• BIST 90.182
  • Altın 147,082
  • Dolar 3,6478
  • Euro 3,9515
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 7 °C

"İddianamenin Şubat Başında Tanzim Edileceğini Düşünüyoruz"

"İddianamenin Şubat Başında Tanzim Edileceğini Düşünüyoruz"
Manisa Barosu Başkanı Av. Balkız: "İddianamenin Şubat başında tanzim edileceğini düşünüyoruz" dedi. (Şirket yöneticilerinin bilirkişiler hakkındaki suç duyurusunda bulunduğu iddiası)

Şu anda şirket yöneticilerinin vermiş olduğu dilekçenin hiçbir hukuki değeri yoktur. Bu tamamen dikkatleri başka bir yöne çekmenin vasıtası veya amacı olarak değerlendirebiliriz"

Manisa Barosu Başkanı Av. Zeynel Balkız, 13 Mayıs'ta meydana gelen ve 301 kişinin ölümüyle sonuçlanan maden faciasına ilişkin iddianamenin şubat başında tanzim edileceğini düşündüklerini söyledi.

Balkız, gazetecilere yaptığı açıklamada, mahkeme tarafından eksiklerin giderilmesi amacıyla reddedilen iddianamenin bu ay sonu tamamlanarak mahkemeye sunulabileceğini belirtti.

İddianamedeki eksiklerin giderilmesi noktasında son aşamaya gelindiğini öğrendiğini kaydeden Balkız, "İddianamenin şubat başında tanzim edileceğini düşünüyoruz. Bir kaç eksiği vardı, şehit yakınlarının iddianamede tam gösterilmemiş olması, bir kısım yaralıların kesin kati raporlarının alınmamış olması gibi eksiklikler. Şu anda yaralılardan bir kısmı Soma'yı terk ettiği için bulunup adli hekime gönderilmesi ve kati raporlarının alınmasıyla ilgili bir süreç yaşanıyor. Geçen hafta bu mevzuyu savcılarımızla görüştük. Bu haftada böyle bir haberi bekliyoruz" diye konuştu.

- Bilirkişiler hakkındaki suç duyurusu

Balkız, gazetecilerin bilirkişiler hakkındaki suç duyurusunda bulunulduğuna dair haberleri sorması üzerine de  şöyle konuştu:

"Şu anda şirket yöneticilerinin vermiş olduğu dilekçenin hiçbir hukuki değeri yoktur. Bu tamamen dikkatleri başka bir yöne çekmenin vasıtası veya amacı olarak değerlendirebiliriz. Bu biraz şapkadan tavşan çıkartmaya benziyor. Tamamen yürütülen bir ceza soruşturmasının sabotajına yönelik, dikkatleri başka yöne çekmeye yönelik bir atak olarak görüyorum. Şirketin bu dilekçesi verildiğinde, biz bunun üzerinde dahi durmadık. Şirketin gazetelere yansıyan beyanlarında bilirkişiler güya gerçeğe muhalif bir takım beyanlarda bulunarak mahkemeyi, Cumhuriyet Savcılığını yanıltmışlar, bu kişiler de tutuklanmışlar ve bu anlamda madeni işletememekten, içeriye girmekten, tutuklu kalmaktan zararlarını tanzim ettirme gayretine düşmüşler."

Hakim ve savcıların sadece bilirkişi raporuna dayanarak davayı yönetmediğine işaret eden Av. Balkız, "Çünkü bilirkişi raporları ve bilirkişiye başvurma sadece ve sadece takdiri delillerdendir, kesin delil değildir" dedi.

Tutuklu bulunan kişilerin bilirkişinin tanzim ettiği rapordan dolayı olmadığını söyleyen Av. Balkız, şunları kaydetti:

"Eğer bu kişiler tutuklu olarak bulunuyorsa sadece bu 4 bilirkişinin tanzim ettiği rapordan dolayı değil. Biz mahkeme heyetiyle Cumhuriyet Başsavcısı, Jandarma, güvenlik birimleri ve bilirkişilerle beraber o madene girdik. O madende hiçbir iş güvenliği tedbirinin alınmadığını heyet bizzat gördü. Bunu bilirkişiler elbette yazacaklar. Burada 20 ayrı kusurdan dolayı hem şirketin birinci derece sorumlu yöneticileri asli kusurlu görünüyor, hem Maden İşleri Genel Müdürlüğü Türkiye Kömür İşletmelerinin yöneticileri asli kusurlu görünüyor. Mevcut delillere göre önlem alınmadığı apaçık ortadayken bir de üste çıkarak kendisini aklamaya çalışmak insafla bağdaşmaz, adaletle hiç bağdaşmaz. Bu bakımdan zaten mahkeme ve Cumhuriyet Savcılığı bu dilekçeyi dikkate almamış ve reddetmiştir."

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim