• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 18 °C
  • Ankara 11 °C

"İnsanlığın Öldüğü An, Aylan Bebeğin Cansız Bedeninin Karaya Vurduğu An'dı"

"İnsanlığın Öldüğü An, Aylan Bebeğin Cansız Bedeninin Karaya Vurduğu An'dı"
Çanakkale Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, 20 Kasım 2015 Dünya Çocuk Hakları Günü için yazılı açıklamada bulundu.

Çanakkale Barosu Çocuk Hakları Komisyonu, açıklamasında; "çocuklarımız için daha yaşanılabilir bir gelecek bırakmak, toplumdaki herkesin en büyük görevi ve sorumluluğudur" dedi.

Baro ayrıca; "Çocukların, mülteci olduklarını, cinsel saldırı mağduru olduklarını, hakaret, tehdit, şiddete maruz kaldıklarını görmekteyiz." ifadesiyle çocuklara yönelik şidedete dikkat çekti.

Baro'dan yapılan açıklamanın tamamı şöyle:

Çocuk Hakları Sözleşmesi’nin Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda oybirliği ile kabul edildiği gün, tüm dünya çocukları için Çocuk Hakları günü olarak kutlanmaktadır. Bütün dünyada kutlanan “Dünya Çocuk Hakları Günü”nün bütün çocuklar için güzelliklere vesile olmasını diliyoruz. 

Çocuklarımız anne babalarının olduğu kadar toplumun da gözbebeğidir. Bu nedenle;  çocuklarımız için daha yaşanılabilir bir gelecek bırakmak, toplumdaki herkesin en büyük görevi ve sorumluluğudur.

Gerek dünyada, gerek ise Türkiye`de çocukların içinde bulunduğu durum pek de iç açıcı değildir. İşkence ve kötü muameleyle karşı karşıya olan, savaşlar ve silahlı çatışmalarda ölen, cinsel istismar ve işkenceye maruz kalan, yasal veya yasa dışı göçmen olarak ülkelerinden uzaklaşarak mülteci olan, asker olarak kullanılan,  açlık ve yoksulluk içinde milyonlarca çocuk bulmaktadır. Çocuk hakları ihlalleri gün geçtikçe artmakta ve çocuklar her durumda mağdur olmaktadır.

Eylül ayının henüz başıydı, bir haber yürekleri burktu. Suriyeli 3 yaşında ki Aylan bebeğinde içinde bulunduğu bot batmış geriye Aylan Bebeğin kıyıya vurmuş cansız bedenini gösteren fotoğraf kareleri kalmıştı. Bu yaşananlar, basın mensuplarınca, İnsanlığın öldüğü an! İfadeleriyle, ağız birliğiyle servis edildi. Gerçekten insanlığın öldüğü an, Aylan bebeğin  cansız bedeninin karaya vurduğu an idi.

Aylan bebek bir simgedir. Aylan bebek, birilerinin para kazanması ve ülkelerine özgürlük geleceği vaadi ile yürütülen savaşta özgürlüğün gitmesi gereken ülkesinden, mülteci olarak ayrılmak zorunda kalıp, daha çocukluğunu yaşamadan göç yolunda melek olan çocukların simgesi. Çanakkale Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak, Aylan bebeklerin ölmedikleri, mülteci çocuk sorunun artık yaşanmadığı ve yaşanmayacağı bir dünyada yaşamaya devam etmeyi ümit ediyoruz.

Geçen yıldan bu yana geçen bir yılda yaşananlara baktığımızda çocukların yaşadığı sorunların dağ gibi katlanarak arttığını görmekteyiz. Çocukların, yine mülteci olduklarını, cinsel saldırı mağduru olduklarını, hakaret, tehdit, şiddete maruz kaldıklarını görmekteyiz. Her ne kadar bir yılın kısa karnesi bu olsa da, 2016 yılında çocuklarımızı koruyabildiğimiz bir dünya görmek ümidimizi kaybetmemeliyiz.

Çocuklarımızı suçtan koruyamadığımız gibi onları suça iten nedenleri tespit etmek ve ortadan kaldırmak yerine suça sürüklendikleri için yargılamaktayız.  Bunun yanı sıra hukuksal yargılama ve devamındaki süreçte de bir takım uygulamalar ile çocukların hak ve menfaatlerinin ihlal edildiği bir gerçektir.

Soruşturma ya da kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun “işlediği suçun hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme ve davranışlarını yönlendirebilme yeteneğinin” tespiti açısından Mahkemeler tarafından aldırılan sosyal inceleme raporlarının daha nitelikli hale getirilmesi gerektiği kanaatindeyiz. Yine Ceza Muhakemesi Kanunun yaşı küçük mağdurun ifadesinin kayda alınması hükmü karşısında teknik yetersizlik gerekçesi ile bunun yerine getirilememesinin zaten mağdur olan çocuğun yaşadığı örselenmeyi arttırdığını düşünüyoruz.

Çocuk yargılamalarının gizli yapılması ilkesi bazı mahkemeler tarafından göz ardı edilerek, çocukların özel hayatlarına saygı ve gizlilik ilkeleri ihlal edilebilmektedir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları sonucu uygulanan; 3 yıllık denetim süresi boyunca çocukların topluma yeniden kazandırılmaları için herhangi bir önlem alınmadığından tekrar suça karıştıkları görülmektedir. Çocuk eğitim evleri yalnızca hükümlü çocuklar için öngörüldüğünden tutuklu ve hükmen tutuklu çocuklar cezaevlerinde kalmaktadır. Bu durum çocuk haklarına aykırı olup; özgürlüğünden yoksun tüm çocukların Çocuk eğitim evlerinde tutulmaları gerekmektedir. Adliyelerde avukat-çocuk görüşme odalarının bulunmaması hala, önemli bir sorundur ve bu durum gerek Baro CMK servisi tarafından atanan müdafiler gerekse seçilmiş müdafiiler açısından sıkıntı yaratmakta, savunma hakkını kısıtlamaktadır. 

Ayrıca, Çanakkale özelinde, Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan hükümlere işlerlik kazandırmak maksadıyla, çocukların yetişkinlerin yargılandığı genel ceza mahkemelerinde yargılanması uygulamasına da derhal son verilerek ilimizde çocuk ceza mahkemelerinin kuruluşunun da ivedilikle tamamlanması gerektiği açıktır.

Çanakkale Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak, çocuk haklarının gelişimi sürecinde ve ilgili her konuda çalışmalarımızı sürdürerek katkıda bulunmaya devam edeceğimizi, çocuklarımızın her türlü kötülük ve sömürüden, baskı ve istismardan, ayrımcılıktan uzak, uygun sağlık ve eğitim koşullarında gelişimlerini sürdürebilmeleri için her tür çabayı göstereceğimizi beyan ederiz.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim