir kusur bulunmamıştır” denildi.

Takipsizlik kararına itiraz etmeleri sonucu değiştirmeyince aile, çocuklarının asılma sonucu ölmesi nedeniyle savcılığın doğrudan intihar kanaatine vardığını belirterek Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Aile başvuru dilekçesinde, savcılığın, ölümün intihar sonucu gerçekleştiğine ilişkin önyargılı tutumu nedeniyle olayın etkili biçimde soruşturulmadığını iddia etti.

AYM: YAŞAM HAKKI İHLAL EDİLDİ

AYM, etkili soruşturma yapılmayarak yaşam hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Savcılığın, önyargılı tutumu nedeniyle ölümün intihar sonucu gerçekleştiği tespitinde bulunduğu belirtilen kararda şöyle denildi:

“Soruşturmada, başvurucuların yakınlarının üçüncü bir kişi tarafından öldürülmüş olabileceğine ilişkin iddialarına ve olayın kendine özgü koşullarına rağmen, bu durumun araştırılmasına yönelik adım atılmamıştır. Olaya ilişkin bilirkişi incelemeleri de dahil tüm kanıtları toplamak için alınabilecek makul tedbirleri alma yoluna gidilmeyerek, ihtimal ve iddialara karşı kayıtsız kalınmıştır. Soruşturma kapsamındaki kayıtsızlığa, ölümün intihar sonucu gerçekleştiğine dair önyargılı tutumun neden olduğu değerlendirilmiştir. Soruşturmada ölüm olayının sebebini ve varsa sorumlu kişilerin ortaya çıkarılması imkânını zayıflatan, bu yönüyle soruşturmanın derinliği üzerinde önemli etki gösterecek nitelikte birtakım eksiklikler bulunduğu anlaşılmıştır. Sonuç olarak etkili bir soruşturma yürütülmemesi nedeniyle Anayasa’nın 17. maddesinde düzenlenen yaşam hakkının usul yönünün ihlal edildiğine karar verilmiştir.” Mahkeme, bu gerekçe ile aileye 20 bin TL tazminat ödenmesini kararlaştırdı.

KAYNAK: Fevzi ÇAKIR / GAZETE HABERTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim