• BIST 82.300
  • Altın 147,981
  • Dolar 3,8287
  • Euro 4,0719
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

İdamın Tarihsel Süreci ve Türkiye'deki Durumu

İdamın Tarihsel Süreci ve Türkiye'deki Durumu
Radikal Blog yazarı Ulaş Yağmur, idamın tarihsel süreci ve Türkiye'deki durumunu anlattı.

Ulaş Yağmur / Radikal

Geçen haftalarda kardeşimiz Özgecan Aslan hakka yürüdü ve onun üzüntüsü içindeyken birden kulağıma her tecavüz sonrası ya da her kadına şiddetten sonra hep şu idam gelsin diyenlerin sesini duyuyorum. Şimdi bana bazılarınız hak vermeyebilir fakat ben pek idamdan yana değilim. Nedeni bende kalsın. Şimdi herkes bir idamdır idam diye tutturmuş gidiyor. Büyük bir kesim "Sadece Allah canı alabilir" diye bir söylem varken bu olaylar oluyor birden idam kesiciler çıktı. Bu nedenden dolayıdır ki size idamı anlatmak istedim. Şimdi bir idamları inceleyelim nasıl teknikleri var ne zaman bizle buluşmuş.

İdam Cezası

Şimdi incelemek gerekirse idam cezaları devletlerin uyguladığı en sert ceza türüdür. Bu ceza türünün anlamını herkes biliyor ama TDK'daki anlamı ise şudur ; insan öldürme vb. bir suça karşılık verilen ve suçlunun ölümüyle sonuçlanan ceza, idam cezası, ölüm cezası. şeklindedir.Şimdi idam cezaları daha çok siyasi ihtilafları bastırmak, adam öldürmek , tecavüz, vatana ihanet vb. şeklinde uygulanmaktadır.

İdam cezası kimine göre doğru bir ceza olup kimine göre ise insanlık suçu olmuştur. İnsanlık suçu olmasını destekleyenler ise daha çok idam kişileri caydırmayıp onlar için en kolay yol olduğunu savunmuş olup müebbet hapis ile idamın aynı olduğunu savunan birçok görüşe sahiptirler. İdamı destekleyenler ise kişiyi suç işlemeden caydırdığını ve cinayet gibi bazı suçlarda hakedilen cezanın verildiğini iddia etmişlerdir.

DNA kanıtları idam davalarının çok azında mevcut olmasına rağmen, Amerika'da 1992 yılından bu yana, senede birden fazla kişinin beraat etmesine sebep olmuştur. Birleşik Krallık'ta yakın zamanda yeniden gözden geçirilen davalar, 1950 ve 1953 yıllarında idam edilenler arasında, bir kişinin af edilmesi ve üç kişinin de beraati ile sonuçlanmıştır.

Ülkelere Göre İdamın Uygulanma Şekilleri

- Asmak
- Kurşuna dizerek öldürmek
- Elektrikli sandalyeye bağlayarak öldürmek
- Gyotinle öldürmek
- Boğazlayarak infaz
- Çarmıha germek
- Yakarak infaz etmek
- Zehirli iğne ile öldürmek
- Bir hayvan tarafından öldürülürdü
- Kılıçla infaz
- Recm

- Top namlusunun ucuna bağlayarak idam etme

İdamı Destekleyenler

Burada esas olan suçluları veya suç işlemeye niyetleri olanları caydırmak değil insanların vicdanındaki adaleti ve adalete olan güveni sağlamaktır.

İleride cinayet işlenmesine karşı caydırıcıdır.

Suçlu cinayet işlediğinde, kendi yaşama hakkını kaybetmiştir, ve bu nedenle hayatını yaşamaya layık değildir.

Suçlunun yaşamasına izin verilmediği takdirde, mağdur aile adaletin yerine geldiğine inanır.

İdamı Desteklemeyenler

Evrensel İnsan Hakları Beyannamesinin 5.maddesi olan "Hiç kimseye işkence yapılamaz ya da zalimce, insanlık dışı veya aşağılayıcı muammele uygulanamaz" ihlal ediyor olması.

İdam gerçekleştikten sonra ölen kişinin masumluğuna dayanan kanıtların ortaya çıkması

Suçluları suç işlemekten caydırmıyor. Örneğin, idam cezasını destekleyen ABD idam cezasına karşıt Avrupa ülkelerine göre daha yüksek bir suç oranına sahiptir.

Bazı kişiler infazlarına dakikalar kala ortaya çıkan yeni deliller sebebiyle affedilmiş, beraat etmiş veya yeni dava açmalarına izin verilmiştir. Amerika'da idam cezasının 1976 yılında yeniden yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık 100 kişi idamdan kurtulmuştur.

Şiddetle yanıt verilince, idam cezasının kaldırılmasını destekleyen bazı kişiler toplumun daha şiddetli bir hale geleceğine inaniyorlar çünkü idam cezası devlet tarafından uygulanan bir şiddet haline geliyor.

Suç işlemiş insanların doğru yolu bulup toplumun yeniden bir parçası olmalarını engelliyor.

İdam mahkumları duygusal nedenlerle ölmek istemiyorlar bu da insan haklarını ihlal ediyor.

Bir yerlerde birilerinin idam edildiğini bilmek toplum için bir vicdan azabı olabiliyor.

İdamın durumu bu şekildi Türkiye için ise bilmiyorum onu siz bilirsiniz ama Türkiye'deki idamı da şöyle bir ele alıp özet geçelim.

Türkiye'de İdam

Türkiye'de idam ilk önce 2001'de savaş tehdidi ve terör suçları halleri dışındaki suçlar için kaldırıldı. 3 Ağustos 2002 de Savaş ve çok yakın savaş tehdidi hâllerinde işlenmiş suçlar hariç’’ şartı ile kaldırıldı.. 2004'te ise tüm suçlar için kaldırılmıştır. 5218 sayılı kanunla tamamen kaldırılmıştır.

1990'lı yıllarda birçok idam kararı verilmiştir ancak infaz edilememiştir. Bunlardan en önemlisi Abdullah Öcalan'ın 29 Haziran 1999'da idam cezasına çarptırılmasıdır.

Cezası 25 Kasım 1999'da Yargıtay tarafından onandıysa da idam cezasının AB uyum yasaları ile kaldırılmasından dolayı cezası ağırlaştırılmış müebbet hapse çevrilmiştir.

Türkiye’de 1920'de Meclisin kuruluşundan, 1984'te idam cezalarının fiilen kaldırılmasına kadar geçen 64 yıllık dönemde, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanan ve infazı gerçekleştirilen idam cezası kararı sayısı 712'dir. Bunlardan 15'i kadın hükümlüdür. Ancak bu rakama İstiklal Mahkemeleri'nin, Meclis’i devre dışı bırakarak aldığı idam kararları dahil değildir. Meclise gelmeden İstiklal Mahkemeleri tarafından verilen 1500 - 2000 civarında idam kararı bulunduğu tahmin edilmektedir.

Prosedüre göre mahkemeler tarafından verilen idam kararları Yargıtay’da onaylandıktan sonra Meclis’e gönderiliyordu. Meclis’in de idam kararını onaylaması halinde idam cezaları infaz ediliyordu. İnfaz kurallarına göre ölüm cezası hükümlünün mensup olduğu din ve mezhebin hususi günlerinde yerine getirilmiyor, hamile kadınlar doğum yapana kadar, akıl hastalığı tespit edilenler akli dengesi düzelene kadar idam edilmiyordu. 18 yaşından küçükler ve 65 yaşından büyükler hakkındaki idam cezası infaz edilmiyordu.

Cumhuriyet döneminden önce de zaten bilindiği üzere idam vardı. Kelle uçurma ve asma gibi benzere şeyler kullanılırdı.

Cumhuriyet döneminde idamdan ölen kişilerin isimleri şunlardır:

- Şeyh Said (1925)
- Ziya Hurşit (1926)
- Seyit Rıza (1937)
- Adnan Menderes (1961)
- Fatim Rüştü Zorlu (1961)
- Hasan Polatkan (1961)
- Deniz Gezmiş  (1972)
- Yusuf Aslan (1972)
- Hüseyin İnan (1972)

Asıl en büyük kıyımın başladığı tarih 12 Eylül 1980 darbesi olur ve suçlu - suçsuz onlarca, yüzlerce, binlerce kişi idam ve işkenceler de öldürülür.

Şimdi siz karar verin idam edilenlerden çoğu idam edildikten sonra yıllar sonra suçsuzluğu ortaya çıkıyor ve böyle bir durum var. Bizde idam genellikle siyasi suçlar için kullanılmış desek daha iyi olur ama idam konusu gerçekten karışık ben size bu kadar anlattım. Ben bir tarihi görüşlerimi paylaştım ama objektif olmam gerektiğinden idam cezası hakkındaki fikirlerim bende kalsın ama idam etmek ne kadar doğru onu da bilemem!

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim