• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara -4 °C

İleriye Göründüğü Halde Geriye Giden Yollar Vardır!

İleriye Göründüğü Halde Geriye Giden Yollar Vardır!
Antalya Barosu Başkanı Av. Alper Tunga Bacanlı, BAROTÜRK Dergi için yazdı.

BAROTÜRK Dergi

Av. Alper Tunga Bacanlı / Antalya Barosu Başkanı

Çok değil; bundan birkaç ay önce, kamuoyunda “Yargı Paketi” olarak bilinen ve “Hakimler ve Savcılar Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmişti. Buna göre;  

Genel olarak Yargıtay’a, Danıştay’a, Yargıçlara, Savcılara ve Noterlere ilişkin düzenlemeler yapılmıştır!

Yargıtay’ın ve Danıştay’ın yapısı değiştirilmiştir!

Yargıç ve Savcılara disiplin affı getirilmiştir!

Yargıç ve Savcılara aylık ek tazminat ödenmesi kararlaştırılmıştır (aylık yaklaşık 1.150.-TL.)!

Adli yıl açılış töreni kaldırılmıştır!

“Makul şüpheli” olarak görülenler aranabilecektir!

El koyulacak malvarlıklarının kapsamı genişletilmiştir!

Malvarlıklarına daha kolay el koyulabilecektir!

Avukatların dosya inceleme yetkisi kısıtlanabilecektir/kısıtlanacaktır!

Bizler bu düzenlemeleri tartışıp değerlendirirken bugünlerde kamuoyunda “İç Güvenlik Paketi” olarak bilinen ve “PVSK ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı” bilindiği gibi TBMM İçişleri Komisyonu’nda kabul edilmiş ve Genel Kurul’da görüşülmektedir. Buna göre;

Polisin arama yetkileri arttırılacaktır!

Karakollar evlere taşınacaktır!

Yargıç kararı olmadan 48 saat boyunca dinleme yapılabilecektir!

Toplumsal eylemlerde havai fişek ve sapan kullananlara 4 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir!

Atkı, poşu, gaz maskesi takarak yüzünü örtenlere 3 yıla kadar hapis cezası verilebilecektir!

Polise aynı zamanda savcılık yetkisi verilecektir!

Devler malına verilen zararın tazminatı yurttaşların sırtına yüklenecektir!

Araç kiralayanlar fişlenecektir!

Bir başka anlatımla ve özetle;

Polis, yargıç ve savcı kararı olmadan kişinin üstünü, eşyasını ve aracını arayabilecek,

Polisin silah kullanma yetkisi artacak,

Polis, savcı kararı olmadan kişiyi gözaltına alabilecek ve 48 saat gözaltında tutabilecek,

Valiler, toplumsal olaylarda, belediye ve diğer kuruluşların araç ve gereçlerine el koyabilecek, kurum personeline polis zoruyla görev verebilecek ve savcı yetkilerini kullanabilecek,

Telefon dinleme yetkisi, yargı denetimi olmadan, genişleyecek,

Toplantı ve gösteri yürüyüşlerine ilişkin suç kapsamı genişleyecek ve cezalar artacak,

Herkes, biyometrik veri olarak adlandırılan parmak izi, damar izi ve el ayası vermek zorunda kalacaktır. 

Yasalaştırılmak için türlü çeşitli yollar, yöntemler denenen bu paketin sistematiğini görmek durumundayız:

1-Yargıya ait olan yetkiler valilere ve polislere devredilmek istenmektedir!

2-Siyasal iktidara bağlı kılınmaya çalışılan polisin yetkileri genişletilmektedir!

3-Temel hak ve özgürlüklerin alanı daraldığı gibi, başta işkence ve gözaltında kayıplar olmak üzere insan hakları ihlallerine kılıf bulunmaya çalışılmaktadır!

Getirilmeye çalışılan bu düzenlemeler, bizim de ayrılmaz bir parçası olduğumuz Avrupa sistematiğine aykırıdır!

Kısaca ve özetle;

A.İ.H.M.’nin toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı ihlaliyle ilgili verdiği 45 ihlal kararı önümüzde!

Daha önceden bir bildirim yapılmasa, hatta yürüyüş valiliğin gösterdiği güzergah dışında yapılsa dahi, barışçıl bir gösteriye müdahale edilemez! Edilirse hakkın özü ortadan kalkar!

Orantısız güç kullanan polisin, 2007’den bu yana 183 kişinin ölümüne sebep olması görmezden gelindiği gibi yetkileri daha da arttırılmaktadır!

Polise, savcıya haber bile vermeden 48 saat gözaltı yetkisi verilmesinin, keyfi uygulamalara ve yeni ihlallere neden olacağı tartışmasızdır! 1960’lı ve 70’li yıllarda polisler arasında kullanılan “Ölene tabut, kaçana zabıt.” Tabiri dün gibi aklımızdadır!

Suçun aydınlatılması ve suç faillerinin yakalanması yetkisi ve görevi gibi savcılara ait olan yetkiler, valiliğe ve kolluğa devredilmekte, dolayısıyla kuvvetler ayrılığı ilkesine açıkça aykırı hareket edilmektedir!

HUKUKA VE İNSAN HAKLARINA AYKIRI OLAN BU DÜZENLEMELERİN NEDENİ NE OLABİLİR?!

Geçen süreçte, ne yazık ki, genel olarak yasamanın, yargının (savunma hariç), medyanın ve üniversitelerin, saldırganlaşan ve gericileşen siyasal iktidara teslim olduğuna tanık olduk.

Cumhuriyetimizin kurucularına “iki ayyaş” dendiğini; Avukatların ofislerinden ve adliyeden yaka paça gözaltına alındıklarını; Gezi direnişinde katledilen, kırılan fidanlarımızın katillerinin korunup kollandığı; yolsuzluk ve rüşvet batağının derinliğini; halka yalan söylemenin neredeyse sıradanlaştığını; HSYK, MİT ve internete sansür yasalarıyla, dünün dostu, bugünün düşmanı olan “El Muhaberat” devletinin istendiğini; adrese teslim mahkemeler kurulup yargıçlar atandığını; tarihin karanlıklarından gelen vahşi katil sürülerine “terörist” bile denmediğini; “adaletin tutulduğunu”; sözün özü “her yerde polisin olup hiçbir yerde adaletin olmadığını” gördük! 

Demokrasi seçim sandığına indirgenemez!

Ulusal iradenin tek ölçütü seçimler olamaz, çoğunluk iradesinin de sınırları vardır!

Hiçbir siyasal iktidar, “HSYK seçimlerinde istediğimiz sonuç çıkmazsa seçimi gayrimeşru sayarız” diyemez!

Gazetecilere “Bunların ani, acil operasyonlara ihtiyacı var” denemez!

Eğer bu paket yasalaşırsa bunu “akıl tutulması, vicdan kararması değil; polis devletine gidişin adımlarından biri” olarak görmeliyiz!

TARİHSEL BİR ÖZET VE VURGU!

1-“Güvenlikçi yasalar çıkmaya başlayınca hukuk iklimi değişir.” Toplumsal direnç artarken aynı ölçüde iktidar baskısı da artış gösterir.

2-“Üretilmiş Onay: Devletin, sivil toplumu ahtapot gibi sarması; ideolojik aygıtlarla sosyolojik yapıyı ve dili değiştirip, kendi istediği politikalara uygun irade

oluşturması…”

3-Özgürlük ve Güvenlik Dengesi” kavramı 1980’li yıllarda terk edilmiştir. Günümüz dünyasında geçerli olan kavram “Özgürlük Temelli Katılımcı Demokrasi”dir.

SON SÖZ VE HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜYLE İNSAN HAKLARINA OLAN İNANÇ!

“Yıllar sonra hatırlayıp utanacak çocuklarımız

Cesaret sayıldığını doğruluk denen şeyin…”

Yevgeni Yevtuşenko

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim